| Konya | Ankara |
| Aksaray | Kayseri |
| Karaman | Antalya |
| Niğde | Kırşehir |
| Afyon | Isparta |
Sevgili Babama,
Küçük yaşıma ve tecrübesizliğime rağmen senin çevremde gördüğüm diğer babalardan farklı olduğunu düşünürdüm. Bunu düşündürten ise başka babalarla seni kendi yaşadıklarıma göre kıyaslamamdı. Ve de senin bana karşı davranışlarını hayretle izleyen bakışlar ya da tepkilerdi.
18.06.2008 09:46:36
Bizim oralarda kız çocuklarının babalarıyla iletişimi yok denecek kadar azdı. Hele de benim ve üzeri yaş grubunda birçok kız çocuğu belki de babasına bir kez bile doya doya sarılıp içten bir “babacığım” diyememiştir.
Ben ve ablalarım bu konuda şanslı olanlardanız. Ne zaman istesek sen bize, biz sana birbirimiz için ne kadar önemli olduğumuzu hissettirdik. Sağolasın.
Küçük yaşlardan beri hep senin sevgin ve desteğin yol gösterdi bana. Tüm yollar kapalı gibi göründüğünde inanmanın bizi yeni ve iyi bir yola çıkaracağını sen öğrettin, öğrenemediğim bölme işlemini bana tekrar tekrar anlatırken sabırlı olmanın nasıl bir şey olduğunu gördüm. Gördüğümüz güzellikler karşısında şükretmeyi, sıkıntılar karşısında güçlü olmayı, iyi dostlara sahip olmanın, insanın başına iyi şeyler getireceğini yine senden öğrendim. Öğreneceğim birçok şey varken küçük yaşlarda sizden ayrılıp özlemenin nasıl bir şey olduğunu tecrübe ettim.
Öğretmen okulunun olduğu şehre yaklaştığımızda, evdekilerde son kalan bağım sendin ve ayrılık düşüncesi boğazıma tek tek lokmaları dizdiğinde, gurbetin ne kötü bir şey olduğunu hissettim.
Kocaman okulda bir başıma kalıp, akşam senin gelmeni beklerken bana haber vermeden gitmenin dayanılmaz ağırlığında, taşıyamayacağımız yüklerle baş edebilmeyi öğrendim.
Evin en küçüğü olmam nedeniyle, beni senin torunun sandıklarında bunu sana hakaret gibi algılar içten içe nefret ederdim böyle düşünenlerden. Onlara gider “ o benim babam” derdim. Bunu her zaman gururla söyledim ve hep söyleyeceğim.
Ne kadar sıkıntılı olursan ol, bunun acısını hiç benden çıkarmadın, bir kez bile başkaları yüzünden gelip bana ya da başkalarına kızdığını görmedim. Görmek istemediğim yönün olmadı hiç. Hiçbir zaman daha farklı bir baba hayali kurmadım. Bunu bana düşündürtmediğin için sonsuz teşekkürler.
Kendime kızdığım konu ne biliyor musun? Yatılı okuldayken size yazdığım mektuplarda “siz ne biçim anne–babasınız gelin beni alın buradan” diye yazardım her mektubun sonuna. Sonu gelmez sandığımız buz gibi gecelerde çareyi eve gitmekte bulurdum. İyi ki de beni ciddiye almamışsın. Bir de harçlığım bittiğinde, harçlık gönderdiğin tek çocuk benmişim gibi davranırdım bazen, bunlar aklıma geldikçe sana haksızlık ettiğimi düşünür üzülürüm.
Bitmek tükenmek bilmeyen tren yolculuklarında, kendi rahatını düşünmeden başımı dizine koyup koltuğa uzanıp uyumamı isterdin. Ben uzun soluklu uyurken, sen kısa süreli yerinden bile hareket etmezdin ben rahatsız olmayayım diye.
Senin varlığın hiçbir zamanda ve mekânda beni rahatsız etmedi. Kalabalıklarda senin yanında olmak, “ben bu babanın kızıyım” demek beni hep mutlu etti.
Mutluluğu hak eden herkes gibi senin de her zaman mutlu ve huzurlu olmanı istiyorum. Annemle birlikte uzun yıllar boyunca…
Tüm babaların geçmiş babalar günü kutlu olsun.
Sizde bu yazıya yorum ekleyebilirsiniz!
Şu an sitemizde 4 aktif ziyaretçi bulunmaktadır. [+] Ayrıntılı istatistikler için tıklayın.