| Konya | Ankara |
| Aksaray | Kayseri |
| Karaman | Antalya |
| Niğde | Kırşehir |
| Afyon | Isparta |
Demokrasi, halk idaresi ve halk iradesidir. Halk kendini idare edecekleri hiçbir tesir altında kalmadan kendi iradesi ile seçmesidir. Ama dünyanın hiçbir yerinde tam demokrasi yoktur. Mutlaka demokrasi liderlerin yönlendirmesi ile aslını kaybediyor. Bunun dışında çeşitli ayak oyunları demokrasiyi sulandırmaktadır. 18.06.2008 09:49:02
Bugün dünyada oynanan demokrasi oyunu hile ve liderlere bağlılık kuralıdır. Bundan dolayı liderler kendisin destekleyenleri korurlar, dolayısıyla onlarda lideri korurlar. Buda ayrı bir demokrasi kuralıdır. Bu sistem gelişmemiş ve az gelişmiş ülkelerde ağza-yüze bulaştırılır.
Bazı düşünürler hile ve kandırmacıdan dolayı, demokrasiyi Bizans oyunu olarak değerlendirirler, demokrasinin daima kuvvetliden yana olduğunu savunurlar.
Şu bir gerçektir ki gelişmekte olan ve geri kalmış ülkelerde demokrasi doğrudan doğruya liderlerle ilgilidir. İster iktidar ister muhalefet olsun, liderlerin dediği olur, hem de itirazsız yani lider kimi isterse onu seçtirir, kendisine karşı koyacak geniş düşünceli kimseleri seçmez, bu bakımdan geri kalmış ülkelerin meclislerinde fikir üretilmez, kararda çoğunluk hakimdir. Bu da liderin inisiyatifi ile olur, lider ne derse o olur. Lider derse; kavakta kabak biter mi? Aman efendim siz dediniz de olmaz mı? diye cevap verirler, ama gerçek demokrasi olsa yani ön seçimle halkın iradesiyle seçilseler, hemen bu sözün karşılığını verirler, aman efendim olur mu bu? Kabak toprakta biter, kavakta bitmez derler, maalesef seçilenler bu itirazı yapmazlar, yaparlarsa ihraç edilirler. İşte geri kalmış ülkelerde demokrasi örneği budur. Bu bakımdan bu ülkelerde geniş kalkınma hamleleri görülmez, liderin kapasitesine göre yönlenir bütün liderlerin birer danışma kurulu vardır. Ama hemen hemen hiçbiri bu kurula danışmaz. Kendi bildiğini kendisi uygular, danışma meclisleri yapılır, önce liderler konuşur sonda ona yakınlar konuşur, hep tokmak davulun aynı noktasına vurur. Bu sistem dinleyeni aşırı derecede rahatsız eder, bundan dolayı yani fikir ve görüşler ortaya çıkmaz, üretime ve hizmete katkı olmaz. Toplantı sonunda dilek ve temennilerde de söz alanlara “aman kısa olsun” ikazında bulunulur zaten bu zaman zarfında salon boşalmış olur. İleri gelenler salonu terk etmiş olurlar.
Yine geri kalmış ülkelerde ve bizde ön seçim boşuna yapılan bir çabadır. ön seçimden gaye halkın o bölgede kendine uygun olanı tespit etmesidir. Bu konuya yine liderler hükmederler, halkın oyuna, kaybedilen zamanına hiç acımazlar kurallara uymayan kişileri üzerlerine bir çizgi çekiverirler. Bu yaşanan demokrasidir. Kitaplardaki demokrasi tarifine bu uygulamalar hiç uymaz. Bu konuda A. Fuat BAŞGİL birçok eser yazmıştır. Bir yazıda demokrasiyi şöyle tarif eder” Vatandaşın irade kuvvetine ve karakter terbiyesine dayanır, buna güvenir.
Bu tarifle uygulanan demokrasi tamamen birbirine zıttır. Yani uygulanan demokrasi lideri irade kuvvetine, karakterine tabidir.
Prof. Kafesoğlu;
“Üstün bir demokrasinin huzur verici, adalet ve eşitliği savunan olmalıdır. Ama halk ve irade bunu kabul etmelidir” de
Yusuf Ziya ORTAÇ ise sokağın politikaya girmesidir. Bizde ise kibar politikaların bir tek nasibi olur o da avucunu yalamaktır. Bir sonraki seçimlerde yok olmaktır.
Demokrasi de seçmen de hakkını aramalı liderler sultasını kurmalıdır. Bu da seçmenin şuurlu olmasına bağlıdır. Çoğu zaman ön seçimin sonuçları halka duyurulmaz. Biz uygun gördük öyle oldu, sonucuyla sonuçlanır, yani halktan hem korkarlar hem de hiçe sayarlar. Liderlerden teşkilat başkanlarından başlar genel başkana kadar gider öncelikle il ve ilçe başkanlarını aşmak mümkün değildir. Bütün tezgahlarda bu oyun kendini gösterir. Demokrasi, parti ve seçim ayağına göre işler. Demokratik ülkede hukuk tarafsız uygulanır. Hukuk herkese aynı uzaklıkta ve yakınlıktadır. Bir ülkede hukuk düzeni tarafsız ise o ülke de huzur var demektir. Hele hele hukukun siyasallaşması o ülke için büyük çöküntüdür. Bu durumda hakimler kurallarına göre değil de kendi siyasi düşüncelerine göre hareket ederler. İşte o zaman hukuk terazisi doğru tartmıyor demektir. Bu kefelerden birinin eğilmesi adaletin bozulduğunu gösterir, anarşi, terör kendiliğinden yükselir. Çünkü millet adaletine inanmaz, davayı kazanmak için adamlar arar işte o zaman kimsesizler garipler perişan olurlar. Hukuk kurallar kaideler zinciridir. Zinciri koparmamak için ilgililerin büyük çabasına ihtiyaç vardır. Son yaşadığımız örnek bu aziz milleti rencide etmiştir. Zira bu millet adına karar verir.
TBMM üniversitelerdeki başörtüsünü serbest bıraktı, bunlar seçimle gelmiş, millet adına iş yapan Millet Vekiller di? Laf açılanca %99’umuz Müslüman diye nüfus cüzdanına göre konuşuruz, ama cüzdanında T.C İslam yazanların bazıları bunu söz ve eylemleri ile kabul etmiyorlar. Cüzdanlarını da değiştirmiyorlar da. İşte gariplik burada İslam a inanıyorsak, o örtünmeyi şart koşmuştur. Neyi inkar ediyoruz?Avrupa ‘ya benzemeyi mi istiyoruz? Onlar ellerinden gelse bizleri haritadan silecekler bizi kabul etmiyorlar. Biz hala onlarla birlikte olmak istiyoruz. Bu kararı CHP Anayasa Mahkemesine taşıdı o da iptal ediverdi. İşte CHP’nin halkçılığı budur. İşte hukukun yalınlığı bu…
Ayrıca basında demokratik yapıyı yönlendirir liderler ve idarecilere etki eder,. Hatta siyasete karışması istenmeyen ordunun ileri gelenleri de beyanat vermeye zorlar ABD ve Avrupa ‘da hiç askerin beyanat verdiğini duydunuz mu?
Ama maalesef bizde bütün ihtilallerde ordu vardır. Millet olarak ordumuza sonsuz saygımız vardır. O bizim bir parçamızdır. Onu her zaman vatan müdafaasında görmek isteriz. İster istemez siyasete bulaşması, yönetim zafiyetine bağlıdır. Ona düşman olmak vatana, bayrağına düşman olmak demektir. Demokrasiyi tam kavrama çalışan ülkelerde her kurum kendi görevini yapar ve ondan sorumludur. Ama demokratik geçinen gelişmemiş ülkelerde herkes birbirinin görevin karışır.
Son zamanlarda bir de ılımlı İslam lafı çıkarıldı. Bu İslam’ı bilmeyen ve anlamayanların cahillerin ürünüdür. İslam İslam’dır. Bunun ılımlısı, sıcağı, soğuğu yoktur.
Bir yönü ile de demokrasi bilgi işidir, halkı sevme yöntemidir. Avrupa ve ABD de hiç din tartışılıyor mu? Herkes herkesin işine karışıyor mu? Ordu siyasete karışıyor mu? HAYIR- HAYIR- HAYIR
Ama bizde bunlar oluyor demek ki bizde demokrasi daha oturmamıştır.
Bu yazı için kayıtlı yorum bulunmamaktadır.
AHMET YURDAKUL - yazara ait bütün köşe yazılarını için TIKLAYIN.
Şu an sitemizde 21 aktif ziyaretçi bulunmaktadır. [+] Ayrıntılı istatistikler için tıklayın.