| Konya | Ankara |
| Aksaray | Kayseri |
| Karaman | Antalya |
| Niğde | Kırşehir |
| Afyon | Isparta |
Bütün Türkiye genelinde ilk ve orta dereceli okullarda okuyan yaklaşık on beş milyon öğrenci 2007-2008 eğitim ve öğretim yılını tamamlayarak ve çalışmalarının ürünü olan karnelerini de alarak üç aylık bir yaz tatiline daha girmiş oldular.20.06.2008 00:30:03
Çocuklarını bu üç ay gibi uzun sürede başıboÅŸ bırakan ailelerin olduÄŸu gibi bu tatil dönemini en güzel, en yararlı ve en iyi ÅŸekilde deÄŸerlendiren ÅŸuurlu ailelerde vardır elbette.
Bir çocuk ve ilköÄŸretim okullarında okuyan her öÄŸrenci için uzun yaz tatilleri en önemli ve en büyük bir fırsattır. YaÅŸları ve seviyeleri itibariyle o yaÅŸtaki çocuklar bu fırsatı gereÄŸi gibi deÄŸerlendiremezler. Burada iÅŸ ve vazife yine annelere ve babalara düÅŸmektedir.
Yedi ve 14 yaÅŸ arasındaki bir çocuk eÄŸer bu yaÅŸlarda hayatı boyu lüzumlu olan İslami bilgileri bu arada Kur’anı Kerim’in okumasını öÄŸrenmeyecek olursa hem dini bilgilerden, hem de kulluk vazifelerini yerine getirmekten uzak kalmış olur. Hem ilahi kitabımız Kur’anı Kerim, hem de bir Müslüman olarak helaller, haramlar ile ibadetler bu yaÅŸlarda ve böylesine tatil imkanları ele geçmiÅŸ olduÄŸu zamanlarda öÄŸrenilir.
Dini bilgileri ve Kur’anı Kerimi öÄŸrenmemek için ÅŸu zaman diliminde geçerli hiçbir mazeret olamaz. Åžehirlerin her tarafına yaz kurslarında, hatta mahalle camilerinde görevli imamlar tarafından verilen seviyelerine uygun dini bilgiler sayesinde çocuklarımız eksiklerini giderme ve yeni bilgiler öÄŸrenme imkanına sahip olabilirler. Yeter ki anne ve babalar ile onların yavruları bu yola baÅŸvurmuÅŸ olsunlar.
Hepimiz bilir ve kabul ederiz ki “AÄŸaç yaÅŸ iken eÄŸilir” ve her türlü İslami bilgiler ancak çocuk yaÅŸlarda kazanılır. Åžayet bir çocuk, bir genç ve bu yaÅŸlarında dini bilgiler ile Kur’anı Kerim’i okumasını öÄŸrenmeyecek yahutta ailecek iÅŸin üzerinde durulmayacak olunursa ondan sonraki yaÅŸlarda bu bilgileri öÄŸrenmek imkansızlaÅŸmaz amma velakin iÅŸ iyiden iyiye zorlaÅŸmış olur. Atalarımız: “Demir tavında döÄŸülür” ifadesiyle bir hakikati en açık ve en berrak bir ÅŸekilde dile getirmiÅŸlerdir.
Namaz surelerini öÄŸrenmek, namazın kılınış ÅŸeklini tatbiki olarak çocuklara tanıtmak, helaller ve haramlar üzerinde onları bilgilendirmek, bazı dini temel kavramlar hakkında malumat sahibi yapmak, evlerinde kendi hallerinde anne-babaların yapacağı iÅŸ deÄŸildir.
Genelde çocuklar İslami bilgiler ile namaz surelerini birbirlerinden duya duya ve tekrarlaya tekrarlaya daha da kolay bir ÅŸekilde öÄŸrenme imkanına sahip olabilirler. Bunun içinde her çocuk bir kursta veya bir camideki arkadaÅŸlarının arasına katılacaktır.
Bazıları kasıtlı olarak: “Çocukların dinlenmeye ihtiyacı var, yaz tatilinde onları İslami kurslara göndermek yanlıştır” gibi ipe-sapa gelmez ve ilimle baÄŸlantısı olmayan ancak dinimize karşı alerjisi olan bazı malum çevrelerin, belli odakların hezeyanıdır.
Esasında kazanılan her yeni bilgi insanı dinçleÅŸtirir ve hücrelerini yeniler. BoÅŸ gezmek, köpek-kedi taÅŸlamak, saatlerce, hatta günlerce top peÅŸinde koÅŸmak, huyunu-hünerini bilmediÄŸi kimselerle arkadaÅŸlık yapmak, maddi kazanç elde etmek için ağır iÅŸlerde çalışmak, gidip geldiÄŸi yerlerden habersiz olmak ve çocuklarını bir hüdai nabit, bir ot-çöp gibi kendi haline terk etmek her anne ve her baba için en büyük mesuliyettir.
Böylesine bir sorumluluktan kurtulmak ve kendi yavrularına bu fırsat ve bu imkanda dini bilgilerini öÄŸretmek için anneler ve babalar uyanık olmalıdır. Dini bilgiden mahrum olarak yetiÅŸen her çocuk yarın ilahi hesap gününde annesinin, babasının ve yakınlarının yakasına yapışacaktır. O halde uyanık olmak, bu fırsatı iyi deÄŸerlendirmek lazımdır.
Bu yazı için kayıtlı yorum bulunmamaktadır.
VEYİS ERSÖZ - yazara ait bütün köşe yazılarını için TIKLAYIN.
Şu an sitemizde 8 aktif ziyaretçi bulunmaktadır. [+] Ayrıntılı istatistikler için tıklayın.