| Konya | Ankara |
| Aksaray | Kayseri |
| Karaman | Antalya |
| Niğde | Kırşehir |
| Afyon | Isparta |
Kur’ân’da senâ edilen ve namazların her rekatında okunarak tekrar edilen ve övülen yedi âyet, Fâtiha Sûresi, kavram olarak Kur’ân’ın Hicr Sûresinin 87. âyetinde “Seb’ül-Mesânî” adıyla anılır. Besmele ile başlayan ve Kur’ân’ın açış sûresi olan mübarek Fâtiha Sûresi’nin isimlerinden olan “Seb’ül-Mesânî” çok okunan ve öğülen yedi âyet mânâlarına gelir. 20.06.2008 00:30:32
Fatiha Sûresi, vahyedilen Kur’ân’ın sanki özetlenmiş halidir. Kur’ân’ın çekirdeği özeti ve özüdür. Fâtiha Sûresi, Kur’ân’ın kökü ve tohumu gibidir. Kur’ân’ın münevver bir timsâlidir ki (1)her namazda okumamız emredilmiştir. Fatiha Suresi Rahman’ın rahmetinden gelen ve rahmete vesile olan çok kuvvetli bir sûre olması sebebiyle her duamızı onunla yaparız, her duamıza onunla başlar ve onunla bitiririz.
Cenâb-ı Hak, Peygamber Efendimiz’e (sav) ve onun ümmetine Fatiha Sûresini bir rahmet ve bir müjde eseri olarak indirmiş. Bunu Kur’ân’ında şöyle beyan buyurmuştur: “And olsun ki Biz sana Seb’ül-Mesânî’yi (okunması usandırmaz, övülmüş yedi âyetli Fatiha’yı) ve azametli Kur’ân’ı verdik.”(2) Bu âyetiyle Kur’ân, Fatiha Sûresinin yedi rahmet ayetiyle birlikte dillerden ve gönüllerden düşmeyeceğini haber vermiştir. Peygamber Efendimiz (sav) ve ümmetine Fatiha Sûresi verilmekle büyük bir lütuf ve kerem edilmiştir.
Kur’ân’da âyet olarak ilk inen âyetlerden, Alak Sûresinin ilk beş âyetidir; sûrelerden ilk inen sûre ise Fatiha Sûresidir. Fatiha Suresi, Alak Sûresinin ilk beş âyetinden hemen sonra ve ilk inen sûre olarak nazil oldu. İlk beş âyet indiği zaman Peygamber Efendimiz (sav) Hazret-i Hatice’nin amcası oğlu olan ve bir Nasraniyet alimi bulunan Varaka ibnü Nevfel’e gitmiş ve ona yaşadığı hali anlatmıştı. Varaka, bu halin bir vahiy olduğunu, kendisine gelen meleğin, daha önce Hazret-i Musa’ya da gelen Cebrail olduğunu ve kendisine böylece peygamber verildiğini müjdeler.
Bu olayın ardından çok geçmeden, Peygamber Efendimiz’e (sav) baştan sonuna kadar Fatiha Suresi nazil oldu. Peygamber Efendimiz (sav) Varaka’ya tekrar giderek Fatiha Sûresini de okudu. Yaşlı ve gözleri görmeyen Varaka, bu defa âdetâ yerinden fırlar ve şöyle der:
“Müjde! Müjde ya Muhammed! Ben şehadet ederim ki, Sen Meryem oğlu Îsâ’nın müjdelediği son peygambersin. Sen, Musa’nın namusu gibi bir namus üzerindesin. Sen Nebiyy-i Mürselsin. Sen cihada memur olacaksın.”(3)
Fatiha Sûresi baştan sona kadar hamd ve şükür ifade ediyor. Bizi dünyada ve ahirette ihya edecek ve bütün duâ ihtiyaçlarımızı içine alacak çapta zengin bir duâyı ifade ediyor. Önce Rabbimizi O’na yakışan bir hamdü senâ ile tekbir ediyoruz, ardından ibadetimizi ve kulluğumuzu yalnız Ona tahsis ettiğimizi îlân ederek O’ndan en doğru yol üzere yaşamayı ve ebedi saadet istiyoruz.
Bir gün Efendimiz (sav) Hazret-i Übeyy İbn-i Ka’b’a: “Sana ne Tevrat’ta, ne İncil’de, ne Zebur’da, ne de Kur’ân’ın diğer kısımlarında benzeri indirilmemiş bir sûre öğretmemi ister misin?” buyurdu. Übeyy İbn-i Ka’b:
“Evet, ya Resûlallah!” dedi. Resul-i Ekrem Efendimiz (sav) “Namazda nasıl okuyorsun?” buyurdu. Übeyy İbn-i Ka’b, Fatiha Sûresini okuyunca, Peygamber Efendimiz (sav), “Evet, nefsim kudret elinde bulunan Allah’a yemin ederim ki, onun eşi ve benzeri, ne Tevrat’ta, ne İncil’de, ne Zebur’da ve ne de Kur’ân’ın diğer kısımlarında indirilmiştir. O bana verilen şanlı Kur’’ân’ın içinde bulunan yedi âyetli Fatiha Sûresidir”(4) buyurdu.
Peygamber Efendimiz (sav) bir diğer hadislerinde: “Her kim namaz kılar ve o namazında bildiği halde Fatiha Sûresini okumazsa o namaz eksiktir. O namaz noksandır. O namaz tamam değildir. Allah Teâlâ, ‘Fatiha Sûresini kulumla kendi aramda iki eşit kısma ayırdım. Yarısı Benim, yarısı da kulumundur. Kulum onunla (yani Fâtiha duasıyla) istediğine kavuşacaktır’ buyurur. Nitekim kul kıyama kalkar ve ‘Elhamdülillahi Rabbi’l-âlemin’ (Âlemlerin Rabbi olan Allah’a hamd olsun.) der. Bunun üzerine yüce Allah, ‘Kulum bana hamd etti!’ buyurur. Kul, “Errahmanirrahim” der. Allah, ‘Kulum Beni senâ etti’ buyurur. Kul, ‘Mâlik-i Yevmiddin’ der. Allah Teâlâ: “Kulum Beni tazim etti. İşte bu okunanlar Bana aittir.” “İyyake nabüdü ve iyyake nestain” Benimle kulum arasındadır. Sûrenin bundan sonraki âyetleri ise kulumundur ve kulum o âyetleri okuyarak dilediğine kavuşur. Çünkü kulum artık, “İhdinassırâtelmüstakim. Sıratellezine en’amte aleyhim gayri’l-mağdubi aleyhim veladdallin. Amin” diye duâ ediyor’ buyuruyor.”(5)
Fatiha Sûresinin mânâsını kısaca verelim: “Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla: (Ezelden ebede her türlü) hamd ve övgü, şükür ve minnet, Âlemlerin Rabbi olan Allah’a mahsustur. O Rahmandır; (rahmeti bütün varlıkları kuşatır. Ve bütün yaratıklarının her türlü rızkını merhametle yetiştirir.) O Rahimdir; (yaratıklarına karşı pek şefkatli ve merhametlidir.) O hesap gününün sahibidir. Ancak Sana kulluk eder, ancak Senden yardım isteriz. Bizi sırat-ı mustakime (doğru yola) ilet. Kendilerine nimet ve ihsanda bulunduğun (peygamberler, sıddıklar ve şehidler gibi, onlara tabi olan) Salih kullarının yoluna ilet. Gazabına uğrayanların ve dalâlete düşmüş olanların yoluna değil. Âmin.”
Fâtiha Sûresini okurken, yedi âyetini ayrı ayrı okumak ve her âyeti okuduktan sonra durup nefes almak müstehab bir okuyuştur. Bununla beraber, onu bir veya üç nefeste okumak da câizdir. Fakat, onu yedi âyet halinde okumak daha güzeldir. Allah, fâtiha duasını kabul ettiği kullarından eylesin. Âmîn!
Dipnotlar:
1- Bediuzzaman, Sözler, s. 45
2- Hicir Sûresi, 87
3- Hak Dini Kur’ân Dili, 1/10
4- Tirmizi, Fezâilü’l-Kur’ân, 1,
5- Tirmizi, Tefsîrü’l-Kur’ân, 2.
Bu yazı için kayıtlı yorum bulunmamaktadır.
ABDÜLKADİR ETÖZ - yazara ait bütün köşe yazılarını için TIKLAYIN.
Şu an sitemizde 4 aktif ziyaretçi bulunmaktadır. [+] Ayrıntılı istatistikler için tıklayın.