| Konya | Ankara |
| Aksaray | Kayseri |
| Karaman | Antalya |
| Niğde | Kırşehir |
| Afyon | Isparta |
Bilenler için, Ümit Burnu’ndan Moğol steplerine, Çin’den Maçin’den Aztek topraklarına kadar, çağdaş alperenlerin destansı hikâyelerini yazmaya koyulmak ne zor iştir. Lisanımız, murad edileni vücudun yardımıyla şöyle yahut böyle anlatır da, onu sayfalara dizmek o kadar kolay olmaz. 23.06.2008 00:30:00
TuttuÄŸum notları, edindiÄŸim gözlemleri tarihe kayıt düÅŸmek bize de kısmet olsun diyerek kendimce yazmaya çalışacaktım Türkiye’ye döndükten sonra. ÇaÄŸdaÅŸ alperenlerin hizmet serüveninin aÅŸk ile vücud bulduÄŸunu fark ettikten beri, hiçbir ÅŸeyin hissiyat kadar muteber olmadığını anladım.
Batum’da, Kutaisi’de ve Tiflis’te geçirdiÄŸim her gecenin ardından, kaldığım odaların pencerelerini açıp, gözümde giderek büyüyen ülkeme selamlar yolladım. Adını hiç duymadığı, haritada yerini hiç gösteremediÄŸi ülkelere akıl ve samimiyet götüren insan evlatlarının hâlisâne gayretlerini, kalpleri mühürlü adamların bir gün olup anlamalarını diledim.
Yüreklerin kadim fetih tarihlerinin en muhtasar tezahürlerini bugüne tebdil ederek, yeryüzünün istikbalini karartan perdelerin yakın zamanda yırtılıp yok olacağına kanaat getirdim. Hâl ile, uzak ülkelerin muhtelif sıfat sahibi yüksek idarecilerinin kalplerine girmeyi baÅŸarmış çaÄŸdaÅŸ alperenlerin her edâ ve tavrı, Alparslan zamanlarının kutlu erenlerinde görülürdü ancak.
Bu kez onlar, Altaylardan Andlara bulutların üstünde, Diyar-ı Åžâm’dan Cebel-i Tarık’a denizlerin üzerinde gidiyorlardı. Akif’in, “Gidelim bir yere, hatta ÅŸu bizim Sudan’a; / Yeni bir medrese tesis edelim Urban’a” temennisi çağı aşıyor, kara oÄŸlanlarla çekik gözlü kızların boy hizalarında, okul koridorlarının duvarlarına asılmış tabelalardan yansıyordu.
Uçsuz bucaksız steplerin baÄŸrında, Orhun Kitabeleri’nin hemen yanı başında yatıyordu biri. DiÄŸeri Dar-es Selam’da bir aÄŸacın altında. Hak vâki olunca baÅŸka vasiyetler, baÅŸka kutlu hikâyeler de duyacağız belli ki çaÄŸdaÅŸ alperenlere dair. Demek destanlar böyle yazılırmış. Destanlara konu olan yiÄŸitlerin serencamı böyle olurmuÅŸ.
Olup bitenlerin tesadüflerle ilgisi yoktu hiç. İşittiklerinizi ancak tevafukların, ezelde yapılmış planların neticeleridir diye izah edebilirdiniz. Akif’in sözünü ettiÄŸim öngörüsüyle birlikte, Yahya Kemal’in “ses bayrağım” dediÄŸi Türkçe, bakınız ki Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın 2008’i Yahya Kemal Yılı ilan ettiÄŸi ÅŸu zamanda tam 113 ülkede ay-yıldızlı bayrağın sesi oluyordu. Åžeyh Sanan Tepesi’nden yankılanan seda, Kura Nehri’nin sularına karışıp Hazar’a ilerliyordu. Bir akÅŸam sonrası karanlığın yuttuÄŸu Azeri köy evinde; akrabamız Hacı Hasret’in evinde muhabbetin bitmemesine duacı oluyorduk.
Gürcistan’ın yemyeÅŸil daÄŸlarından Sarp sınırına doÄŸru akarken arabamız, ufkumuzu alabildiÄŸince geniÅŸletiyor, üç kıtayı birden kaostan kurtaracak erkin içimizdeki sulh gayretinin meyvelerinden neÅŸvünema bulacağını fısıldıyorduk birbirimize.
Sizde bu yazıya yorum ekleyebilirsiniz!
Şu an sitemizde 4 aktif ziyaretçi bulunmaktadır. [+] Ayrıntılı istatistikler için tıklayın.