Son Dakika
BAĞLANTILAR
HAVA TAHMİNLERİ
Konya Ankara
Aksaray Kayseri
Karaman Antalya
Niğde Kırşehir
Afyon Isparta

Danimarkalı karikatürist ve bizimkiler!

Mustafa GÜDEN - maratoniletisim@gmail.com

İslam, varoluşundan beri hep hakaretlere maruz kaldı. Ebu Leheb, Ebu Cehil gibiler, yaşadıkları devirde doğan güneşin farkına varamamış karanlığa gömülmüşlerdi. 24.06.2008 08:46:53
Yazıyı KüçültYazıyı Büyüt

Sonra da Ebu Cehil’ler, Leheb’ler eksik olmadı.

Mesela tarihte, İngilizlerin, Hazreti Muhammed S.A.V.’in mezarına ulaşmak için kazdıkları “tünel vakıası” vardır.

Merhum Nureddin Zengi, rüyasındaki işaret üzerine Medine’de tahkikat yaptırıp, iki İngilizin, kiraladıkları evden kazmaya başladıkları tüneli, Efendimizin makamına “birkaç metre kala” keşfetmişti.

Bu hadiseyi, başka bir yazıya bırakıp konumuza dönelim.

Hazreti Muhammed S.A.V.’i hazmedemeyen Kur’an-ı Kerim’i hazmedemeyen o kadar millet var ki!

Selman Rüşdi, yakın tarihin “kara bir örneğidir” mesela.

Fakat asla son olmadı Rüşdi.

Sonra bir Karikatür krizi çıktı Danimarka’dan.

E-Mail kutuları tepkilerle doldu; “Allah aşkına bu protesto mesajını çevrenize yollayın” notlarıyla.

Sonra bir gün bizden biri; içimizden, tabiiyetimizden biri, “bir Önder” çıkıp “Araplara para kaptırma” dedi, hacı adayına.

Balayına, yılbaşı eğlencesine, kumar partilerine düzenlenen turlara sesini çıkarmayan Önder Sav, yaşlı adama “Bakarsın Muhammed seni bırakmaz” diyerek, hac sırasında ölebileceğini de ima etti, dalgasını geçerken.

Ve CHP Genel Başkan Yardımcısı Onur Öymen, “….O bir devlet adamıdır. Herkes O'na saygı duysun" diyerek, yoldaşı Önder Sav’a sahip çıktı; toplumun vicdanları pahasına!

Aslına bakacak olursanız; İslama hakaret etmede “batılıları geride bırakacak” kadar ileri giden örneklerle dolu olduğumuzun farkında değiliz!

Alın 2003 tarihinden bir örnek;

“…Kur'an Kursları Yönetmeliği ile 6. yüzyılda, bundan bin 400 yıl önceki köhnemiş fikirlerin çocuklara aşılamasının hesabı yapılması gerekir miydi?”

Kim söylemiş; KESK Genel Başkanı Sami Evren.

Alın bir örnek daha;

Zamanın CHP’li Adalet Bakanı Mahmut Esat Bozkurt, meclis kürsüsünden şunları haykırıyordu;

“…Türk medeni kanunu yürürlüğe girdiği gün, milletimiz ondört asırdır kendini çeviren sakat ve karışık inançlardan kurtulmuş olacaktır!”

….

Yine bir gün CHP’li Mehmet Şeref, Meclis kürsüsünde konuşuyor;

“Yakılan ve ebediyen çöken Arap-Acem dinî ve tasavvufî tahakkümdür.(…) Giden, kaynağı dinî ve ilâhî olan hukuktur. Artık, karşısındakini ilzam için ‘âyet ve hadis’ saymakta manâ yoktur.”

CHP’li vekiller yeni anayasa hazırlığı çalışması yapmaktadırlar bir zaman.

Konu, Teşkilatı Esasiye’nin dininin yazılıp yazılmaması idi. Bakın neler konuşuluyor o sırada;

“- Tevfik Rüştü Aras: Ben kanaatimi millet kürsüsünden de haykırırım. Kimseden korkmam. Teşkilât-ı Esâsiyemizde dinimiz apaçık yazılmalıdır. - Kazım Karabekir: Teşkilât-ı Esâsiye’de dinimizin İslâm olduğu yazılıdır. Tevfik Rüştü Bey, hangi kanaati haykıracak, hangi dini yazdıracaksın? Hıristiyanlığı mı? - Mahmut Esat Bozkurt: Evet Hıristiyanlığı… Çünkü İslâmlık terakkiye manidir. Bu dinle yürünmez, mahvoluruz ve bize de kimse ehemmiyet vermez.”

Şemseddin;

Mehmet Akifi’in “Benim Şemseddin’im” dediği genç, orta yaşılık devrinde “Bu milletin kafasından din fikrini sökmek için bize daha otuz sene lazım. Benim dinsizliğim taassup derecesindedir” diyecek ardından da “…Peygamberin Medine’de koyduğu âyetler devletçiliğe aittir, bizi alâkadar etmez” sözleriyle hezeyanını ortaya koyacaktı.

Ya CHP’li vekil Yazar Reşat Nuri Güntekin’i dinlediniz mi bu konuda?

Bir röportajında “ahirete inanır mısınız?” şeklindeki soruya Reşat Nuri, bakın nasıl cevap veriyor;

Dünyaya gözlerimizi kapar kapamaz, sevdiğimiz şeyleri orada bulacağımızı ümit etmek çok güzel bir şeydir. Fakat ben bu saadeti çoktan kaybettim!”

Abdullah Cevdet, bir yazısında Peygamber Efendimiz’e “Mekke’li Yobaz” diyerek hakaret emiş, bu nedenle mahkemeye verilmişti. CHP’de altı dönem millevekilliği yapan, dönemin Akşam Gazetesi Başyazarı Necmettin Sadık Sadak ise Cevdet’i savunan bir yazısında şöyle diyordu;

“Abdullah Cevdet, hala Mekke’li yobazların pençesinde. Taassup akımına göre suç sayılan bir fikir mücadelesi için bugün mahkûm olursa gerçekten tuhaf olacaktır.”

Beterin beteri var!

CHP’li Şair Milletvekili, Refik Ahmet Sevengil “Allah’ıda, Sultan’la birlikte tahtından indirdik / Bizim mâbedlerimiz fabrikalardır” diyordu bir şiirinde.

Aşık Yusuf Mahlaslıyla yazan Falih Rıfkı Atay ise Allah’a meydan okuyan şu satırların sahibidir:

Cehennemim var diye / Kurum etme ey Tanrım / Bağrımdaki ateşle / Seni bile yakarım”

1939’da Rize milletvekili seçilen Kemalettin Kamu ne diyor bir şiirinde;

Ne örümcek ne yosun/ Ne mucize ne füsun/ Kabe arabın olsun/ Çankaya bize yeter”

(Şimdi Anladınız mı Çankaya seçimlerinde koparılan fırtınayı?)

ADD Alanya Şubesi’nin yayınladığı bir kitaptaki şu ifadeler de İslama hakaret değil de nedir?

Müslümanlık, Türk ulusunun ulusal duygularını, ulusal heyecanını uyuşturdu. Bu pek doğaldı. Çünkü Muhammed'in kurduğu İslam dininin amacı, bütün ulusların üstünde, kapsamlı bir Arap ulusluluğu siyasetine varıyordu. Bir sözcüğün anlamını bilmediği halde Kur'an'ı ezberlemekten beyni sulanmış hafızlara döndüler”

Peki hakaretler bunlarla sınırlı mı sanıyorsunuz!

Boşverin, iyisi mi siz, Danimarkalı Karikatüristi protestoya devam edin!

 

Bu yazı toplam 103 kez okunmuş.

Yorumlar

Bu yazı için kayıtlı yorum bulunmamaktadır.

İlk yorumu siz yapın!

Şu an sitemizde 10 aktif ziyaretçi bulunmaktadır. [+] Ayrıntılı istatistikler için tıklayın.

HakimiyetYeni Gazete İletişim ve Yayıncılık Ltd. Şti. | Copyright © 2008, All Rights Reserved. Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. Herhangi bir haber veya içerik; izinsiz ve/veya kaynak gösterilmeden kullanılamaz.