Son Dakika
BAĞLANTILAR
HAVA TAHMİNLERİ
Konya Ankara
Aksaray Kayseri
Karaman Antalya
Niğde Kırşehir
Afyon Isparta

Karışma Allahın İşine

-

Çok anlatılan eski bir hikâye vardır. Hani bir böceği ( böceğin adını yazmayım, siz yazının gidişinden anlarsınız onu) gören bir vatandaş Allah'a yönelmiş ve biraz alaycı bir şekilde; “Rabbim hikmetinden sual olunmaz. Her yarattığının mutlaka bir hikmeti vardır, ama şu böceğin yaratılma hikmeti ne olabilir ki? “ diye söylenmiş. Bu hadiseden sonra bu kişi öyle bir çaresiz hastalığa tutulur ki sormayın gitsin.26.06.2008 10:36:12
Yazıyı KüçültYazıyı Büyüt

İl il,  doktor doktor dolaşır nafile. En son bir halk hekimi çareyi bulur ve o kişiye çarenin o böcekte olduğunu söyler. Gerisi malum. O kişi ondan sonra Dünya ve içindekiler hakkında tek bir yorum yapmaz;  “Vardır bir hikmeti”  der geçip gider.

            Bazı TV kanallarında yapılan tartışmalarda direk Kuranın bazı ayetleri tartışma konusu yapılıyor. Devletimiz zaten laik bir devlet. Hiç kimseye “dinin emirlerine uy!” diye baskı yapılmıyor yapılamazda.  Fakat dindar insanların inançlarını hafife alan, ayetleri, hadisleri olur olmaz konularda gündeme getirip onları tartışmaya açmak da çok yanlış bir iş. Bir mümin inanır ki;” Allah her şeyi bilir, her şeyi yaratandır, gücünün sınırı yoktur ve Onun bilgisi geçmişi de geleceği de kuşatır. Kuran Allah'ın kitabıdır. Ondaki bilgiler Kıyamete kadar, hatta sonsuza kadar “mutlak gerçektir”. Bu inanca herkes saygı duymak zorundadır. Sen inanmayabilirsin ama inanan insana da saygı duyacaksın.

Geçen bir kanalda çok evlilik tartışılıyordu. Bazı tartışmacılar hoyratça “bu çağda böyle şey olur mu, bu ayetin mutlaka başka bir yorumu vardır…” diyerek yanlış şeyler söylediler. Nisa süresinde (üçüncü ayette “Eğer yetim (kız)lar konusunda adaleti yerine getiremeyeceğinizden korkarsanız, bu durumda, (onlarla değil) size helal olan (başka) kadınlardan ikişer, üçer, dörder olmak üzere nikahlayın. Şayet adaleti sağlayamayacağınızdan korkarsanız, o zaman bir (eş) ya da sağ ellerinizin malik olduğu (cariye) ile (yetinin). Bu sapmamanıza daha yakındır. )  böyle bir ruhsat var. Bize düşen “bir hikmeti vardır” deyip geçmek. Zaten bu bir emir falan değil. Benim korkum Akılcılık yapacağız derken yukarıdaki adamın durumuna düşme endişesi.

IRAKTA ÜÇ MİLYON DUL KADIN

Bu tartışmadan sonra medyada çıkan şu haberi görünce  ( “… Irak Meclisi'ndeki laik bloktan El-Irakiye Listesi milletvekili ve Meclis Kadın Hakları İzleme Komisyonu Başkanı Macide Hüseyin, ülke genelinde süren kanlı eylem ve çeşitli saldırılar nedeniyle dul kadın oranında büyük bir artış olduğunu söyledi. Irak genelinde yaşanan normal vakaların yanı sıra savaş süresince kocasını kaybeden kadınların oranının 3 milyonu aştığını belirten Iraklı kadın parlamenter, bu kategorideki kadınların yaşamsal zorlukla da burun buruna kaldığını dile getirdi. Irak Parlamentosu, dul kalmış kadınlara yardım amaçlı olarak 2 ayda bir 75 bin Irak dinarı (50 Amerikan doları) verirken, Başbakan Nuri el-Maliki ise ülkesindeki dul kadınların daha fazla kötü yola düşmemesi için yeni bir öneri ile dul kadınlarla evlenen Iraklı erkeklere 38 milyon Irak Dinarı (25 bin Amerikan doları) para yardımı vaadinde bulundu. Mevcut koşullarda hiçbir sosyal güvenceleri olmayan dul kadınların bir kısmı geçimini sokaklarda dilencilik yaparak sağlarken, bir kısmı ise fuhuş yaparak hayatını sürdürüyor…AKTİF HABER COM” ) Allahın bu ruhsatı niçin verdiğini bir kez daha anladım. Bence herkes her konuda, ama bilhassa dini konularda söz söylerken çok düşünmeli  “Hangi çağdayız?” diyenlere bu gün (2008 yılında) Iraktaki kadınların durumu en güzel cevaptır sanırım

Bu yazı toplam 122 kez okunmuş.

Yorumlar

Bu yazı için kayıtlı yorum bulunmamaktadır.

İlk yorumu siz yapın!

Şu an sitemizde 7 aktif ziyaretçi bulunmaktadır. [+] Ayrıntılı istatistikler için tıklayın.

HakimiyetYeni Gazete İletişim ve Yayıncılık Ltd. Şti. | Copyright © 2008, All Rights Reserved. Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. Herhangi bir haber veya içerik; izinsiz ve/veya kaynak gösterilmeden kullanılamaz.