| Konya | Ankara |
| Aksaray | Kayseri |
| Karaman | Antalya |
| Niğde | Kırşehir |
| Afyon | Isparta |
Artık yaz geldi. Okullar büyük tatile başladı. Bir yılın yorgunluğunu atmak için çocuklarımız değişik aktiviteler içine girecekler.27.06.2008 08:59:42
Kimisi ve çoğunluğu, deniz kenarlarına gidip, hem denizin keyfini çıkaracak, hem tatil yapacak ve hem de stres atacak.... bir kısmı, ormanlık yerleri tercih edecek. bir kısmı da çalışmak zorunda kalacak. Çalışmak zorunda olan çocuklar; gece gündüz, sıcakta ve soğukta... durmadan ailelerine katkı sağlamak için çaba gösteriyorlar.
Çocuklarımız; bizim geleceğimizdir. Çocuklarımız, yarının büyükleridir. Bizim umudumuzdur onlar.....
Bunların hepsi beylik laflar. Her zaman bu tür beylik sözler ederiz. yani çocuklarımızı piyazlamak, onların gönlünü bu tatlı dillerle avutmak için üzerimize yoktur doğrusu.
Çocuk sahibi olmak önemli değil. Önemli olan onları yarına nasıl hazırlayacağız? Nasıl bir gelecek temin edeceğiz? Ülkeye yararlı insan mı oluşturacağız? Yoksa zararlı insan mı?... anneler ve babalar olarak onlara; iyi bir eğitim vermek, karınlarını doyurmak, sırtlarına elbise almak, ceplerinden paralarını eksik etmemek...sınıflarını geçince; bisiklet, bilgisayar, motosiklet, tatil... hediye etmek... bunların hepsini yapıyoruz, hem de fazlasıyla. Dinleyin ebeveynleri, hiç birisi; ben çocuğuma gerekli eğitimi aldırmadım, onun karınlarını doyurmadım.... demez, diyemez- tabii durumları kıt, fakir ve yoksul olanlar hariç-
Her birimiz; terörden, anarşiden, yasaya uymamaktan, anaya babaya karşı gelen çocuklardan muzdaribiz değil mi? aileler ve veliler olarak yavrularımızın daha huzurlu, daha rahat, daha güvenli bir hayat yaşamasını isteriz. Bu, en tabii hakkımızdır.
Peki, onların maddi yönlerini doyurduğumuz, maddiyatlarını yerine getirdiğimiz halde, manevi yönlerini doyuruyor muyuz? Maneviyatlarına önem veriyor muyuz? Ahlak ve maneviyatları hususunda titizleniyor muyuz?...
Yapanları tenzih ederim ama bir çok aileye göre çocuğunun sınıf geçmesi, boyca büyümesi, sporda, sosyal aktivitelerde ön sıralarda yer alması, kız arkadaş edinmesi, flört etmesi, her tür oyunu bilmesi... büyük bir meziyettir!
Yani dünyevi olanlara ağırlık veriyoruz. Peki ya uhrevi yön? Evet uhrevi yönlerini ne yapacağız? Onu ihmal edebilir miyiz? İhmal etmeli miyiz? Maddi büyümelerine karşın, manevi büyümelerine zemin hazırlamayacak mıyız? Yoksa bunlar laikliğe aykırı mı? böyle söyleyince rejim elden mi gidiyor? Cumhuriyete karşı mı gelmiş oluyorum? Yasaları mı çiğniyorum yoksa?... anayasayı ihlal mi ediyorum?
Temiz toplum oluşturmanın yolu; gençlerimize, çocuklarımıza, kendimize... milli ve manevi bir rota çizmek, ahlak ve maneviyatta tavizsiz uygulamalarda bulunmaktan geçer...
Yaz tatilinde de olsa, diğer zamanlarda da olsa, çocuklarımıza mutlaka DİN EĞİTİMİ aldırmalıyız. Önce kendimiz dinimizi iyi bilmeli. Sonra aile fertlerimize öğretmeliyiz. Bu, en birinci görevdir. Ağaç yaş iken eğilir der atalarımız. Çocuklarımıza küçük yaşta dini terbiye vermez, dinini öğretmezsek büyüdükleri zaman zorlanırlar. Çünkü çeşitli “İZMLER” mevcut. Dinini bilmeyenler, bu izmlerin içinde erir, kaybolur gider. Temel sağlam olursa- dini temeli kastediyorum- hiç zarar gelmez. O bakımdan; “Oku, Allah’ın adıyla oku” emrindeki espri budur.
Çocuklarımızı ihmal etmeyelim. Eğer yarın dizlerimizi dövmek istemiyorsak. Yarın, feryat, figan etmek durumunda kalmak istemezsek...haydi yaz Kur’an Kurslarına... sadece küçükler değil, büyükler de gidebilir. Dinine de öğren, tatilini de yap. Dinini de öğren, ilmi ve fenni keşiflerde de bulun. Dinini de öğren, milli ve harsi değerlere de sahip çık. Dinini de öğren, ilimde de zirve ol. Din, ilimde ilerlemeye, keşif yapmaya, ülkelerin gelişmesine, çağdaş hale gelmesine engel değil. Dini bilenlerden ülkeye zarar gelmez. Şimdiye kadar gelmediği gibi....
Bu yazı için kayıtlı yorum bulunmamaktadır.
- yazara ait bütün köşe yazılarını için TIKLAYIN.
Şu an sitemizde 5 aktif ziyaretçi bulunmaktadır. [+] Ayrıntılı istatistikler için tıklayın.