| Konya | Ankara |
| Aksaray | Kayseri |
| Karaman | Antalya |
| Niğde | Kırşehir |
| Afyon | Isparta |
Konya Sivil Toplum Kuruluşlarınca düzenlenen; “Darbecilere ve Yasaklara Karşı Halk iradesine Saygı Yürüyüşü”, binlerce kişinin katılımıyla başladı. 07.07.2008 00:46:43
Toplantıda taşınan pankartlar ve atılan sloganlar dikkat çekiciydi; 2Darbeye karşı omuz omuza”, “Meydanlar milletin, tankların değil”, Kışla değil, özgür ülke”, Yeter söz milletin”, Darbeye hayır”, “Darbeciler yargılansın”....
Bu sese dikkat etmeliyiz. Bu ses, bütün ülkede yankılanacak, yankılanıyor. Millet artık uyumuyor. Kimse, önüne gelen, hukuktan dem vurup da, hukuksuzluk yapanlar bundan sonra yapamayacak. Bundan böyle Türkiye’de her on yılda bir darbe sözü geçmeyecek ve icra edilemeyecek.
Aslında bu seslere ihtiyacımız vardı ve her zaman da vardır. böyle karanlık tabloların çizilmeye başlandığı, kaos ortamının meydana getirilmeye çalışıldığı, millette tedirginlik, ümitsizlik, korku, psikolojik baskı, sindirme... hareketlerinin ayyuka çıktığı bir ortamda insanımızı yatıştırmak, teskin etmek, moralini yükseltmek, barışı, kardeşliği, dostluğu, birlik ve beraberliği tesis etmek hepimizin görevidir. Hem de en birinci görevi. Durmadan yazıyoruz, söylüyoruz...bu ülke ayağımızın altından kayarsa en zor, en tehlikeli, en şiddetli günler bizi bekler. Allah hiçbir zaman böyle karanlık günler göstermesin.
Tabii ki karanlık emelliler, kötü niyetliler, ülkeye ihanete yeltenenler... cezasını çekecek ve toplum temizlenecektir. “Bir kötülük gördüğünüz zaman; elinizle, buna gücünüz yetmezse dilinizle, buna da gücünüz yetmezse kalbinizle gidermeye çalışın” ilkesi her zaman geçerliliğini koruyor. “İyililiği emretmek, kötülükten sakındırmak” prensibini hayatımız boyunca uygulamak zorundayız. Temiz toplumu oluşturmak için, bir kısmı yapacak, diğerleri yatacak şeklinde olmaz. el birliğiyle, hep birden, milletçe, bu ülkenin ekmeğini yiyen, suyunu içen, havasını teneffüs eden... herkesin hiçbir biçimde aksaklık yapmadan, birinci görev sayarak hukukun üstünlüğünü, insan haklarını, demokrasiyi, laikliği, Atatürk ilke ve inkılaplarını, cumhuriyetin kazanımlarını, Atatürk’ün istediği; “Muasır medeniyet seviyesine yükselme”yi herkes görev saymalıdır.
Hukuk herkese lazım. İşimize geldiği zaman; “Hukuk”, gelmediği zaman es geçmek olur mu? Ortamın temizlenmeye işaret olduğunu, artık kötülerin kendini gün gibi ortaya çıkardığını gördüğümüz ve göreceğimiz şu günlerde- ki bu hususta bütün emniyet birimlerine, jandarmaya, hukukçularımıza teşekkürü bir borç biliyorum- ülkemin önünün açık, geleceğinin aydınlık olduğunu rahatça söyleyebilirim.
Zira mızrak çuvala girmez. Yalancının mumu yatsıya kadar yanar. Güneş balçıkla sıvanmaz. Bir avuç hukuk tanımazın yaptıkları bizim moralimizi bozmamalıdır. Su, aka aka mecrasını bulur ve buluyor da...
Ülkemde, düşüncenin, fikir üretmenin suç olmadığı ve takibata alınmadığı, kardeşliğin, dostluğun, birlik ve beraberliğin ikame edildiği, sözün değil icraatın önemli bir yer tuttuğu, sözden çok özün yer aldığı, nesnelerin ve kişilerin kalkan yapılmadığı, maskeli tavırların yok olduğu....bir zaman dilimine doğru geliyoruz.
Bu yazı için kayıtlı yorum bulunmamaktadır.
- yazara ait bütün köşe yazılarını için TIKLAYIN.
Şu an sitemizde 2 aktif ziyaretçi bulunmaktadır. [+] Ayrıntılı istatistikler için tıklayın.