| Konya | Ankara |
| Aksaray | Kayseri |
| Karaman | Antalya |
| Niğde | Kırşehir |
| Afyon | Isparta |
Ülkemiz son yılların en çalkantılı, en hengâmeli ve en karışık bir zaman dilimini yaşamaktadır. 14.07.2008 00:07:08
CHP liderinin insaf ölçülerini aşan, gerçeklerle bağlantısı olmayan yıkıcı, tahrik edici, sert ve haşin eleştirileri, Ergenekon örgütüyle ilgili yeni yeni isimlerin emniyette ve yargı organlarında soruşturmaya tabi tutulmaları, bir ihtilal deyimine kulakların kabartılması ve iktidar partisinin kapatılmasıyla ilgili davanın süratle devam etmesi gibi çok yönlü olaylara ve gelişmelere rağmen Türk ekonomisi normal seyrinde yol alabiliyorsa, yükseliş beklentilerine rağmen enflasyon ve döviz kurları istikrarını muhafaza ve bu hükümet istikrar içinde ve kararlılıkla yoluna devam ediyor demektir.
Böylesine çalkantılı ve hengâmeli zamanlarda iktidar köşeye çekilerek sonucu bekler. Bu durumda ülke meseleleri nerdeyse kış uykusuna yatar. Yatırımlar durma noktasına gelir. Piyasa allak bullak olur. Yeni yeni vurguncular ve karaborsacılar ülkede cirit atar. Ekonomi ve enflasyon korkunç derecede bir belirsizliğe, bir uçuruma doğru hızla yol alır.
Fakat Türkiye bunca hengâme karşısında bunların hiçbirini yaşamamıştır. Hükümet sanki önünde hiçbir sıkıntı, hiçbir çalkantı ve hiçbir badire yokmuş gibi normal şekilde seyrini ve aynı zamanda çalışmalarını, tümüyle ülke faaliyetlerini devam ettirmektedir. Bütünüyle bunlar bir azmin, bir başarının ve kararlı bir politikanın dışa yansıyan görüntüleridir.
Egemenliğin kayıtsız, şartsız millette olduğuna karşı gelenlere, halkın hür, özgür ve demokratik hakkını gasp etmek girişiminde bulunan zümrenin mevcudiyetine, darbe özlemcilerine ve yasakçı zihniyete karşı milletimizin sağduyu ve basiret taktire ve tebrike şayandır.
Egemenliği kendilerinde veya belli bir zümrenin tekelinde görenler, milyonların oyunu hesaba katmayanlar, TBMM’yi saf dışı bırakmak isteyenler, ülkemizde zaman zaman gerçekleştirilen darbeler ve muhtıraların verdiği zararları idrak edemeyenler hala milleti ve memleketi bir kördöğüşün, sonu meçhul bir badirenin ve bir girdabın içine sürüklemek istemektedirler. Bu istek sahiplerinin bu yollu kanunsuz talepleri milletimizin vicdanında tepki ile karşılık bulmaktadır.
Kendi ülkesinin kalkınmasından, kendi milletimizin refah ve mutluluğundan rahatsız olanlar, dünyada belli ölçüde ve tahminlerin üstünde gelişme kaydetmesinden üzüntü duyanlar; ya ihtilal meddahlığı yapmakta yahut gizli planlar çevirmekte, yahutta türlü entrikalar ile Meclisi ve hükümeti saf dışı bırakma girişimleri hiç kimseye yarar sağlamaz. Bu gerçeği bilmeyen ve hesaba katmayanlar ülkeye kötülük yaptıklarının ah farkına bir varabilseler! Amma nerede? Milleti hesaba katmayışın sonucudur bunlar hep!
İnsanlarımızı alenen tahrik eden konuşmalar yapmak, bir takım suni hareketlerle ortalığı bulandırmaya çalışmak, asıl ve esastan uzak toplantılar, gösteriler ve mitingler tertip etmek, bir takım yalan-yanlış ve ipe-sapa gelmez kasıtlı haberler üretmek ve bunların gölgesine sığınarak kamu oyu oluşturmaya çalışmak ve ülkemizi içinden çıkılması çok zor olan badirelere sürüklemek söyler misiniz kime yarar sağlar? Bütün bunları ve benzeri gelişmeleri millet ve ülke sevgisiyle bağdaştırmak mümkün olur mu hiç?
Üzerinde beraberce yaşamış olduğumuz bu vatan; dağıyla-deniziyle, ovasıyla-yaylasıyla, nehirleri ve gölleriyle yetmiş milyon insanımızın ortak malıdır. Bu ortak malı her şeyiyle korumak hepimiz için milli ve manevi bir görevdir. Türlü vesilelerle böylesine bir görevi ihmal ve ihlal etmek bir hıyanettir. Bu hengâme ortamında herkesin sağduyulu bir yaklaşım içinde hareket etmesi lazımdır.
Bu yazı için kayıtlı yorum bulunmamaktadır.
- yazara ait bütün köşe yazılarını için TIKLAYIN.
Şu an sitemizde 3 aktif ziyaretçi bulunmaktadır. [+] Ayrıntılı istatistikler için tıklayın.