| Konya | Ankara |
| Aksaray | Kayseri |
| Karaman | Antalya |
| Niğde | Kırşehir |
| Afyon | Isparta |
İslami açıdan ülkemiz oldukça badireli zamanlardan geçmiştir. Elif cüzünün bile bulunmadığı, Kur’an öğretmenin, hatta en kısa namaz surelerini ezberlemenin, ezanı “Allahuekber” şeklinde asliyetine uygun şekilde okumanın dahi yasak olduğu çok kritik yıllardan geçmiştir ülkemiz.19.07.2008 00:41:21
Sözde ve nüfus kayıtlarına göre yüzde doksan dokuzundan fazlası Müslüman olan bir ülkede ve her türlü İslami hareketlerin ve yaşantıların yasak kapsamına girdiği tehlikeli bir ortamda ve ondan sonraki zaman dilimi içinde ortaya çıkan Bediüzzaman gibi, Süleyman Hilmi Tunahan gibi, Nakşibendi Tarikatı alimleri ve şeyhleri gibi üstün zevatın gayretleri ile çocuklar, gençler ve orta yaşlı insanlarımız üzerinde İslami manadaki bilgiler yeni baştan filizlenme ve gelişme imkanı bulmuştur.
Yalnız Allah rızası için bazen gizliden gizliye, bazen de açık bir şekilde Kur’an eğitim ve öğretimini en zor şartlar altında sürdürenler, neslimizi İslami açıdan yetiştirmede olanca gayret ve çabayı sabredenler; bu milleti manevi bir bataklığa batmaktan ve başkalarının tesiri altında kalarak din değiştirmekten kurtarabilmişlerdir.
Dini mübine hizmeti geçenleri, bu hususta hapishanelerde yatanları, hatta idam edilenleri burada yeri gelmişken bir kere daha rahmetle, minnetle yadediyor ve her birinin makamları Firdevsi âlâ olsun diye Cenab-ı Hakk’a niyaz ediyoruz.
Her ferdin, her toplumun ve her milletin bir din anlayışı, bir inanç sistemi vardır. Dini inançtan mahrum olan toplumlar kısa ömürlü olur. Bunun en açık örneği o kadar baskıcı bir rejim olmasına rağmen komünizm sistem Rusya’da 80 yıl ancak varlığını sürdürebilmiştir.
Dün olduğu gibi bugünde Türkiye’mizde İslami gelişmelerden rahatsız olanlar eksik değildir. Böyleler her ne kadar azınlıkta bile olsalar yarınlarda da var olmaya devam edeceklerdir. Onların bilmedikleri, akıllarının ermediği, küçücük beyinlerine bir türlü sığdıramadıkları bir gerçek vardır. O gerçek; her türlü baskılara rağmen Allah nurunu tamamlayacak ve bu hakikat kıyamet sabahına kadar kesintisiz şekilde devam edecektir.
İslam’ın yaşandığı sıkıntılı zamanlarda Cenab-ı Allah (cc) bir uyarıcı, bir aydınlatıcı ve bir mürşit göndermektedir. Bir Mahmud Sami Ramazanoğlu, bir Mehmet Zahid Kotku ve bu özellikte olan İslam önderleri pek çok insanımızın elinden tutmuş gitmekte oldukları yanlış yoldan kurtarmış ve dinin nurlu yoluna kavuşturmaya vesile olmuşlardır. Bu arada Necmeddin Erbakan Hoca’nın; İslami açıdan bilhassa gençler üzerinde yapmış olduğu hizmet ve katkı her türlü taktire şayandır.
Dinimize rıza-i bari için hizmet eden, Kur’an yolunda emek veren ter döken, bir gençliği ve bir nesli batıl yoldan kurtaran, Hak yola kavuşturan, İslami hükümleri halkımıza en bariz şekilde anlatan kim olursa olsun onları tenkit değil taktir etmek, minnet ve şükran duygularıyla yadetmek lazımdır.
Şucu, bucu diye İslam’a hizmeti geçenleri ayırmak, türlü şekillerde tenkit etmek ve eleştiriye tabi tutmak kesinlikle yanlıştır. Öyle muhterem zatlar ömürlerini her çeşit imkânsızlıklara rağmen İslam’a ve Kur’ana hizmet hususunda geçirmişlerdir. Şayet o hizmet ehli, o gönül ehli olmasaydı bugün ülkemizin durumu bundan daha da sıkıntılı ve İslam’dan daha da uzak olurdu. Öyle ise ayrımcılık, kayrımcılık yapmadan dini mübine hizmeti geçenleri hayırla yadetmek gerekir.
Bu yazı için kayıtlı yorum bulunmamaktadır.
VEYİS ERSÖZ - yazara ait bütün köşe yazılarını için TIKLAYIN.
Şu an sitemizde 3 aktif ziyaretçi bulunmaktadır. [+] Ayrıntılı istatistikler için tıklayın.