| Konya | Ankara |
| Aksaray | Kayseri |
| Karaman | Antalya |
| Niğde | Kırşehir |
| Afyon | Isparta |
Sosyal olayların özelliği mi yoksa biz insanlar mı sulandırıyoruz? 26.07.2008 13:16:07
Fakat meseleye nereden bakarsak bakalım, tarih boyunca böylesine karmaşık olaylar olmuştur. Yine tarihte vezirlerin başını isteyen, padişahları azlettiren ve boğduranlar olmuştur.
O zaman da, bugünkü gibi; ak’a kara, kara’ya ak diyenlerin bulunduğu bir gerçektir. O dönemde de hainlerin yanında yer alan, devleti ve hükümeti yıkmaya yönelen hainler mevcuttu.
Ama dik durmasını bilen, siyaseti iyi anlayan yöneticiler meseleyi zararsız kapatmışlardır.
Her zaman karanlık ortamlarda kendine pay çıkarmak isteyen, bulanık sularda balık avlamayı sevenler olabilir. Bunun adına ne; “Milliyetçilik”, ne “İdealizm”, ne “Ahlaki” denir. Olsa olsa; kaypaklık, durumdan vazife çıkarma, sinsi emelli olma... anlamı verilebilir.
Bir türlü kabullenemiyorum, neyi mi? iyi zamanda, makamdan, menfaatten nemalanıp, sıkıntıya girince, dar boğaza gelince gemiyi terk etmeyi. Bu, her yerde, her zamanda, her kurum ve kuruluşta aynıdır. Bir şeye; “Evet” demişsek, artık sonuna kadar onu götürmek namus borcumuz olmalı değil mi? elbette bulunduğumuz, üyesi olduğumuz kurumun bazı hataları, kusurları, eksiklikleri... Söz konusu olabilir. Bu, gayet normal ve eşyanın tabiatına uygun bir hadisedir. Önemli olan pire için yorgan yakmamak, yangına körükle gitmemek, çalıyı baştan sürüklememektir... Bütün sıkıntıları çekenlerle birlikte sen sıkıntı çekmeyeceksin, sen; bir elim yağda, bir elim balda anlayışı içinde, işin kıyısına, aşın koyusuna yanaşacaksın... sonra; “Artık ben yokum, ne haliniz varsa görün....” deyip çekip gideceksin. İşte bunu anlamakta zorlanıyorum.
Adamlık bana göre; her halükârda bulunduğun gemiyi terk etmemek, elini taşın altına sokmak, her şeyimizle üyesi olduğumuz kuruma hizmet etmektir. Ha, anlarım; “asla sana görev verilmez, senin isteklerin, tekliflerin, sözlerin nazarı itibara alınmaz, üyesi olduğun kurumun hiçbir şeyinden yararlandırılmaz, arkadaş seni ve sizi istemiyoruz anlamında” hareket ediliyorsa o zaman da burada durmanın bir mantığı yoktur. O zaman burada zorla durmak aptallık olur.
İdeal sahibi olanlar bu ince çizgiyi iyi ayırt etmeli, her söze kulak asmamalıdır.
Bu yazı için kayıtlı yorum bulunmamaktadır.
- yazara ait bütün köşe yazılarını için TIKLAYIN.
Şu an sitemizde 5 aktif ziyaretçi bulunmaktadır. [+] Ayrıntılı istatistikler için tıklayın.