| Konya | Ankara |
| Aksaray | Kayseri |
| Karaman | Antalya |
| Niğde | Kırşehir |
| Afyon | Isparta |
Hayata önce gelmiş olmanın verdiği gururla yaşayıp, yeni nesli hiç mi hiç beğenmezler. Hoyratça vakit harcarlar. Çok çalışmışlar ve artık hayatın tadını çıkaracaklar. 11.03.2008 10:22:41
Siyaseti, dini, futbolu hatta tıbbı vs. uzmanından daha iyi bilirler. Yarıçapları hayli büyüktür. Zamanın kütü olduÄŸuna inanırlar. Ve dahası gittikçe kötüye gittiÄŸine… Kendileri emeklidir efendim.
Ülkemizin en büyük sorunlarından biri iÅŸsizlik. Bu doÄŸru olabilir. Toplumsal yapı itibari ile hemen herkes bunu doÄŸru kabul eder. Bunun arkasına gizlenen sorunlar kendilerini fazla hissettirmezler ama onlarda bu ülkenin geleceÄŸi açısından en az iÅŸsizlik kadar ciddidir. İtiraf edelim ki, disiplinli çalışmayı millet olarak pek sevmeyiz. Bundandır ki ‘türkün aklı sonradan gelir’ diye bir darbı meselimiz bile var. Bu nerede ise kader inancımızın bir parçası haline gelmiÅŸ. Kimseye teoloji veya metafizik dersi vermek gibi bir düÅŸüncem yok. Sadece hayatımızda yer etmiÅŸ, derin izli bir problemi aktarmak istiyorum.
Teorik olarak baktığımızda emeklilik; çalışma hayatının zorunlu kısmının bittiÄŸi anlamına geliyor veya gelmeli ama birçoÄŸumuz için artık çalışmak çok gerilerde kalmıştır. Hatta emekli maaşı olmasa ‘çalışmak’ deyince ‘oda ne’ diyeceÄŸiz. (istisnalara saygılar sunuyorum)
Ellili yaÅŸlardaki çalışanlara. ‘emekliliÄŸe ne kadar var?’ diye sorarım; sohbet imkânı varsa. Birkaç istisnayı görmezsek, ölümü anlatır gibi anlatmaya baÅŸlıyorlar sanki cennetlik olarak dünyadan göçmüÅŸlerde, oranın sefasını sürüyorlar. Acı ama gerçek.
Efendim emekli olunca öÄŸleye kadar uyuyacağım. Kimse beni kalk iÅŸe gideceksin diye rahatsız edemeyecek. Önce uzun bir tatil.. GezeceÄŸim memleketi, hayatın tadını çıkaracağım. Biz bugüne kadar devlete çalıştık, ÅŸimdi devlet de bize baksın… vs.
Uzayıp gidiyor liste, ama artık hayatın tadını çıkarmak için yaÅŸ pek müsait deÄŸildir. Geç kalkmak için geç yatmak gerekir ama bünye geç yatmayı kaldıramıyor/dayanamıyor. Gezilecek ama kemikler sızlıyor. Yenilip içilecek ama doktor perhiz diyor.
Emeklilik kuruntularının çoÄŸu boÅŸ anlayacağınız. Tabi ki zamanı acımasızca öldürmek en özel emekli davranışı. Huysuz bir ev adamı olmak.. kimseye söz geçiremeyen biri haline gelmek. Bunlarda hesapta olmayanlar.
Emeklilik deyice artık, ölmeden ölenleri hatırlıyorum. Hayatı kendine mezar yapmış insanları yani. Onlara kızamam çünkü hayata benden önce gelmiÅŸler(?) Artı, onlar da öncekilerden öyle görmüÅŸler. Her fırsatta yeni nesli küçümsemeleri, geçmiÅŸte hep küçümsenmelerindendir.
Birkaç ay önce üç emekliye yeni nesle tecrübelerini aktarmalarını teklif etmiÅŸtim. Bir de ne göreyim; ipe-sapa gelmez anılarını tecrübe diye anlatmaya kalkmazlar mı? Tabi benim müdahalem vacip oldu ve ‘gençlerin sizin tecrübe sandığınız bu saçmalıklara ihtiyaçları yok ama sizin bu gençlerin ahlakını öÄŸrenmeye ihtiyacınız var’ cümlesi aÄŸzımdan çıkıverdi. Nerden mi bildim gençlerin ahlakını; anlatılanlardan gençlerin yüzleri kızarmıştı. İhtiyarlara ne oldu dersiniz. Onlar kahvede okey oynamaya devam... Ayrıca eÄŸitimli insanlar diplomalarına bakarsanız. Sadece çocuklaÅŸmışlar, mızmız birer insan olmuÅŸlar o kadar.
Emekliler hep maaÅŸları ile gündeme gelir bu ülkede, ama onların bu halka borçları bitti mi diye kimse sormaz. Ben ÅŸu kadarını söyleyeyim; bu ülke süper güç deÄŸilse, herkesin bu millete borcu vardır. Eski/yeni, emekli/çalışan, ihtiyar/genç… hiç fark etmez. Bizim en büyük sorunumuz millet olarak kendimize ciddi hedefler koymuÅŸ olmamamız.
Toplumsal ezberler din gibidir, kolay deÄŸiÅŸmez. Bu ezberlerin koruyucuları da eskilerdir. Bu ezberleri bozmakta yeni neslin eski olduÄŸu zamanki iÅŸidir. Cenneti dünyada hayal edip, emeklilik sonrasında kabir hayatı yaÅŸamaya gerek var mı?
Bu yazı için kayıtlı yorum bulunmamaktadır.
ALİ ERUYAR - yazara ait bütün köşe yazılarını için TIKLAYIN.
Şu an sitemizde 10 aktif ziyaretçi bulunmaktadır. [+] Ayrıntılı istatistikler için tıklayın.