| Konya | Ankara |
| Aksaray | Kayseri |
| Karaman | Antalya |
| Niğde | Kırşehir |
| Afyon | Isparta |
Ergenekoncuların avukatlıklarını yapacağını belirterek, fikri birlik içinde olduğu açıkça görülen CHP lideri Baykal hâlâ iddianameyi basite alsa da, sulandırmaya çalışsa da TC Mahkemesinin kabul ettiği iddianameye saygısızca “biri bizi gözetliyor evi tutanağı” dese de Mahkeme, savcının iddialarını ciddiye aldı ve yargılamaya değer buldu. 31.07.2008 00:28:48
. Bu aşamadan sonra şüpheliler de sanık sıfatını aldı. Bu normal bir süreç. Konu ile ilgili dava açıldığı için Anayasa 138. maddeyi de göz önünde tutarak, Baykal’ın aksine dava ile ilgili yorum yapmayacağım. Ancak bu örgütün geçmişteki uzantısını ve fikri temellerini irdelemek isterim. Örgütün, fiziki yapı itibari ile, Nato’ya girişimiz ile birlikte, savaş anında gayrı nizami kullanılmak için kurulmuş olan bir örgütlenme iken, 1989’dan sonra devlet içinde de kolları olan mafyalaşmış bir suç örgütü haline dönüşmüş olduğunu tespit ediyoruz. Bu tespitimize şunu da ilave etmemiz gereklidir. Bu örgütün fikri yapısı, 1989 yılından sonra hazırlanmış değildir. Kökü derinlere dayanır. Fikri yapı 1900’lü yılların başında ve hemen öncesinde Makedonya’da ittihatçılar tarafından hazırlanmış, 1908’de İkinci Meşrutiyet’le de geliştirilmiş iktidar yapılmıştır. Cumhuriyet’le de Atatürk’e ve –sonrasında- demokrasiye rağmen iktidardan hiç inmemiştir. Biz bu köşede hep şu fikri savunduk. İttihatçılar (İttihat ve Terakki Particiler) iki kola ayrılır. Birinci kol Marksist ittihatçılar. Bu kolun temsilcisi ünlü ittihatçı ve Üstat Mason Ahmet Rıza’dır. Talat Paşa Marksist olmasa da bu kolda hizmet etmiştir. Talat Paşa da Üstat Masondur. İkinci kol Enver Paşa tarafından temsil edilen Milliyetçi koldur. Bu kolların bu günkü temsilcileri olanlardan Marksist, Maoist veya kendilerini sosyal demokrat olarak tanımlayanlar CHP’de ve İşçi Partisi’nde, Milliyetçi olanlar ise MHP’de odaklanmışlardır.. Her iki kolda da Masonlar aktiftirler. İki kolun mensupları da güya vatanseverdir. Tabii ki gerçek sosyal demokratları ve gerçek Milliyetçileri tenzih ediyorum. Onlar da bu yapılanmadan rahatsızdırlar. Geçmişte, bunların ekipleri de bugün olduğu gibi ülkeyi kaosa sürüklemek istemişler, hatta İngiliz ajanı Derviş Vahdeti isimli bir kişiyi ‘din elden gidiyor’ diye güya ayaklandırmışlar, Başkent İstanbul’da kaos yaratmışlardır. Bunu bahane edip Makedonya’dan getirdikleri Hareket Ordusu ile de ihtilal yaparak, 2. Abdülhamid’i tahtan indirmişlerdir. İktidarı ele geçirmişlerdir. Günümüzde olduğu gibi acımasızca canlara kıyılmıştır. Bu uğurda ve bu fikri hep iktidarda tutabilmek için de bir çok ihtilal yapmışlardır.1960, 1971,1980 ihtilalleri öncelerinde bilinçli olarak kaoslar yaratıldığı tarihi kayıtlardır. 1980 ihtilali öncesi, sabahleyin sağcı öldüren -seri numarası aynı- silahın, akşamüstü solcu öldürmesi bu tespitin kanıtlarıdır. Devirmede, dağıtmada, yıkmada, can almada hep birliktedirler.
Bugün de hâlâ ittihatçı, ihtilalci, dağıtıcı kafadan çekiyoruz. İddialara göre, bugün de Ergenekon suç örgütünün amacı iktidarı devirmek ve iktidar olmaktır. Peki… deşifre olan yapısına ve sanıklarına bakıldığında, geçmişteki örgütlenmelerde olduğu gibi, bu örgüt içinde yine ikili yapıyı görüyoruz. Bir tarafta aşırı Milliyetçi sağcı Veli Küçük, Muzaffer Tekin, Fikri Kardağ, diğer yanda solcu İlhan Selçuk. Maocu Doğu Perinçek, sosyal demokrat Kemal Alemdaroğlu.. Bunları bir araya getiren ideoloji nedir? Söyleyelim… Makedonya’dan Hareket ordusu ile gelen, Cumuhuriyet’ten sonra “Kemalizm” felsefesi ismini almış kaosçu, ihtilalci fikrî yapıdır. Yani “Din düşmanı Marksist, Masonik sömürücü fikri yapı”. “Kemalist fikrî yapı” Atatürkçü değildir. Atatürk’ü kesinlikle sevmezler. O yüce insanı hep paravan yapmışlardır. Bu fikrî yapının ideologları ve fikir babaları sosyalist devrim yapmadı diye Atatürk’ü hep eleştirirler. Bugün Ergenekon terör örgütü içinde sanık olarak yer almış, Doğu Perinçek’in ve basına yansıyan hali ile fikrî yapısının Ergenekon’dan farklı olmadığını, onlara sahip çıkarak gizlemeyen Porf. Yalçın Küçük’ün (televizyonlarda kürsüleri yumruklayan, kalpaklı küçük hoca lakaplı kişi) Atatürk’e ne kadar eleştirisel baktıkları ortadadır. Atatürk düşmanı Kemalist fikrî yapı, aziz Türk Milletine de düşmandır. Yararlanamadığı yerde kahraman Türk Ordusuna da karşıdır. Ne zaman bu millet demokrasisini geliştirmek istedi, refaha kavuşma yolunda ilerleme kaydetti ise, bu yapı devreye girmiştir. Milleti Muasır Medeniyet yoluna taşıyacak tekerlere, işbirlikçi bu örgütlenmeler tarafından çomaklar sokulmuştur. 2. Abdülhamid’in tahttan indirilmesi sonucu Osmanlı’nın dağıtıldığını, her ihtilalden sonra Türkiye’nin geriye gittiğini unutmayalım. Bugün de ekonomimiz ve demokrasimiz dünden iyidir. Çabaları yine Türkiye’nin yolunu kesmektir. Ama artık halk uyandı… Neyin ne olduğunu gördü. Makedonya’dan gelen fikri yapıya ve uşaklarına direniyor. Direneceğiz… Çocuklarımızın, torunlarımızın geleceği için, demokrasimiz, hukukumuz için direneceğiz. Korkmadan, yılmadan direnmeliyiz. İşte ortak akıl hareketi… Katılalım… “Yeter artık yeter… Darbelere hayır, bizi biz, bu milletin öz değerleri ile yöneteceğiz. Makedonya’dan gelen fikri yapı değil” diyelim…
YATSI YAKIN
Geçen haftaki yazımızda, Abdüllatif Şener’in parti kurma hareketi içinde, KTO Başkanı Hüseyin Üzülmez’in de olabileceği iddialarından bahsetmiştik. Üzülmez’in basın danışmanı bizi arayarak, başkanlarının böyle bir çalışma içinde olmadığını, bunun için basın açıklaması da yaptıklarını belirtti. Bu beyan doğru olabilir mi? Olabilir. Ancak iddia sahipleri, Şener’i destekleyen TOBB Başkanı Rıfat Hisarcıklıoğlu ekibinde bulunan ve gizemli kişiliği de olan Üzülmez’in şimdiler de, geride durduğunu, bu hareketi Konya Elektrik Odası kanalı ile desteklediğini iddia ediyorlar. İnternet siteleri de hâlâ böyle bir destekten bahsediyor. Bu da doğru olabilir mi? Bu da olabilir… Ancak yatsı yakın… Ya Üzülmez’in ya da iddiacıların mumunu göreceğiz.
. Ancak şunu belirtmeliyim… Konya’ lı Hüseyin Üzülmez, doğru kulvarlarda koşarsa, Konya’ya daha çok ve kalıcı , hizmetler edebilir. İz de bırakabilir.Dilerim yanlış kulvarlarda koşmaz.
Bu yazı için kayıtlı yorum bulunmamaktadır.
- yazara ait bütün köşe yazılarını için TIKLAYIN.
Şu an sitemizde 5 aktif ziyaretçi bulunmaktadır. [+] Ayrıntılı istatistikler için tıklayın.