| Konya | Ankara |
| Aksaray | Kayseri |
| Karaman | Antalya |
| Niğde | Kırşehir |
| Afyon | Isparta |
Küresel değişimden en fazla etkilenen yapılaşmanın terörizm olduğunu söylemek sanırım yanlış olmaz. 31.07.2008 09:30:00
Marksizm'e dayalı bir yönetim tesis etmek gibi hedeflerle tarih sahnesine çıkan terörist grupların, son zamanlarda sömürü düzenine hizmet eden taşeron güçlere dönüştüğünü görüyoruz.
Biraz tuhaf karşılayabilirsiniz; sigara tiryakilerine benzetiyorum terörist grupları. Efkârlıyken de morali bozuk olduğunda da sigara içmek için kendince bir gerekçe bulan tiryakiler gibi, kendilerini güçlü hissettiklerinde de, zayıf düştüklerinde de saldırı yapma içgüdülerine teslim oluyor bunlar. Güngören’deki patlamalar da böylesi bir duruma işaret ediyor.
Bu saldırı bir başka gerçeğin de iyi algılanabilmesine imkân veriyor. Zamanlaması, yöntemi ve belli bir hedefe yönelik olmaması gibi birçok özelliğiyle bu saldırı, terörden beslenen kaynakların adeta DNA fotoğrafı. Gündemi biraz yakından takip edenler, saldırıyla amaçlananın, dağılma sürecindeki örgütün daha fazla kan kaybetmesini önleme çabaları olduğunu görür.
Türkiye Cumhuriyeti Başbakanının Ortadoğu’da şimdiye kadar alışılmamış şekilde karşılanmasının ardından gerçekleşen bu saldırıda; ABD veya İsrail’in parmağını aramaya gerek var mı bilemiyorum, ama şu bir gerçek ki, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin kararlı operasyonları ve Türkiye’nin Irak yönetimiyle yakın diyalogu neticesinde, bölgede rahatı kaçan örgüt, ‘Pişmanlık Yasası’ndan yararlanmak isteyenleri bünyesinde tutmanın yollarını arıyor. Bu da ancak saldırılarla mümkün olabilir. Peki nasıl? Örgüt, çok can kayıplı saldırılarla galeyana getireceğini planladığı halkın hükümete baskı yaparak ‘Pişmanlık Yasası’nda geri adım atmaya zorlayıp, adalete teslim olma düşüncesinde olanların umudunu kırmayı düşünüyor. Kısacası örgütün yeni hedefi ‘Pişmanlık Yasası’nın askıya alınması…
Mezhep ve ırk savaşları çıkararak toplumda infiale neden olacak eylemlerle işinin kolaylaşacağını bilen örgütün, gözyaşlarından ve parçalanmış ceset görüntüleriyle bezeli haberlerden moral bulduğunu ne yazık ki ya henüz kavrayamadık ya da RojTv’nin Türkiye temsilciliğini yapmakta bir sakınca görmedik! “Sevinmesinler ağlamayacağım” diyen annenin sözlerine kulak kapayıp, -TNT kalıplarından fırlayan demir parçalarıyla- tanınmaz hale gelen vatandaşların -yüreği olan, vicdanı olan herkesin lokmasını kursağında bırakan- görüntülerini saatlerce ekranlarda tutan, sayfalarını detay fotoğraflarla kapatan basın yayın organları RojTv’nin yapamadığını yaptı. Sansürün kaldırılışını böyle kutlayanlar, fahri görevlerini bir daha düşünsünler.
Bu yazı için kayıtlı yorum bulunmamaktadır.
Şu an sitemizde 3 aktif ziyaretçi bulunmaktadır. [+] Ayrıntılı istatistikler için tıklayın.