Son Dakika
BAĞLANTILAR
HAVA TAHMİNLERİ
Konya Ankara
Aksaray Kayseri
Karaman Antalya
Niğde Kırşehir
Afyon Isparta

Yarım Kalan Tasarı

-

Bizim adabımıza ters(!) düştünüz sayın Edibe Sözen… AK Parti İstanbul milletvekili ve partinin Tanıtım ve Medyadan sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Edibe Sözen 46 maddelik bir tasarı hazırladı. Ama tasarı başlamadan bitti. Tam da tasarı kamuoyuna ve tartışmaya açılsın derken tasarı büyük bir tartışma başlattı bile. Sayın Edibe Sözen’in acemi(!) siyasetçiliğinden midir yoksa mesleği gereği mi (Edibe Sözen yurtdışı üniversitelerinde Sosyal Temsiller Teorisi eğitimi almış) bilinmez böyle bir tasarıyı hazırladı. 12.08.2008 11:02:59
Yazıyı KüçültYazıyı Büyüt

Türkiye’de ikna odaları kurmak serbest, ama bu tür faaliyetler yasak. Aa siz daha bunu öğrenemediniz mi?

            Üniversitelerde terörist başının posterini açıp nevruz kutlamaları yapmak serbest, ama iyi niyetle gençlere yönelik tasarılar yapmak yasak…

            Gençleri kamplara bölecek çağrılar yapmak serbest, ama birleştirici projeler geliştirmek yasak…

            Ahlaksızlığa giden yolları kapatmak, gençleri fişlemek anlamında yasak, ama bu yola giden her şey muteberdir.           

            Bu ülkede bir zamanlar,

 

            “Kızılcıklar oldu mu?

            Selelere doldu mu?  

            Gönderdiğim pabuçlar

            Ayağına oldu mu?”

 

Türküsü de yasak değil miydi? Sırf bir şeyler çağrıştırdığı için…          

Bu bağlamda yasak koymak da yasak, ama gene de her şey serbest…

            İsterseniz tasarıyı bir de tersten okuyalım. Demokratik ülkelerde porno yasağı mı olurmuş, diskolar gece 24:00’den sonra kapatılır mıymış, okullara ibadethane açılıp da gençlere baskı mı yapılırmış yaygarası yapanlar sadece parti kapatmaya karşı değillerdir sayın Edibe Sözen. Bu bağlamda düşünürsek partinin yeni google davasıyla karşı karşıya kalacağını hiç düşündünüz mü?

            Azınlık haklarına saygıdan bahsederseniz, milliyetçilik duygularımız kabarır… Bunun farkına varmak için yeni bir kapatma davasına ihtiyaç olmasa gerek Sayın Edibe Sözen.

            Daha bu ülkede başörtüsü yasağını kaldıramamışken ve özellikle bu konuda deyim yerindeyse birbirine kazık atan partileri bir araya getirememişken siz hangi gençlerin dini özgürlüklerinden bahsediyorsunuz?

            Tabi ki bu tersten okuma heyecanını benden çok kartel gazeteleri yaşamıştır. Çünkü bu tasarı, sizin üzerinizde baskı kurarak milletvekilliğinizin şartlarından taviz vermenizi beklerken böyle bir tasarının Meclisten geçmesine de herhalde en çok onlar üzüleceklerdi.

KALAMAR SİYASETİ

Onbinlerce küçük yatırımcının bir araya gelerek kurduğu holdingin yönetim kurulu başkanı yemek olarak kalamar istemiş. Gayet doğal, yiyebilir… Yoksa siz Konya’da oturmakla beş vakit namaz kılmanın paralel olduğunu mu düşünüyordunuz? Fetva hazır; İmam Hanefinin “misafir gittiğin yere uyum sağlayacaksın” mealinde bir sözü.

            Emre Aköz, Konya’mızı tanıtmak adına en iyisini yapmış. Hatta o kadar ki tam da İstanbul AK Parti milletvekili Edibe Sözen’i destekler nitelikte… Yalnız yönetim kurulu başkanının kalamarla Konya arasındaki bağı hem de fetvaya dayandırarak kendini haklı çıkarması biraz garip. Daha düne kadar ‘yeşil sermaye’ adı altında neredeyse kartel medyanın piyasadan silmeye çalıştığı bu ve bunun gibi holding yöneticilerinin ifadeleri Konya’ya yaranmak mı? Yoksa medyaya yaranmak için mi kullandı. Şöyle de diyebiliriz; belki hayatında kalamarın adını bile duymamış olan onbinlerce ortaklarına ve tüm Türkiye’ye kalamarla anılmak yerine iş strajisiyle ön plana çıksaydı daha kalıcı olurdu galiba…

 

            Kabuğunun kırmak, kendini aşmak, üzerimizdeki kara bulutları dağıtmak çok güzel bir şey, ama kırılan kabukların da yeni projelere önayak olurken feragat edilen şeylere dikkat edilmesi gerekmez mi?

 

            Şimdi bana diyorlar. Tamam, programını da yap, yazını da yaz. Ama siyasete bulaşma. Şimdi sorsanız bu nedir diye, cevap belli; bu da sektörel siyaset, pazar siyaseti, açılım siyaseti falan…

            Şimdi siz söyleyin ben ne yapayım?

 

* Gençleri Koruma Kanun Tasarısı

Tasarının alt başlıkları kısaca;-Diskolar 24.00’e kadar açık olabilecek –Tehlikeli etkinlikler yasaklanabilecek –Gazetelere cinsel yasağı getirilecek –Porno bildirimi yapılacak(satış halinde 18 yaş ve kimlik istenilecek) –Okullara ibadet alanı kurulabilecek –İnternetkafelere 18 yaş sınırı getirilecek

Bu yazı toplam 228 kez okunmuş.

Yorumlar

  • Sanat, Ahlak, Felsefe...

    Genellikle plan-projeler belli bir eksiklik ve noksaniyet boşluğundan teşekkül ettirilerek hazırlanıp yürürlüğe konulur. Malumunuz her proje de her topluma uygun olmayabilir. O toplum, halk ya da yörenin gelenek- görenek, an'ane, kültür, toplumsal değer ve inaçlarına aykırı davranışlar olabilip ters tepebilir, ahlaki çözülme ile toplumsal dejenerasyon, kültürel çatışma yaşanabilir. Veyahut da belki böyle bir sorun yaşanmıyor da yaşanıyor izlenimi verilerek bazı projelere bu şekilde engel olunabilmektedir. Misalen ve de malumumuz güzel ülkemizde insan ruhuna, fıtratına aykırı; hakkına, hukukuna, ahlakına tasallutta bulunuluyor. Kişi, grup ve toplumun mütefavit kesimlerinin sanat, ahlak ve yaşam felsefesi farklılık gösterebilir. Mühim olan farklılığın olması değil çoğunluğun ya da genelin ihtiyaçlarına cevap verilebilmesi bir sorun varsa giderilebilmesidir. Yoksa toplumuzdaki eksiklik ve sorunları görmeyecek/göremeyecek kadar bakarkör olmamak gerek. Söylenecek ne az laf ne de yazılmayacak... Vesselam.

    A.Halim Mavi 12.08.2008 01:54:50

Sizde bu yazıya yorum ekleyebilirsiniz!

Şu an sitemizde 2 aktif ziyaretçi bulunmaktadır. [+] Ayrıntılı istatistikler için tıklayın.

HakimiyetYeni Gazete İletişim ve Yayıncılık Ltd. Şti. | Copyright © 2008, All Rights Reserved. Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. Herhangi bir haber veya içerik; izinsiz ve/veya kaynak gösterilmeden kullanılamaz.