Son Dakika
BAĞLANTILAR
HAVA TAHMİNLERİ
Konya Ankara
Aksaray Kayseri
Karaman Antalya
Niğde Kırşehir
Afyon Isparta

Üzgünüm, ne de Güzel Oynatılmışız

-

Ergenekon iddianamesi açıklandıktan sonra, ülkemizde var olduğu bilinen ama bir türlü şu,şudur denemeyen “ derin devlet” yapılanması da deşifre oldu.. İddianameye bakınca hayretler içinde kalmamak mümkün değil? Şu ilişkilere bakınca bu fikrimin paylaşılacağını umarım.14.08.2008 09:28:37
Yazıyı KüçültYazıyı Büyüt

1-Basına yansıdığı kadarı ile, geçmişte MİT ile irtibatı bulunan ve kayın babası ile eşi Kesire hanım Mit görevlisi olan baba tarafından Ermeni  ve gerçek adının “agop olduğu iddia edilen Abdullah Öcalan’a, sol örgütleri  parçalamak için  Marksist ve Leninist ideolojiye sahip PKK’nın devlet bilgisi altında   kurdurulduğu, 1980 sonrası dış güçler tarafından, özellikle de, Türkiye Ermeni örgütü ASALA’yı yok edince  Ermeni diasporası  ve Avrupa Kiliseleri tarafından Ermeni  APO’nun ve örgütü PKK’nın  Türkiye’ye karşı kullanıldığı anlaşılmaktadır. Hatta,  basında bazı devlet yöneticilerinin bu duruma hayıflanarak,  başlangıçta, bu zatın neden yok edilmediğini , “elden kayıp gittiğini” sorguladığı anlatılmaktadır. Evet… Agop, elden kayıp gitti ve devletimizin 24 yıldır belalısı oldu. 300 milyar dolarımızı yuttu.. Binlerce vatan evladı şehit oldu. Hala oluyorlar. Peki suçlu kim? Sırf Kürt kökenli solcu gençleri başına toplayarak sol örgütleri bölsün diye, Türkiye için tarihi boyunca hep hassas olmuş etnik bölücülüğe yol açabilecek böyle bir girişim neden başlatıldı? Bu husus böyle basit bir anlatımla geçiştirilebilir mi? Bu günkü sonu, devleti yönetenler neden göremedi? Yoksa o günden sonu, görebilen, planlayabilen devlet içinde yuvalanmış hainlerin varlığından şüphelenmemiz gerekmez mi? kim bunlar? Ergenekoncular mı?                                      

          2- Ergenekon’un deşifresine oldukça açıklamaları  ile yardımcı olan haham TUNCAY GÜNEY’in beyanlarına göre, 24 bin makine kimya yapımı yani ordu  malı olan silah,Veli Küçük’ün emri ile  Kuzey Irak’a götürüldü, bu silahların 12 bini Talabani,’ye verildi, 12 bini de Barzani’ye verilecekti, 6 bini Barzani’ye verildi kalan 6 bini de  Kandil Dağındaki PKK yöneticisi Cemil Bayık’a verildi.. Anlamadınız mı? Ergenekon örgütü TSK içindeki hala görevde bulunan elamanları tarafından temin edildiği  malum,ordu silahlarını Kandil’deki Talabani, Barzani ve en acısı da Mehmetciği öldüren  PKK ya vermiş: Yani…. Yani Ergenekon örgütü ile PKK örgütünün amacı bir yerde kesişiyor Nerde dersiniz?. Biri ulusalcı Atatürkçü Milliyetçi, öbürü bölücü, Marksist Leninist… Ergenekon’un sivil liderlerinden olduğu söylenen Doğu Perinçek’in de BEKAA vadisinde APO ile PKK’yı denetleme resimleri hafızalardadır. 1900’lü yıllarda fikri yapı olarak (fiziki yapı zaman zaman değişmiştir)Türk Milletine musallat olmuş Ergenekon örgütü, PKK nında kurucusu ve kullanıcısıdır. Ergenekon iddianamesi açıklandıktan sonra, PKK eylemlerinin yurt içinde artması dikkat çekicidir.

                       3- Diğer yandan, basına yansıyan resimlere göre, Ergenekon yöneticileri, Veli Küçük, Fikri Karadağ, Avukat Kerinçsiz   v.s’ nin Türk Ortodoks Kilisesinde sık sık toplandıkları, papazın yönettiği ayinlere katıldıkları, hatta Ergenekoncuların papazın elini öpmek için kuyruğa girdikleri görülmektedir. Acaba bu ayinlere katılanlar gerçekte Müslüman değiller mi? İnşallah değillerdir. Ya da sadece ateisttirler.  

                   4-Türk Hizbullah terör örgütü’nün güya lideri Hüseyin Velioğlu’nun Veli Küçük karşısında hazır olda beklediğini, güya İslam’ı savunan ve bu anlamda birçok arkasında mezar evler bırakan ( Konya’da Gonca Kuriş’in öldürülmesi)bu örgütü de Ergenekon’un kurdurduğu iddianamedeki tanık ifadeleri ile anlatılmaktadır. Yani Ergenekoncular güya İslami örgüt olan Hizbullah’ı kurmuş ve kullanmışlar…. Tıpkı 28 Şubatta, telekız Fadime’den tarikat müridi, ayyaş Ali Kalkancıdan tarikat şeyhi yapıp, ülkeyi kaosa sürükleyip, hükümeti düşürdükleri gibi…

                       5- Susurluk kazası ile ortaya çıkan olaylarda, Ergenekon’un parmağı bulunduğu, Susurluk’un Ergenekon içinde bir iç hesaplaşma olduğu, bu kaza tertibinin ünlü bir siyasetçi emri ile yapıldığı, bu kazada ölen, Ergenekonculuğu kuvvetle muhtemel, emniyet müdürü Alevi kökenli  Hüseyin  Kocadağ’ın, üyelerinin çoğunluğu alevi orjinli olan solcu DHKP-C örgütüne hakim, hatta bu örgütün liderini dahi değiştirebilecek konumda  bulunduğu  ve bu örgütün, başta Özdemir Saban’cı suikastı olmak üzere bir çok kanlı eylemde kullanıldığı  iddianame kapsamında belirlidir.Yani DHKP_C yi kuran ve yöneten de Ergenekon’dur.

                    Görülüyor ki, Ergenekon, devletin bekasına göz diken, karma karışık ilişkileri, muazzaf subaylar arasında da üyelerinin olacağı şüpheleri  olan (askeri savcılarda araştırma içinde)bir yanda bölücü PKK, diğer yanda Marksist CHKP_C, öbür yanda, güya İslamcı Hizbullah’la kol kola, bir çok cinayete karışmış, uyuşturucu ticareti  yapan, haraç alan, ordu depolarından silah çalan ve mal mülk  gasp eden, dini imanı belli olmayan, bir örgütlenmedir. Buna rağmen,  Süleyman Demirel, ülkenin generalleri hapse atılır mı ? deyip Ergenekon’u basite indirgemeye çalışıyor. Yani koruyucu açıklamalar içinde... CHP sözcüleri yandaş açıklamalar yapıyor. Deniz Baykal bu örgütün avukatlığına soyunuyor. CHP ‘yi anlamak zor değil… CHP’nin varlık nedeni bu örgütün fikri yapısıdır… Ama o da bitti… Peki, Demirel’in derdi ne? Sorgulayın. Bir takım basın yayın, bu arada Kanada’daki haham Tuncay Güney, aldığı talimatlarla olacak sanırım hükümetle Ergenekoncuların anlaştığını, Ak Parti’nin bu anlaşma neticesi kapatılmadığını  kasıtlı olarak yayıyorlar. Amaç kamuoyundaki” ucunun nereye giderse gitsin”, örgütün çökertilmesi beklentisini kırmak ve hükümeti bu konuda beklenti içinde olan halk gözünde küçük düşürmektir. Hükümet böyle bir düşünce içinde olamaz. Yoksa… desteğini değil varlık nedenlerini kayıp eder. Biliyorum ki, hükümette böyle bir düşünce yoktur. Bu işin sonuna kadar gidilmelidir.

Değerli okurlarım, çok üzülüyorum… Neye mi?  Aldatıldığımıza… Milletçe kandırıldığımıza…Kukla gibi oynatıldığımıza…Çok gece ne olacak bu memleketin hali diye uykusuz kaldığım Eğitim Enstitüsünde okurken, o fakir aile çocukları olan arkadaşlarımızın, solcu…. sağcı… diye ayrılıp dövüştürüldüğüne, l980 öncesi 5 bin gencimize PKK nedeni ile ölen ,30 bin insanımıza, masumca ölenlere….bu milletin 300 milyar dolarına….daha neye neye üzülüyorum…On yıllardır nede güzel figüran yapılmışız…Gerçekten üzülüyorum…Gençler görüyorsunuz halimizi … Ne olur sizler uyanık olun…

Bu yazı toplam 111 kez okunmuş.

Yorumlar

Bu yazı için kayıtlı yorum bulunmamaktadır.

İlk yorumu siz yapın!

Şu an sitemizde 8 aktif ziyaretçi bulunmaktadır. [+] Ayrıntılı istatistikler için tıklayın.

HakimiyetYeni Gazete İletişim ve Yayıncılık Ltd. Şti. | Copyright © 2008, All Rights Reserved. Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. Herhangi bir haber veya içerik; izinsiz ve/veya kaynak gösterilmeden kullanılamaz.