| Konya | Ankara |
| Aksaray | Kayseri |
| Karaman | Antalya |
| Niğde | Kırşehir |
| Afyon | Isparta |
Bu sefer Hülya Avşar’ın gafını yazmayacağım. Kurban hakkında ne düşündüğü artık benim için hiç önemli değil. 23.08.2008 12:34:13
Çünkü Ergenekon iddianamesinde sanatçı sabetayistler listesinde adı geçti. Başbakan Erdoğan röportajıyla gurban olan başbakanıma kesimine yaramaya çalıştı ama çilingirci ve bilmem necilerden tepkiyi aldı herhalde öyle ya… Onların da gönlünü almak, onları tekrar kazanmak lazımdı. O da hemen üzerine düşeni yaptı. Gurban olduğum(!) gurbanlık goçlardan başladı ve orta yolu buldu. Yani ne şiş yandı ne kebap…
Hatırlarsınız… Aysun Kayacı’nın dağdan düşme pardon dağdaki çobanlara moron moron bakmasını eleştirirken, bunlar hakkında çok fazla söylenecek şey yok kalmadı, daha çok konuşursak ancak onların popularitesini artırır demiştik, inşallah bunlara tokat gibi cevap verecek birileri çıkar gibisinden temennilerimiz olmuştu. Hatta birileri Aysun Kayacı’ya akıl bile vermeye kalkmıştı, okul falan yaptırıp kendini affettirebilmesi için. Aysun Kayacı belki bu konuda çok fazla adım atamadı Çünkü onların gerçek bakışları o, ama Hakkâri’den öyle öyle bir cevap geldi ki, sanki Kayacı’ya tokat gibi değil de deyim verindeyse tekme gibi cevap oldu. Hakkâri’de tek kollu çobanlık yapan bir genç Tıp Fakültesini kazandı azmi sayesinde. Hem de maddi imkansızlıklar içinde kıvranırken. Yani Kayacı’ya bir fırsat daha doğdu. Eğer bu gence destek olursa belki düşünülerin hepsini boşa çıkarabilir. Acizane bu da bizim bir tavsiyemiz Kayacı’ ya …
Gördünüz ya…
Biz o zaman Kayacı’ya Allaha havale etmemiştik. Belge mi? İşte belge Hakkarili gencin ÖSS sonuç belgesi.
Buna mukabil Avşar kızını Allaha havale ediyorum. Çünkü gurbanlık goçların belgesi olmaz. Onların belgesini öbür tarafta göreceğiz. Hani şu hep söylenegelen boynuzsuz koçun boynuzlu koçtan hakkını alacağı günde…
Avşar kızına da bu dünyada somut bir cevap gelir mi bilemem ama… Ben gene de Kayacı örneğini hatırlatayım dedim.
Bir de şu günlerde Allaha havale etme meselesi çok konuşulur hale geldi de…
Neyse…
Konuşup çok fazla yormayalım dedik Hülya teyzemizi… Ama… Dil açıldı bir kere…
Hazır açılmışken şu oruç meselesine de bir temas etseydiniz de… Malum Ramazan da yaklaşıyor… Hem böylece oruçtan da yırtmış(!) olurduk.
Yiyelim, içelim kalbimizi bozmayalım… Ya da öğleye kadar oruç tutsak hükmü nedir? İşte bu soruyu da benim beş yaşındaki kızım soruyor. Hülya hanım teyzemiz bu soruya ne cevap verirdi acaba?
BALKON YAZILARI
İstanbul’da askerliğim döneminde Tevfik Fikret’in müze haline getirilen evini gezmiştim. Şöyle bir balkona çıkıp bakıyorsunuz, ne manzara.. Şehir ayaklarınızın altında.. Tevfik Fikret’in eserlerinin çoğunu bu balkonda yazdığı söylenir. İstanbul’da şahane manzaralı bir balkonda Kayseri’yi betimlemek.
Bütün bunları niye söyledim? Doğrusunu söylemek gerekirse birçok okuyucumdan neden Konya hakkında çok fazla yazmıyorsun gibisinden eleştiriler aldım. Ama yazmam gerekli olduğu yerlerde Konya’yı da yazdığımı düşünürken Konya gündeminde gerek Konya’daki sivil toplum kuruluşları ve gerekse (belediyeler v.b.) kamu kurum ve kuruluşlarıyla çok fazla içli dışlı değilim. Bu yüzden balkonda oturarak şehri tarif etmek bana hep ters gelmiştir nedense…
Ama yazılması gereken bütün konuları da yazacağımdan hiç kimsenin endişesi olmasın.
Neticede Hakkâri’de başı ağrıyan bir vatandaşımıza da Konya’dan aspirin yetiştirmenin bilincine de sonuna kadar sahip çıkacağım..
Bu yazı için kayıtlı yorum bulunmamaktadır.
- yazara ait bütün köşe yazılarını için TIKLAYIN.
Şu an sitemizde 3 aktif ziyaretçi bulunmaktadır. [+] Ayrıntılı istatistikler için tıklayın.