| Konya | Ankara |
| Aksaray | Kayseri |
| Karaman | Antalya |
| Niğde | Kırşehir |
| Afyon | Isparta |
Ülkemiz genelinde yaz ayları ile sonbaharın ilk ayını da içine alan dört aylık süre (Haziran, Temmuz, Ağustos, Eylül) tam manasıyla çalışma içinde geçer. 25.08.2008 07:50:23
Bilhassa hasat mevsimi denilen bu aylarda Türkiye’miz bir baştan öbür başa kadar erkeğiyle, kadınıyla, genciyle, yaşlısıyla bir yılın nafakasını ve masraflarını karşılamak için-bilhassa köylerde-çok yönlü ve hummalı bir faaliyet sergilenir. Anadolu ve Trakya’yı içine alan ülke bütünlüğünde vardığınız, uğradığınız ve yolunuzun düştüğü her köyde, her beldede, hatta pek çok ilçede kendini işine, aşına vermiş tarlada, bağda, bostanda ve bahçede çalışan pek çok insanla karşılaşırsınız!
Şehirlerdeki yaşam şartları ile köylerdeki hayat şartları çok farklıdır. Bilhassa büyük şehirlerde yaşayan insanlar genelde ya memurdur, ya esnaftır, ya sanatkârdır, ya serbest meslek sahibidir, ya da bir fabrikada yahut herhangi bir işyerinde işçidir.
Onun için şehirlerde hayat köylerde ve küçük yerleşim birimlerinde olduğu gibi çok erken saatlerde değil, genelde hareketlilik herkesin mesai saatinin başlamasından biraz önce başlar. Şehirlerde dört mevsimde monoton bir hayata rağmen köylerin tamamında veya tamamına yakınında hayat şartları değişkenlik arz eder.
Ülkemizin büyük bir kısmında kış mevsimi iş ve çalışma açısından köylerimizde ölü geçer. Şiddetli soğuklar, buzlanmalar, kar yağışları ve don olayları yüzünden köy hayatı oldukça sakin, sessiz ve kendi halinedir. Buna mukabil şehir hayatında mevsimlere göre bir farklılık, bir değişiklik pek mümkün olmaz.
İlkbaharın ikinci ayı olan nisan ayı ile birlikte köy hayatında bir canlanma, bir kış uykusundan uyanma, sanki bir dirilme bütün açıklığıyla birlikte görülmüş olur. Üç dört aylık bir istirahatta geçen sürenin ardından yeni bir çalışma, yeni bir hamle, yeni bir ekim ve dikim yarışı köy hayatının değişmez şartları olarak karşımıza çıkar.
Bu nevi hummalı çalışmalar hasat mevsiminin sonuna kadar aralıksız olarak devam eder. Bölgenin iklim şartlarına göre ülkemizde üzümünden, fındığına, tahıl ürünlerinden tütüne, pamuğundan narenciye çeşidine, her türlü meyvesinden sebzesine varıncaya kadar her türlü gıda ve ticaret maddelerinin yetiştirilmiş olduğu ülkemizde köy ve kırsal hayat; sekiz aylık sürede hepten çalışmakla, toprakla boğuşmakla geçer.
Tarım işlerinde faaliyet olmasa, toprak; cinsine ve vereceği ürüne göre değerlendirmeye tabi tutulmasa, iş ve aş mevsiminde gece-gündüz demeden çalışmasa hem köylerde yaşayanlar, hem de şehirlerde yaşayanlarda sıkıntılı bir halata duçar olabilirler. İşte köyle ve tarım işleriyle uğraşan insanlarımızın nasırlı elleri ve toprağa dökülen terleri, sofralarımıza gelen ekmekte ve tümüyle yediğimiz gıda maddelerinde hakkı ve hissesi vardır.
Şehirlerde özellikle Büyükşehirlerdeki yaşantı şartları ile köylerdeki hayat şartları arasında çok bariz şekilde farklılıklar mevcuttur. Köy hayatında çeşitli ürünlerin yetiştirilmesi yanında bir de hayvancılık gibi oldukça ağır bir iş daha vardır. Genelde köylü üretir, şehirlerde parasıyla alır ve tüketir. Böylece üretici olan köylüler ile tüketici durumda olan şehirliler arasında olumlu bir denge sağlanmış olur.
Bu yazı için kayıtlı yorum bulunmamaktadır.
- yazara ait bütün köşe yazılarını için TIKLAYIN.
Şu an sitemizde 7 aktif ziyaretçi bulunmaktadır. [+] Ayrıntılı istatistikler için tıklayın.