Son Dakika
BAĞLANTILAR
HAVA TAHMİNLERİ
Konya Ankara
Aksaray Kayseri
Karaman Antalya
Niğde Kırşehir
Afyon Isparta

Küçük Şeylerle Mutlu Olmanın İncelikleri

-

Biz Türk toplumu olarak az şeyle yetinmeyi değil ama küçük şeylerle mutlu olmayı şiar edinmişiz. Ama bu küçük şeyin de bir bölümünü yani kendi işine yarayanı ele alıp mutlu olmaya çalışanı ilk defa görüyorum.26.08.2008 09:22:11
Yazıyı KüçültYazıyı Büyüt

Vatan yazarı geçen haftaki yazısında birilerinin nereden geldiği bile olmadığı iddia edilen 2,5 milyon euroluk parasına sahip çıkarken ülkenin bir süreçte uçup giden 90 katrilyonuna sessiz kalmayı tercih etmiş. Unuttu galiba…

Demek ki onlar için, ülke değil kişiler önemli.

            Son yazısında ise, Hatice Koç’un (ÖSS’de Türkiye 9.su olmuş) üniversiteye giderken başımı açacağım ifadelerinden mutlu olmuş ama sayın Cumhurbaşkanın eşinin, “beynimi değil başımı örtüyorum” sözüne her nedense tüyleri diken diken olmuştu herhalde.

            Hatice Koç’un ertesi gün başka bir gazeteye verdiği röportajda ifadelerinin o meyanda olmadığını bizler gördük ama malum yazarımız mutlu(!) olmuştu bile.

            Başörtü sezonu yaklaşırken, haşama sezonu bitmek üzere…

            Birilerine başınızı örterken beyninizi de örtüyorsunuz derken, muhatabınıza da cevap hakkı doğmaz mı? O zaman siz de başlarınız açıkken beyninizi kapatıyorsunuz. Mesela Hatice Koç’un; başımı açarım ifadesini beyninize kazırken, zorlama halinde ibaresine neden çelikten duvar örüyorsunuz?

            Başbakan Erdoğan 22 Temmuz akşamı çıkıp, bize oy veren vermeyen herkesi kucaklayacağız açıklamasından sonra bunlara kulak tıkayıp, başörtüsünün bütün yolsuzluklara örtü olacağına niye takılıp kaldınız? Tam dişler arasından fırtmaya yeltenmiştiniz ki açıklama gene başbakandan geldi. Biz sararan dişleri de temizlemesini biliriz mefhumunda “yetimin hakkını yemeyiz ve de yedirmeyiz” dedi

            Ama neyse…

            Biz ne kadar dil döksek de onların beyinleri kapalı.

            Çünkü yıllardır gerek köşe yazılarıyla gerek manşetlerle belirli kesimin hedef gösterilip fişlendiklerini hatta geçen yılki başörtü sezonunda pardon eğitim öğretim yılında başörtü yasağını uygulamayan üniversitelere bile manipüle haberlerle zorla yasak uygulatan beyinde hangi örümcekler turluyordu.

            Sararan dişleri temizlerken ülkenin uçup giden katrilyonlarını da, örtülü ödenekleri de 2,5 milyon euorocukları sorgulamak gerekmez mi?

            Biliyorsunuz evde eşine örtünme baskısı uygulamak boşanma sebebi olarak açıklandı. Peki açılması için ikna odaları kurmak ve medya aracılığıyla sosyal ve psikolojik baskı uygulamak neyin sebebi olabilir acaba? İsterseniz son sözü büyük düşünür Mevlana ile söyleyelim; Zaman değişiyor cancağızım, artık yeni şeyler söylemek lazım.

 

Bu yazı toplam 179 kez okunmuş.

Yorumlar

Bu yazı için kayıtlı yorum bulunmamaktadır.

İlk yorumu siz yapın!

Şu an sitemizde 5 aktif ziyaretçi bulunmaktadır. [+] Ayrıntılı istatistikler için tıklayın.

HakimiyetYeni Gazete İletişim ve Yayıncılık Ltd. Şti. | Copyright © 2008, All Rights Reserved. Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. Herhangi bir haber veya içerik; izinsiz ve/veya kaynak gösterilmeden kullanılamaz.