Son Dakika
BAĞLANTILAR
HAVA TAHMİNLERİ
Konya Ankara
Aksaray Kayseri
Karaman Antalya
Niğde Kırşehir
Afyon Isparta

Yaşar’ların Kavgası “şahane”

-

Yaşar’lardan biri ünlü siyasetçi Yaşar Okuyan, diğeri ünlü ilahiyatçı Prof. Dr. Yaşar Nuri Öztürk’ tür. Halkın Yükselişi Partisi’nin Yaşar Hoca Genel Başkanı, Okuyan da Genel Başkan vekili idi. Hatta Okuyan kendi partisi Hür Parti’yi kapatarak bu partiye gelmişti.28.08.2008 10:13:32
Yazıyı KüçültYazıyı Büyüt

Okuyan, aniden bir açıklama yaparak,. Genel Başkanı Yaşar Hoca’nın danışmanı “Şahane” isimli hanımla karısını aldattığını, bunun için bu kişinin yardımcılığını yapmayacağını ve görevinden istifa ettiğini bildirdi. Hoca hemen karşılık verdi. O hangi görevde ki istifa etmiş, ben onu daha önce görevden almıştım. Çünkü o, partiyi Tuncay Özkan’a teslim etmemi istemişti. Tuncay Özkan, malum Cumhuriyet mitinglerinin düzenleyicisi, sözcüsü v.s kişi. Okuyan iddiasının arkasında… ‘Hoca danışmanı ile ilişki içinde’ diyor… Gazeteciler soruyor hocaya: Böyle bir iddia var ne dersiniz? Hoca ıkınıyor, sıkınıyor HAVET der gibi bir cevap veriyor: “Aşk varsa vardır, aşk varsa bunu kimse yasaklayamaz ve … engelleyemez zaten… Fakat yok…”

“Ama  eşiniz de bu anlamda açıklama yaptı.  Şahane hanım, eşinize, eşinle şu anda beraberim diye mesaj çekmiş” diyor gazeteciler.  Yaşar hoca bombayı patlatıyor: “Şahane hanım Avrupa’da tahsil görmüş, çok yetenekli bir hanım… Eşim onu kıskanıyor. Çocuklarımın annesi şimdi onun için bir şey söylemeyeceğim.”

Şahane hanım ise bu konuda sessiz… Neden?

Olayı bu şekilde özetledikten sonra şimdi kamuoyuna mal olmuş bu kişilerin kişilikleri ve geldikleri noktalar hakkında biraz açıklama yapalım…  İnsanlar nerelerden nerelere geliyorlar görün bakalım…

Sene 1977 Selçuk Eğitim Enstitüsü akşam bölümünde öğrenciyim.(Eğitim Fakültesi 2. öğretim) son ders saat 24.15’te bitiyor. Çoğunluğu kuş beyinli, geneli post bıyıklı serdergeler kapıları tutmuşlar… konferans var konferans salonuna gidilecek… Erkeksen karşı çık… Kafa, kol ,bacaklar kırılır okul dışına atılır ve bir daha okula da giremezsin. Elimiz mecbur gittik. Sunucu, şimdi  kürsüye Ülkü ocakları bilmem ne başkanı bozkurt Yaşar Okuyan’ı davet ediyooorum… Dedi. Uzun boylu, yarma tipli, çakır ve çakmak gözlü, havada kimi keseyim misali sallanan  kılıç  gibi , bir göçmen oğlu çıktı kürsüye…   Sunucunun verdiği mikrofonu eli ile iterek Allah (CC)  bize ses vermiş., gerekmez deyip üç saat kendi tabiri ile gomministler, CHP  ve Ecevit’i  yerden yere vuran, din iman ve Türk Milliyetçiliğini öven konuşmasını yaptı. Dışa çıktık saat  dört, eve kadar yürüdüm… zavallı annemi balkonda ağlar, rahmetli babamı heyecanından  salonda sigara üstüne sigara içer buldum. Beni gördüğünde babamın göz pınarlarındaki iki davla yaş hala yüreğimde sızıdır. Aradan zaman geçti 12 Eylül dönemini Ülkücü gençlik  işkenceler içinde geçirirken, Bozkur Yaşar hafif atlattı. Baktık ki rahmetli Mustafa Taşar’ın tavassutu ile Anavatan Partisinde milletvekili. Partide yönetici…  Akçeli  işler  yöneticisi… Sonra eleştirdiği Ecevit’in kabinesinde bakan. Sonra ANAP’ı ilk terk edenlerden. Sonra… Sonrası… CHP’de… Baykal’ın yanında… Durun daha… Aaaaa…  Ergenekonculuktan sanık olanlarla birlikte, ön safta Cumhuriyet mitinglerinde… Kürsüde Tuncay Özkan laiklik adına, Türk Milletinin değerlerine söverken, o,kızlarını da getirmiş Özkan’ı alkışlıyor… Nereden… Nereye… Bu nasıl değişme….Bu nasıl dönme…. Ben babamın gözyaşlarını nasıl unuturum… Sana hakkımı nasıl helal ederim…  Haklar helal edilir mi bu adama… Onun çektiği nutuklarla kimler ne kadar kol bacak kırdı… Kimlerin babası annesi sıkıntıdan hasta oldu kim bilir.

                    Yaşar Hoca’ya gelince… Hocayı ilk önce televizyonlardaki hanım ağırlıklı topluluklara yaptığı konuşmalarından tanıdım. Kitaplarını inceledim. Özellikle “Kuran’daki İslam” beni çok etkiledi. Bende hoca gibi, örflerden oluşan bir takım kuralların zaman içinde din kuralı gibi dine girip sünnet gibi işlem gördüğünü düşünenlerden ve bunların temizlenmesi gerekliliğine inananlardanım. Hocayı takip etmemde bu yüzdendi. Ama hoca bizi aldattı. Meğerse o hep aldatıyormuş… Hoca ilgi gördükçe felsefeci olmasının da verdiği geniş düşünce ufkundan da yararlanarak adeta yeniden din türetmeye girişti. Hatta bazılarına göre neredeyse kendini İslam’ın kurtarıcısı Mehdi gibi gördü. O ne derse doğru başkasının söyledikleri yalan ve yanlış... Sonuçta açık ayetleri bile din düşmanları gibi yorumlar oldu. Tesettürde olduğu gibi.. Namaz vakitlerinde ve namazların cemlerinde, Peygamberimizin açık uygulamalarına v.s karşı duruşlar sergiledi. En sonunda Allah ile aldatmak” isimli kitabında insanlara şunu tavsiye etti “ Allah ile aldatılacaksan allahsız ol, yani ateist ol” .Oysa Kuran’da açık hüküm ki, kim Allah ve onun dininden insanları uzak tutmak için uğraşırsa o lanetlenenlerdendir”.Bu kitapta buna benzer bir Müslüman’ın kabul edemeyeceği ve İslam dışı anlayışlar ve yorumlar  var. Daha öncede bu köşede  o kitabı eleştirmiştim.Sonunda Yaşar Hoca ,İslam sırtından en çok para  kazanan ilahiyatçı olmasına rağmen bunu hazmedemedi,kabına sığamadı ve dağıttı Söylenir ki tesettürlü ilk eşini, ünü artıktan sonra” benim küfüme (ayarıma) uymuyor” diye boşadı ve  şimdiki öğretmen ve tesettürsüz eşini aldı. Şimdi onu da aldatmış. Siyasete atıldı nereden ? CHP’den kürsüde Baykal için boğazından haram lokma geçmemiş yağız Türkmen delikanlısı diye methiyeler bile düzdü, olmadı. Kendini kabul ettiremedi İttihatçı artıklarına. Yüz yıllık İttihat ve Terakki partisi geleneğindeki din karşıtı  felsefede olan CHP’nin hocaya bile tahammülü yoktu. İhrac edilecekti, kendi istifa etti. Parti kurma çalışmaları yaptı. “Halkın Yükselişi Partisini” kurdu Sandı ki o ortaya çıkınca herkes  yanına koşacaktı. Hüsrana uğradı. Yüzde yarım bile oy alamadı. Okuyan’ın Hür Partisi ile birleşti. En son kökten siyasetçi Okuyan, onu onulmaz bir noktasından vurdu. Hocanın canına okudu.  Hocanın işi iyiden bitti… Ne ile bitti… ?  Eşini aldatma ile… Türk halkı topluma mal olmuş kişileri, hele hele siyasetçileri ve ilahiyatçıları  bu konuda af etmiyor. Yani… hocanın  hem siyaseti bitti, hem de ilahiyatçılığı bitti… Artık ona kim inanır.  Bu leke hocayı bitirir. Kuran ayeti tecelli mi etti ne? Hoca Lanetlendi mi yoksa… ?

Bu yazı toplam 90 kez okunmuş.

Yorumlar

Bu yazı için kayıtlı yorum bulunmamaktadır.

İlk yorumu siz yapın!

Şu an sitemizde 5 aktif ziyaretçi bulunmaktadır. [+] Ayrıntılı istatistikler için tıklayın.

HakimiyetYeni Gazete İletişim ve Yayıncılık Ltd. Şti. | Copyright © 2008, All Rights Reserved. Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. Herhangi bir haber veya içerik; izinsiz ve/veya kaynak gösterilmeden kullanılamaz.