| Konya | Ankara |
| Aksaray | Kayseri |
| Karaman | Antalya |
| Niğde | Kırşehir |
| Afyon | Isparta |
Evvel emirde şahsi görüş ve kanaatimizi tespit ederek konuya girmiş olalım.04.09.2008 08:47:33
Bir ülkede, özellikle Türkiye gibi demokrasi bazen askerin, bazen de yargının elinde ve vesayetinde olan ülkelerde siyasi parti kurmak bir sıkıntı, vatan sathında teşkilatlanma başka bir sıkıntı, halkımız tarafından tasvip görmesi ve yüksek bir başarı grafiği sergilemesi ise daha başka ve daha büyük bir sıkıntıdır.
Bundan üç-dört ay önce eski başbakanlardan ve Anavatan Partisi’nin Genel Başkanlarından, şimdi ise Rize Bağımsız Milletvekili olan Mesut Yılmaz; yeni bir parti çalışmalarının olduğunu, Eylül ayında yeni kurulacak partinin isminin ve programının açıklanacağını ifade etmişti. Gel zaman, git zaman Yılmaz’dan bir daha parti kurmaya dair bir söz, bir beyanat veya bir açıklama duyulmadı.
Elinde ve genel başkanlığı altında ANAP gibi iki dönem tek başına iktidar olan büyük bir partiye sahip olmayan, onu küçülte küçülte yüzde beşlere kadar düşüren ve son 22 Temmuz seçimlerine katılamayacak duruma getiren mesuliyetlilerin içinde, hem de en başında Mesut Yılmaz olduğu herkes tarafından bilinmektedir.
Meselenin iç yüzü ve gelişmesi böyle olunca Mesut Yılmaz’ın başında bulunacağı ve kuracağı gibi bir partinin milletimiz tarafından kabul görmesi, inandırıcı olması veya tasvip edilmesi hiçte mümkün görülmemektedir.
Herhalde, yaptığı inceleme ve araştırmalarda yukarı paragrafta geçer hakikatler karşısında Mesut Yılmaz yeni bir parti kurma hevesinden vazgeçmiş olabilir. Gerçi ülkemizde parti kurmak için-şartları yerinde olanlar için-bir engel yoktur.
Eski Başbakan yardımcılarından Abdüllatif Şener’i üniversitedeki hocalığına döneceğini ifade eder geçen yıl ki seçimlere iştirak etmemiştir. A. Şener zaten ta Cumhurbaşkanı seçimi öncesinde, kuruluşunda ön saflarda yer almış olduğu AK Parti ile içten içe bir soğukluk yaşanır hale gelmişti. CHP’lilerin pohpohlaması ile ve Cumhurbaşkanlığı adaylığına sıcak bakan Abdüllatif Şener umduğunu bulamayınca milletvekili adayı olmamıştı. Bir süre partisinden ayrılmış ve hemen ardından da yeni bir parti kurma çalışmalarına başlamıştı.
Şener’in yeni bir parti kurma çalışmaları; Adalet ve Kalkınma Partisi’nin kapatılması ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın siyasi yasaklılar kapsamına alınması ile ilgili davanın görüşülmesi ve karar aşamasına gelmesi öncesine rastlanması hem çok dikkat çekici, hem de boşuna bir rastlantı değildir.
Kendi memleketi olan Sivas ve ondan daha öncede Konya’da nabız yoklamaları falan yapmış olan Abdüllatif Şener; Anayasa Mahkemesi tarafından AK Parti’nin kapatılmayacağı ve Erdoğan için siyasi bir yasaklama söz konusu olamayacağı gerçeği açıklandıktan sonra parti kurma çalışmalar, herhalde rafa kaldırılmıştır.
Biri bir partinin eski genel başkanı ve eski bir başbakan, öbürü ise yeni bir partinin üst düzey kurucularından ve eski başbakan yardımcılarından. Her ikisi de siyasetin içinde yoğrulmuş isimlerden. Biri; partisini adeta dağılma noktasına getirmiş ve batmak üzere olan gemisini terk eden kaptan haline gelmiş. Ötekisi, partisinin zirvede olduğu ve beklentilerini bulamadığı için istifa etmiştir. Bunların parti kurmaları çok zor, başarılı olmaları ise çok daha zor, zorunda ötesinde imkansızdır.
Bu yazı için kayıtlı yorum bulunmamaktadır.
- yazara ait bütün köşe yazılarını için TIKLAYIN.
Şu an sitemizde 7 aktif ziyaretçi bulunmaktadır. [+] Ayrıntılı istatistikler için tıklayın.