Son Dakika
BAĞLANTILAR
HAVA TAHMİNLERİ
Konya Ankara
Aksaray Kayseri
Karaman Antalya
Niğde Kırşehir
Afyon Isparta

Siz öyle sanın!

MEHMET VURAL - info@hakimiyet.com

Kimse kalkıp, bana şu mübarek Ramazan ayında vurgunculuk yapılmıyor masalı okumasın. Kimse de, bu ayın kudsiyetine yakışır şekilde oruç tutuluyor falan demesin. Özellikle gıda ürünü satan bazı esnaflar, sanki mal bulmuş mağribi gibiler.05.09.2008 08:52:50
Yazıyı KüçültYazıyı Büyüt

Neden mi?

Ramazanın ikinci günüydü, Aziziye Camii civarına yarım kilo hurma almak için gitmiştim. Pardon, evden tahin istemişlerdi bir de. Marketlerde kilosu 12 liraya satılan tahini, oradan 8 liraya aldım. Az ileride bir dükkâna uğradım, hurma ne kadar diye sordum ve kilosu 10 lira cevabını aldım. Her neyse, esnaf geçinen kendini bilmez adam hurmayı tartarken, gözüme “Fındık içi 9 lira!” yazısı ilişti. E, hadi yarım kilo da fındık ver dedim. Kalkıp kendi kafasından 5 liralık yapıyorum deyince canım sıkıldı ve “Kardeşim, neden bu huyunuzdan vazgeçmiyorsunuz. Ben sadece yarım kilo istedim, her zaman böyle yapıyorsunuz” deyince herifin afakanı tuttu, “Senin aklının tabanı başka, vırt zırt” gibi ukalalık yapmaya başladı. Ben de, “Kalsın o zaman” dedim. Anlaşılan kendini esnaf zanneden bu vatandaş, müşterinin velinimet olduğunu unutmuş. “Almazsan alma, yürü git” gibi insanlığa yakışmayacak sözler sar edince, sinirlerim bozulmuş. Sonra oradan geçen birkaç kişi beni sakinleştirip koluma girdi ve ileriye doğru yürüdüm.

Sanıyorsunuz ki, iş sadece bununla sınırlı.

Az önce tartıştığımız esnaf bozuntusunun 10 lira dediği Medine hurmasına, on adım ilerdeki bir diğer vurguncu 12 lira istedi. Öyle de pervasız konuşuyorlar ki, sanki bunlardan başka satıcı yok. Demek ki, önüne geleni kazıkladıkları için tuzları kuru. Sonra caddenin karşı tarafına geçtim ve bir başkasına aynı hurmanın fiyatını sordum. Anlaşılan, akşam akşam bizim orucu bozdurmaya birileri niyetlenmiş. Pervasız satıcılar listesine eklediğim o kendini bilmez de, 14 lira demez mi? Gel de sinirlenme. Üstüne üstlük adam, karşı komşularının aynı nitelikteki malını kötülüyor, kendininkini öveceğim diye yırtınıyor.

Sakın kimse hikaye anlattığımı falan sanmasın, gerçi hoş bizler vatandaş olarak hakkımızı aramadığımız sürece, olaylara vurdumduymaz kaldığımız sürece daha çooook kazık yeriz. Ben burada dertlerimizi yazsam, kimse aldırmadıktan sonra ne yazar?

Bakın önceki gün ne oldu? Ramazan ayının ilk günü ismi lâzım değil, bir yerden tulumba tatlısı aldım. Kilosu 4 liradan aldığım tatlı, Allah için çok kaliteliydi. Ancak kalitesiz olan, fiyat farkıydı. Önceki gün, aynı yerden aynı tatlıyı almak için uğradım ve fiyatının 5 lira olduğunu söylediklerinde şok oldum. “Vay anasını, dedim. İki günde 1 lira zam ha” Sonra, iki gün önce 4 liraya verdiklerini, şimdi nasıl olup da 5 liraya yükseldiğini sorunca, herifleri afakanlar bastı. Neredeyse üzerime saldıracaklar. Tabii, yukarıda da dediğim gibi vatandaşın hiçbir şey umurunda değil. Herkes, bir an önce işini bitirip çıkmak niyetinde. Yani, kazıklanmak kimsenin umurunda değil. Eh, ne yaparsınız? Böyle başa, böyle tarak. Bizler hakkımızı aramayı bilmediğimiz sürece, önüne gelenden kazık yemekten kurtulamayız.

Benden kurtulduğunuzu sanmayın. Yine iki gün önce Zafer meydanında bir esnaf, ya da şöyle diyeyim esnaf mı kabadayı mı belli değil, zabıta memurlarına diklenip duruyordu. Zabıtalar, anladığım kadarıyla yayaların geçtiği yolu kapatan esnafı nazikçe uyarıyorlar, kim olduğunu dahi bilmediğim o vatandaş ise resmen devletin görevli memurlarına dayılanıyordu. Önce, “S…….n gidin başımdan” diyen bu magandaya zabıtalar, “Öyle olmaz ama” demelerine rağmen ısrarından ve inadından vazgeçmiyor ve “Gidin başımdan, kafam bozuk. Yoksa” diyerek tehdit savuruyordu. Gerçi adamlığın, insanlığın, hoşgörünün kalmadığı “Hoşgörü Şehri” sadece isim olarak kalmış bir yerde başka ne beklenir ki?

Bir arkadaşım da, kendi başına gelenleri anlatıp dert yanmıştı geçenlerde. Cep telefonunu tamire götürmüş, yeni bataryayı eski batarya ile değiştirmişler. Bir yerini tamir ederken bir başka yerini de bozmuşlar. Bir başka tamirciye götürmüş telefonu, o da yapıldı diye almış parasını, ancak tamir edilmemiş cihaz… Televizyonlarda, tüketicilere bas bas bağırıp hakkınızı arayın deniyor. O eski hakem arkadaş, ağzını şişire şişire “Ey vatandaş, şunlar şunlar senin kanuni hakkındır” dese de, kim takar bu sözleri? Tüketici Derneği” denip duruyor. Bunu daha önce bir kez yazmıştım, ortada dernek falan görünmüyor diye. Tepki veren olmadı aylardır. Nerdesiniz, attı mı mangalda kül bırakmayan dernekler?

Son olarak, denetimsizliğe dikkat çekmek istiyorum. Vatandaşlar olarak bizlerin yüzde bir milyon suçu olsa bile, denetim yapmayanların, bu esnafları –bir kez daha altını kalın çizgilerle çiziyorum, özellikle gıda maddeleri satanları- denetlemeyenlerin hiç mi suçu yok? Bir başka deyişle, hırsızın hiç mi suçu yok yav?

Hani deniyor ya Ramazan ayı geldi ama beklenen zamlar gelmedi.

Siz öyle sanın!..            

Bu yazı toplam 122 kez okunmuş.

Yorumlar

Bu yazı için kayıtlı yorum bulunmamaktadır.

İlk yorumu siz yapın!

Şu an sitemizde 7 aktif ziyaretçi bulunmaktadır. [+] Ayrıntılı istatistikler için tıklayın.

HakimiyetYeni Gazete İletişim ve Yayıncılık Ltd. Şti. | Copyright © 2008, All Rights Reserved. Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. Herhangi bir haber veya içerik; izinsiz ve/veya kaynak gösterilmeden kullanılamaz.