Son Dakika
BAĞLANTILAR
HAVA TAHMİNLERİ
Konya Ankara
Aksaray Kayseri
Karaman Antalya
Niğde Kırşehir
Afyon Isparta

Atımı Çaldığını Kimseye Söyleme

-

Bu günlerde ülkemizde meydana gelen olayları en iyi şu hikâye özetliyor; Zengin bir adamın çok güzel bir atı vardı.18.09.2008 00:03:37
Yazıyı KüçültYazıyı Büyüt

At değerli mi değerliydi. Ona kimse paha biçemiyordu. Düşmanları para ile alamadıkları bu atı ne edip edip elde etmek için fırsat kolluyorlardı. Sonunda o düşmanlardan biri bir hırsızla o güzel küheylanı çalmak için anlaştı. Hırsız kendisine vaat edilen paranın büyüklüğüne dayanamadı ve bu işe soyundu bir plan yaptı. Planını uygulamak için günlerce o at sahibini takip etti. Ne zaman ne yapacağını nereye gideceğini bir bir öğrendi. Bir gün o güzel atın sahibi iyi adamın memleketinden çıkarak başka bir şehre atı ile yolculuk yapacağını öğrendi. Ondan evvel yola çıkarak iki şehir arasındaki çöl yoluna pusu kurdu. O iyi atın sahibi tam çölü yarılamışken yerde yatan ve ölmek üzere! Olan ve su! Su!  Diye inleyen hırsızı gördü. Atından indi, matarasını aldı, hırsızın yanına vardı. Telaşla adama su vermeye çalışırken hırsız koşarak ata bindi ve kaçmaya başladı. O güzel atın sahibi iyi insan onun ardından bağırmaya başladı; “Ne olur bu yaptığını kimseye söyleme. Atımı çaldığını hiç kimse duymasın. Satın aldım de. Bende kimseye bir şey demeyeceğim.” Bu sözleri duyan ve şaşıran hırsız; “Niçin böyle diyorsun! Seni herkesin kınayacağını, akılsızlığına herkesin güleceğini mi düşünüyorsun?” diye sorunca o güzel insan cevap verdi; “hayır senin bu yaptığın bu kötülük duyulursa artık bu çöllerde zor durumda kalan kimselere hiç kimse yardım etmez. Bunun için bu yaptığın hırsızlığı kimselere söyleme diyorum.” Der.

      HIRSIZIN EN ADİSİ KORUNAKSIZ CAMİLERİ SOYANLARDIR

            Deniz feneri derneği yöneticileri suçlu mu suçsuz mu bunu biz bilemeyiz. Onu mahkeme çözecek. Suçlularsa onlar hem bu dünya da hem de ahirette büyük ceza görecekler. Yapılan hayır paralarını zimmete geçirmek hırsızlığın en alçağıdır. Çünkü onlar en zor durumdaki insanlara gitmesi gereken korumasız paralardır.

            Ama burada gözden kaçan bir şey var. İnşallah o yöneticiler böyle bir şey yapmamıştır. Yapmış olsalar bile bu kötü işi (gerek siyasi ranta çevirmek amacı ile olsun, gerekse iyi niyetle olsun bu kadar)  dallandırıp budaklandırmak çok tehlikeli. Çünkü hikâyede geçtiği gibi bu dünya çölünde zor durumda kalanlara yardım etme isteği tamamen ölebilir. O zamanda hem bu hırsızlığı yapanlar hem de onu (hırsızlığı) olduğundan fazla büyüterek insanların iyilik yapma arzusunu yok edenler büyük vebale girerler. Depremlerde, sel baskınlarında, tsunamilerde bu dernek yüz binlerce insana yardım yaptı. Allah korusun bu gibi durumlarda insanımız artık bu yardımları eskisi gibi yapmaz. “Kime güvenelim ki aha en iyi bildiklerimiz bile böyle yaptıktan sonra…” der

                  ESAS KAYBEDENLER YARDIMA MUHTAÇ İNSANLAR OLACAK

            Yapılacak iş belli idi. Bir yolsuzluk varsa mahkemenin sonucu beklenecekti. Suçlular en ağır bir şekilde cezalandırılacaktı. Ama henüz mahkeme sonuçlanmadan bu kadar gündemde tutmak, bu kadar vaveyla koparmak pekiyi niyetli görünmüyor bana. Bu işin sonun da gerçek kaybeden ne AKP olur, ne CHP, ne de dernek yöneticileri. Esas kaybeden bundan sonra zor durumda kalacak vatandaşlardır. Çünkü bu hadise sadece o derneği değil ona benzer diğer hayır kurumlarını da baltalayacaktır.

                                   

            Bu hadise de bir de şuna dikkat etmek lazım. Sakın Almanya gittikçe güçlenen,  din, ırk, farkı gözetmeksizin dünyanın dört bir yanında insanların zor zamanlarında oralarda bayrak gösteren, böylece İslamlığın, Türklüğün emperyalizme karşı güç kazanmasında rol oynayan Deniz Feneri E V ve diğer derneklerin faaliyetlerinden ürkmüş olmasın. Tekrarlıyorum hayır paralarını “söğüşlemek” hırsızlığın en adi şeklidir. Fakat henüz mahkeme karar vermeden bu kadar bağırtı çağırtı (  “hırsızlığın” miktarı da belli değil)  insanı şüphelendiriyor.

                                      HANS MI HASAN MI?

            CHP lideri Baykal ve bazı medya grupları Ergenekon davasında nedense üç maymunu oynarlarken (hatta Baykal o davanın avukatıyım demişti) Alman Savcının hazırladığı “Deniz Feneri eV iddianamesi”ne büyük destek verdiler. Bu da büyük bir çifte standardı ve art niyeti gösteriyor. Aynı şekilde bazı(CHP ye ve Aydın Doğan’a uzak, hükümete yakın)   medya kuruluşları da Ergenekon iddianamesine sanki bu iddialar kesin hükümmüş gibi sahip çıkarken Alman Savcının iddianamesine ise külliyen karşı çıktılar. Demek ki bizim kültürümüz dengeli/adil insan yetiştirme konusunda çok zayıf. Hâlbuki gerçek Hasandan da gelse Hans’tanda gelse kabul etmek zorundayız.

  Keşke bu mübarek ramazanda böyle karanlık işlerle ilgili değil de güzelliklerden, hoş görüden, sevgiden bahseden yazılar yazsaydık. 

Bu yazı toplam 66 kez okunmuş.

Yorumlar

Bu yazı için kayıtlı yorum bulunmamaktadır.

İlk yorumu siz yapın!

Şu an sitemizde 12 aktif ziyaretçi bulunmaktadır. [+] Ayrıntılı istatistikler için tıklayın.

HakimiyetYeni Gazete İletişim ve Yayıncılık Ltd. Şti. | Copyright © 2008, All Rights Reserved. Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. Herhangi bir haber veya içerik; izinsiz ve/veya kaynak gösterilmeden kullanılamaz.