Son Dakika
BAĞLANTILAR
HAVA TAHMİNLERİ
Konya Ankara
Aksaray Kayseri
Karaman Antalya
Niğde Kırşehir
Afyon Isparta

Dünya milletlerinden ayrı yaşayabilir misiniz?

-

Dünya bir bütündür. Bu büyük bütünün içinde çok sayıda millet ve devlet vardır. Dilleri ayrı, ırkları ayrı, dinleri ayrı, sınırları da ayrı olsa her millet, dünya bütünün içinde yerini almış bulunmaktadır.18.09.2008 00:04:22
Yazıyı KüçültYazıyı Büyüt

Hiçbir devlet ve hiçbir millet kendisini bu dünya bütününün içinden soyutlayamaz ve ayrı da göremez. Bu durumda ayrı yaşamak asla mümkün değildir.

Hangi siyasi görüşe mensup olursa olsun, hangi rejimi benimserse benimsesin, hangi din, dil ve ırka taraftar bulunursa bulunsun; devletlerle ve milletlerle iyi geçinmek, ekonomik açıdan alışverişte bulunmak, herkesin inancına ve toprak bütünlüğüne saygılı olmak ortak bir hassasiyettir. Bunlar, bilhassa zamanımızın özelliklerindendir.

Dünyada tek başına yaşamak mümkün olmayacağına göre her millet ile barışık bir siyaset takip etmek çok önemlidir. Kendi sınırları ve dar kalıpları içinde sıkışıp kalmak, bilhassa bu zaman diliminde çok zor, hatta mümkün değildir.

Küçülen dünya şartları içinde; kendi dini ve milli inanç varlıklarına halel getirmeden, o yüce değerleri zaafa uğratmadan milletler arasında ekonomik, sosyal ve siyasal anlaşmalar yapmak bugünkü dünyanın vazgeçilmezleri arasında yer almaktadır.

Milletler arasında dostluklar oluşturmak, barış rüzgarları estirmek, çok yönlü görüşmeler sergilemek, diyalog kapılarını sürekli açık bulundurmak lazımdır.

Üretim ve tüketim seferberliğinde şu zaman diliminde yalnız kalmak ve ayrı yaşamak imkansız olduğunu göz önün de bulunduran devlet yöneticileri mümkün mertebe akıllı ve olumlu bir politika takip ederek her millet ve her devletle ciddi görüş sergilemekte, ülkesinde üretilen ve yetiştirilen her malı oralara sevk etmenin en ince hesaplarını değerlendirme gayreti içine girmektedirler.

Gelişen teknoloji sayesinde hem dünya çok küçülmüş, hem de uzaklar yakın duruma gelmiştir. Böylesine bugünün dünyasını, zamanımızdan elli yüz yıl öncesinin dünyasıyla eş değerde tutmak kesinlikle mümkün olamaz. Bu durumda uzak kıtaların, en uzağında, köşe ve bucağında yer almış küçük-büyük ayrımı yapmadan, din ve rejim farkı gözetilmeden oralara gitmek ve imkanlarından yararlanmak icap eder.

Bir de aç ve açıkta olan insanları tesbit ederek oralara da yardım elini uzatmak her milletin insani görevleri arasında çok önemli bir yer alır. İhtiyaç içinde kıvranan insanlara ulaşabilmek, onlara kol-kanat germek beşeri bir vazifedir.

Dünyayı bir bütün olarak kabul de zorlanmak siyasi ve ekonomik açıdan çok yanlış olur. Her devlet ve her millet dünya bütününün bir cüzü, bir parçası olduğu gerçeğini unutmamalıdır.

Bu durum karşısında dinleri, dilleri ve ırkları her ne kadar ayrı da olsa, ülkelerin sınırları birbirlerine gayet uzakta bulunsa her devlet ve her millet ile belli ölçüler içinde siyasi ve ekonomik işbirliği sergilemek ve hayata geçirmek lazımdır.

Gerekli işbirliği ve irtibattan uzak olan her devlet ve her millet yalnız kalmaya mahkum ve mecbur olur. Sınır komşularıyla bile aralarındaki sorunu çözemeyen ithalat ve ihracatını geliştirmeyen ve arada esen soğuk rüzgarları dindiremeyen ülkelerin hızla gelişen dünya milletlerine ayak uydurması mümkün olamaz.

 

Bu yazı toplam 86 kez okunmuş.

Yorumlar

Bu yazı için kayıtlı yorum bulunmamaktadır.

İlk yorumu siz yapın!

Şu an sitemizde 4 aktif ziyaretçi bulunmaktadır. [+] Ayrıntılı istatistikler için tıklayın.

HakimiyetYeni Gazete İletişim ve Yayıncılık Ltd. Şti. | Copyright © 2008, All Rights Reserved. Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. Herhangi bir haber veya içerik; izinsiz ve/veya kaynak gösterilmeden kullanılamaz.