Son Dakika
BAĞLANTILAR
HAVA TAHMİNLERİ
Konya Ankara
Aksaray Kayseri
Karaman Antalya
Niğde Kırşehir
Afyon Isparta

Sadık Millet Ve Emperyaller

-

Osmanlı, Ermeni Milletine, Millet i- Sadıka, yani Sadık Millet demiştir. 18.09.2008 00:05:21
Yazıyı KüçültYazıyı Büyüt

Gerçektende l820’li yıllara kadar Ermeniler Osmanlıya fevkalade sadık olmuşlar, Adeta Hıristiyan Türkler gibi,  Osmanlı ülkesinin   her köşesinde yaşamışlardır. 1820- 1890 yılları arazsında ufak tefek başkaldırılar olsa da yine bu sadakat devam etmiştir. Osmanlı liyakate önem verdiği için, çok sayıda Ermeni milletinden vatandaşını çok üst görevlere getirmiş, onlardan istifade etmiştir. Özellikle de hariciye nezaretindeki görevler adeta Ermeni vatandaşlarının istihdam oldukları görevler olmuştur. Öyle ki, l877 Osmanlı Rus Savaşında, (93 harbi)  Ermeni asıllı bir paşanın Osmanlı maliye bakanı olması, Osmanlının Ermeni Milletine ve liyakate vermiş olduğu önemin en güzel örneğidir. Esasen Selçuklular zamanında da Ermeni milletinin  Türk milleti ile bir sorunu olmamış, yine sadık millet olarak, Her iki devletimiz zamanında da, Türk ülkesinde, özellikle de zanaatla uğraşarak, refah içinde yaşamışlar,1908 yılına kadar askere  dahi alınmamışlardır. Ermeni Milletinin inanç dışındaki tüm kültürel özellikleri, müzikleri, örfleri ve adetleri, mutfak kültürleri de,  Türk Milleti ile hemen hemen aynıdır. Geçmişte ve günümüzde, Ermeni bestekarların Türk sanat müziğinde vermiş oldukları eserler, bu gün, iki millet arasında, aidiyeti tartışılan anonim türküler, bu benzeşmenin güzel örnekleridir.

                Uluslar arası emperyalizmin ( istilacı- sömürgeciler) Osmanlıyı tarih sahnesinden silme düşüncesi ve bunu eyleme sokma hareketine paralel olarak, Ermenistan devleti kurma vadi ile Ermeni milliyetçilerine Hınçak ve Taşnak terör örgütleri kurdurulmuş, bu örgütler ve diğer yerel Ermeni örgütleri kullanılmış, Osmanlı da misyonerlik faaliyetleri yaygınlaştırılarak, Sadık milletin çoğunluğu, devletine düşman edilmiştir.

            1. Dünya Savaşının başlaması ile üç Alman gemisinin boğazlardan geçerek,  Rus limanlarını bombalaması sonucu, Ruslar Osmanlıya savaş ilan ettiler, Osmanlı topraklarına girdiler. Bu arada,  devlet kurma hayali ile kandırılan Ermenilerde, maalesef, kendi vatandaşına, kendi hemşehrilerine, kapı komşusuna saldırdılar, Ruslara da yardım ve yataklık ettiler. Hatta Rus ordusu içinde gönüllü asker oldular. Bunun üzerine Osmanlı yöneticileri, isyan eden, vatanına ihanet eden Ermeni vatandaşlarını, o bölgeden yine sınırları içerisindeki bir başka bölgeye nakletmeye karar verdi. Bu nakletmenin adı ‘Tehcir’dir. Tehcir sırasında, tehcir edilenlerin can ve mal güvenliğinin sağlanması, geride bıraktıkları mal ve mülklerinin, satılması  satılmayanlarının ve paralarının muhafazası, için her türlü tedbirde alındı. Tedbirlere uymayan Türk yöneticiler dahi özel mahkemelerde, yargılanıp, cezalandırıldı. En önemlisi de bu tehcir edilenlerin geri dönmeleri hakları da saklı tutuldu. Yeni tehcir geçici bir tedbir uygulamasıdır, Savaş hali hukuku içinde bu bir devletin en tabii hakkıdır.

       Tehcir edilen Ermeni sayısı da muhteliftir.  O zamanki Ermeni patriğine göre, bu sayı 63 bin, bunun 10 bini Suriye ye ulaşmış gerisi yolda telef olmuştur. Osmanlı kayıtlarına göre 437 bin, Amerika  belgelerine göre ise 500 bindir.  Yani topu topu en yüksek rakam alınsa dahi  tehcire uğrayan Ermenilerin sayısı 500 bindir..  Bu  kadar Ermeni’nin hepsi de  tehcir sırasında ölmemiştir, çok büyük çoğunluğun gideceği yere ulaşmıştır.Esasen, tarihinde hiçbir  zaman kara lekesi olmayan alicenap Türk Milleti,, Yerinden yurdundan alınmış, yolcuya  kötü muamele edemez etmez. Buna inancı izin vermez.,Gerek tehcirden önce gerekse tehcir sırasında bir takım  öldürmeler oldu ise de, Türklerin kendilerini, Ermeni saldırılarına karşı, savunma gereğinden olmuştur.Bu öldürmelerin bazı tarihçi ve yöneticilere göre mukatele ( karşılıklı öldürme) olduğu söylense de,, bence mukatele değil, meşru müdafaadır.. Zira, önce Ermeniler Türklere saldırmışlar,, Türkleri  katliam yapmışlar, toplu mezarlara gömmüşlerdir. Camilere doldurup, diri diri yakmışlardır.Bu durumda Türkler eli boş mu duracaktı,, kendini savunmayacak mı idi ..

O tarihte tüm Anadolu da yaşayan Ermeni nüfusu toplam l.500.000 dahi değil, Anadolu’daki  tüm Ermenilerde tehcir edilmemiş iken, bu l.500.000. Ermeni’nin  soykırımı ( toptan yok edilmesi) nereden çıkıyor. Kim çıkarıyor. Tabiî ki, emperyaller (işgalci –sömürgeciler) çıkarıyor.Emperyal Avrupa,  Amerika ve Siyonistler, hala Lozan anlaşmasını içlerine sindirmiş değiller. Onlar hala Sevr anlaşmasını uygulama peşindeler. Amerika hala Lozan’ı kabul etmedi. Türkiye’nin Doğu ve Güneydoğu sınırlarını tanımıyor. Osmanlı ülkesinde, Sevr anlaşmasında kurulması kabul edilen ancak Lozan da olmayan ve kurulmayan iki devlet kalmıştır. Bunlar Ermeni ve Kürt devletleridir. Emperyaller bu iki devletin peşindedirler. Bu gün Türkiye’nin başındaki belası, Aslında Kürt olmadıkları halde Kürtlük maskesi altında hareket eden,, en az 30 bin Türk’ü ve Kürt’ü  katleden, Ermeni  Kürtçülerin terör örgütü PKK,  1970-l980 li yıllarda Türkiye’ye karşı faaliyet gösteren ve  bir çok Türk diplomatını öldüren, Ermeni terör örgütü Asala, bugün yurt dışında yaşayan Ermenilerin resmi olmayan siyasi örgütü, diaspora (Anadolu’nun bir kısmının Ermenistan’a katmak isteyenlerin topluluğu) emperyallerin hizmetindedir. Emperyaller, bu örgütleri kullanarak, Osmanlıyı parçaladıkları gibi, Türkiye’yi de parçalayarak, Sevr de var olan  o iki devleti kurdurmak ve  böl  yut politikası ile, bölgedeki  zenginlikleri almak istiyorlar.

     Hükümetimizin ve devletimizin, önceki pısırık politikaları bırakarak, bu konuda tüm dünyaya hodri meydan demesini ve arşivleri açarak, tarihçilerin araştırmasına sunmasını  takdirle karşılıyorum. Gerçekler ortaya çıksın Bunun yanında,  dış politikada dışa açılma,çevre ile ilgilenme   çalışmaları çerçevesinde emperyal oyunları bozmak, Kafkasya’ya huzur ve güven getirmek için Kafkas ittifakı kurma çalışmaları meyanında  sayın Cumhurbaşkanımızın Ermenistan’ı ziyaret etmasini de ileriye dönük olumlu adımlar olarak karşılıyorum.. Müslüman Türk Milletine pısırıklık yakışmaz. Hodri  Meydan... Konuşalım…. Yine konuşalım. Yüz yıllardır ortak tarih ve kültür birlikteliği olan iki millet emperyalizme pirim vermeden mutlaka bir çıkış yolu bulacaktır. Bulmalıdır.Sadık millet neden  sorunsuz sadık komşu olmasın ?   

Bu yazı toplam 89 kez okunmuş.

Yorumlar

Bu yazı için kayıtlı yorum bulunmamaktadır.

İlk yorumu siz yapın!

Şu an sitemizde 4 aktif ziyaretçi bulunmaktadır. [+] Ayrıntılı istatistikler için tıklayın.

HakimiyetYeni Gazete İletişim ve Yayıncılık Ltd. Şti. | Copyright © 2008, All Rights Reserved. Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. Herhangi bir haber veya içerik; izinsiz ve/veya kaynak gösterilmeden kullanılamaz.