| Konya | Ankara |
| Aksaray | Kayseri |
| Karaman | Antalya |
| Niğde | Kırşehir |
| Afyon | Isparta |
Üç ayların sultanı Ramazan, âhiret ticareti için kurulan pazar yerine benzer. Bu nûr pazarının müşterileri îman ve salih amel karşılığı sevap ve nûr satın alırlar. 19.09.2008 00:47:13
Ramazan öyle bir bahçedir ki, onun nurlu toprağına ibadet tohumlarından ne ekseniz, en az on katıyla karşılık alırsınız. Bazen bu verimlilik yükselir, bire yüz, bire bin ve bazen de bire otuz bin aldığınız olur. Kadir Gecesi'nde, bir geceye bedel, 83 yıllık sevap ihsan edilir. Bu gecede bir Allah'ın kulu, Rabbine sıdk ve hulûs yönelecek olsa, O’na nerede, ne zaman ve nasıl bir tövbe ile yönelmiş olursa olsun; Allah "onca fırsatları kaçırdın da, şimdi mi geldin?” demez; bizi rahmetiyle, merhametiyle, affıyla, mağfîretiyle, şefkatiyle karşılar. Biz O'na doğru yürürsek, O bize doğru koşar. Yani ezelî rahmetini seferber edip elimizden tutar, nârından O’na sığınırsak nûruyla cevap verir. Günahı terk ederek tövbe edenleri, cennet lütfuyla istikbâl eder. Ramazan’ın gündüz ve geceleri, müminleri rahmet ve şefkatle sarıp kucaklar. Sevabla arınan sâlihler, manevî bir yükseliş alâmeti olarak, güz yaşları içinde şükür secdesi ederler. Kulu Rabbine yaklaştıran bu aydan daha hayırlı, daha verimli ve münbit bir zaman dilimi ve zemini yoktur. Başka zamanda bire on sevap getiren ibâdetler, bu gün ve gecelerde bire yüz, bire yedi yüz, bire bin, bire on bin, bire yirmi bin, bire otuz bin manevî kazançlara vesile olur. Bu ayda duâ ve niyazlar reddedilmez. Bu ayda, sadaka, zekat ve yemek yedirme sevapları kat kat artmıştır. Bu sevaptan herkes nasiplensin diye (iki öğünlük yemek bedeli kadar) fıtır sadakası, gücü yeten herkese vacip olmuştur.
"Ramazan ayının başı rahmet, ortası mağfiret, sonu ise Cehennem ateşinden kurtuluştur.1 Her şeyin bir zekatı (temizlenme vasıtası) vardır, bedenin zekatı oruçtur. Rahman ve Rahîm olan Zât! Bize kucak açıp her zaman bizim tövbeyle dönüşümüzü bekler. Bize ihsan ettiği nimetleriyle imtihan eder. Bizden hayra koşup şükretmemizi, şerden kaçıp sabretmemizi bekler. Kur'ân bunu, (meselâ namaz ve oruç gibi nefsin hoşuna gitmeyen güzellikler için) "Belki sevmediğiniz şey, hakkınızda hayırlıdır, (eğlence ve günah gibi) hoşunuza giden bir şey de sizin için bir şerdir, fakat siz bilmezsiniz Allah bilir" âyetiyle buyurur.2 Bu ibadet ayında, Allah'a yakın olmak için, gündüzleri oruçla, geceleri namazla, zikirle, duâ ve niyazla bâtıldan kaçıp hakka yaklaşılır. Kadir Gecesi, ömrümüzün en bereketli ve en feyizli zaman dilimidir. Bu bereketli zaman dilimlerinde, hâcetlerimizi tek bir Kâdir'den isteyecek, kalbimizin tatmini ve manevi hastalıklarımızın şifâsı için, tövbe edip ulu dergâha baş koyacağız.
Neden 27. Gece ?
Kadir Gecesi'nin vakti mevzuunda, Rasulullah (sav) sorulmuş. O da Allah tarafından kendisine unutturulduğunu bildirmiştir. İslâm uleması, Resûlullâh (sav) beyânına göre:
1- Efendimiz (sav) Kadir Gecesi'ni, Ramazan-ı Şerîf’in baştan sona her gecesinde aramak gerektiğini bildirmişler ve bunun için de mümkün mertebe Ramazan gecelerini ibadet, namaz ve duâ ile süslemeyi, tavsiye etmişlerdir. İbnu Ömer (ra) anlatıyor: “Resûlullah’a (sav) Kadir gecesi Ramazan’ın neresinde?” diye sorulmuştu. Resûlullah Efendimiz (sav): “O, Ramazan’ın tamamında!” buyurdu.3
2- Kadir Gecesi’ni, Ramazan gecelerinden tek gecelerde aramayı tavsiye etmişler.
3- Efendimizin (sav) kuvvetli zannına göre, Kadir Gecesi, Ramazan’ın son 10 gecesinde ve tek gecelerden birinde olduğu hususu kuvvetli bir ihtimal olarak itibar görmüştür. Resûlullah (sav) bu sebeble Ramazan’ın son 10 gününü mescidde itikâf hâlinde geçirmişlerdir.
4- Şâfiî’lere göre, Ramazan’ın 21. gecesi olabileceği gibi, 25.gecesi Kadir, Hanefî’lere göre de 27. gece Kadir Gecesi’dir. Kadir Gecesi’nin orijinali Arapça, “Leyletü’l-Kadri” şeklinde söyleniş ve yazılışına göre, harf sayısı 9 dur. Kadir Sûresi’nde bu ifâde üç defâ zikredildiği için toplamı (3 x 9 =) 27 eder. Ayrıca Kadir Sûresinde geçen (hiye=o gece) zamiri, 27 ettiği için de, Kat’î olmamakla beraber, en büyük ihtimalle, Kadir Gecesi’nin vakti, (Allahu a’lem) Ramazan Ay’ının 27. gecesidir. İbnu Ömer'in (ra) anlattığına göre: Hz. Peygamber’in (sav) ashabından bazıları, rüyalarında, Kadir gecesinin Ramazan’ın son yedisinde olduğunu görürler. Onlar rüyalarını kendisine anlatınca, Efendimiz (sav): ‘Görüyorum ki, rüyanız son yediye uygun düşmektedir. Öyleyse, Kadir gecesini aramak isteyen son yedide arasın’ buyurdu.”4 Ubeyd İbnu Ka’b’a (ra) dedi ki: “Kendisinden başka ilâh olmayan Zat-ı Zülcelâl’e yemin olsun, Kadir gecesi Ramazan ayındadır. Ve o gece, Resûlullah’ın (sav) bize kalkmamızı emrettiği yirmi yedinci gecedir.5
Abdülkadir Geylanî Hazretleri de "Kadir Gecesi için en kuvvetli delil, onun Ramazan'ın 27. gecesi olduğu kanaatini izhar etmiş. Başta İmam-ı Azam Ebu ' Hanife (ra) olmak üzere âlimlerin çoğu ve İslam âlemi de bunu benimsemiştir. İmam Nursî’de buna binâen iki hususun altını çizmiştir: Birincisi, müctehidlerin görüşü, ikincisi de, ümmetin icmâı… İmam Ebu Hanife'ye göre de; Kadir Gecesi Ramazan ayının içerisindedir. Fakat, onun hangi gece olduğu kesin olarak bilinemez.Ancak Kadir Gecesi, kesinlikle belli bir geceye tahsis edilemeyecek kadar büyüktür. Meselâ O, Ramazan’ın 1 inde, 9 unda, 19 unda veya 29 unda bile olabilir. Hatta, bazı evliyâ ve ulemâya göre, onlarca yıl Ramazan’la her sene gelen Kadir Gecesi, mü’minlere rahmet için senelik ziyâretini yaparken ara-sıra başka bir ay içinde de dönüp gelebilir. Meselâ Ramazan’ın 36 yılda senenin her ay ve gününü dolaşıp şereflendirmesi gibi…
“Kadir Gecesi'ni mutlaka bulmamız gerekmez. Kadir Gecesi niyetiyle 27. geceyi ihyâ edenler bu niyet ve alâka ile bu gecelerini Kadir Gecesi hükmüne dönüştürebilirsiniz. Demek ki esas olan, niyet, ilgi ve ihlâstır. Gerisi Rabbimiz'in bitmez tükenmez rahmet hazinesinin keremine kalmıştır." İmam Rabbanî’ye nisbet edilen bir beyte nazaran: "Bir anı seyyale vücûd-u enver ki binler sene vücud-u ebtere müreccahtır." Yâni, bir anlık nurlu (sevâblı) hayat yaşansa; bin sene boş ve karanlık yaşamadan daha hayırlıdır. Bütün bunlara rağmen, Kadir Gecesi’nin hakîkî vaktini bilmeden, Kadir Gecesi zannı ve kanaatiyle ihya edilen Ramazan geceleri, Allah’ın mü’min kulları için aynen Kadir Gecesi hükmünde olur. Bu Allah’ın kullarına kerem ve rahmetiyle lütuf buyurmasıdır.
Kadir Gecesi ile ilgili, “Doğrusu biz O’nu (Kur'ân'ı) Kadir Gecesi'nde indirmişizdir, Kadir Gecesi''nin ne olduğunu sen bilir misin? Kadir Gecesi bin aydan daha hayırlıdır. Melekler ve Rûh (Cibrîlü Emîn) o gecede Rablerinin izniyle her türlü iş için inerler. O gece tan yerinin ağarmasına kadar bir selâmdır. (Selam= tek kelimelik en uzun duâ, barış, güven, huzur ve saadet gibi…) 6 Kadir Suresi'nde beyan edildiği gibi, Kur'an'ın, Kadir Gecesi'nde nâzil olduğu kat'î olarak zikredilmiştir. Bu nassları esas alan Ehl-i Sünnet'in müçtehit imamları, Kadir Gecesi'nin Ramazan-ı Şerif ayı içerisinde olduğunda icmâ etmişlerdir. İmam-ı Kurtubî de, "Kur'an-ı Kerim'in Ramazan ayı içerisinde indirildiği, Allahu Teâlâ'nın, "O Ramazan Ayı’dır ki, Kur'ân onda indirilmiştir"7 kavli ile sabittir” diyerek bu inceliğe işaret etmiştir. Başka bir görüşe göre, Kur’ân toptan dünya semasına Berât Gecesi indirildi. Dünyanın içinde bulunduğu semadan da yeryüzüne (vahiy suretiyle Peygamber kalbine) Kadir Gecesi inmeye başladı.
Kim Kadir Gecesi'ni idrak etmek isterse; bütün Ramazan'ın hakkını vermeli ve her geceyi Kadir bilerek Rabbini ta’zîm etmelidir. Şöyle ki: Ebu Ca'fer el-Bakır'ın mürsel olarak rivayet ettiği bir hadise göre şöyle buyrulmuştur: "Her kim Ramazan ayına ulaşır, onun gündüzünde oruç tutar, gecesinde de kendisi için bir vird edindiği namazı kılar ve gözünü (harama) yumarsa; fercini, dilini ve elini (günahtan) muhafaza ederse; cemaatle namaz kılmaya özen gösterirse; cuma namazı için erkenden hazır olursa; bütün ayı oruçla geçirmiş, ecrini tamamlamış, Kadir Gecesi'ni de idrak etmiş ve Rabb'inin ödülünü kazanmış olur." Ramazan ayının bütün gecelerini namaz ve duâ ile ihya edenler, Kadir Gecesi'ne ve onun bin aydan hayırlı keremine erişmiş olurlar. Ramazan'ın bütün gecelerini Kadir Gecesi imiş gibi geçiren faziletli âlimler, yukarda ki müjdeli hadis-i şerifin sırrıyla, Ramazan-ı Şerifin ikinci yarısında, özellikle son 10 günün tek gecelerinde, özellikle 27. gecede, bin ay (seksen küsür sene) ibâdet etmiş gibi sevâb kazanır. Fahruddin Râzî’in ifâdesiyle de, "Kim ki bu geceyi ihya ederse, sanki Allah'a seksen küsur yıl ibadet etmiş gibi olur. Bu geceyi her yıl ihya eden kimse de pek çok ömür yaşamış gibi olur."
Kadir Gecesi ve değeri
Bu geceye "Kadir Gecesi" denmesinin sebebi Kur'an'in bu gecede indirilmiş olmasıdır. Bu gecenin değeri ve üstünlüğü kendiliğinden değildir. Allah’ın tardiri ve kudretini izhâr etmesidir. Emreder güzel olur, nehyeder çirkin olur. Allah’ın kudret ve azametini gösterdiği, rahmetini yaydığı bu geceye izâfe edilen kudsiyet doğrudan doğruya Allah’ın fazlı ve kereminden sudûr etmiştir. Allah’dan başka hiçbir şeyde kudsiyet ve kudret yoktur. Meğer ki Allah, o kimseye veya o şeye lutfetmiş ve ihsân etmiş ola. Bundan dolayı dilediği kişi, dilediği mekan ve zaman, biiznillah kudsiyet kazanır. Kadir Gecesi aynı zamanda bir "takdir ve kudret” gecesidir. Sûre ismiyle anlıyoruz ki, Allah, gökleri ve yeri yaratmadan önce her şeyi önceden takdir etmiştir. Kadir Gecesi’nin kadri kıymeti, o gecede tecelli eden ilâhî kudret, rahmet ve lütfa binâendir. Bazı zaman (Kadir Gecesi) ve bazı mekan (Kâbe gibi) Allah’ın dilemesiyle, diğer zaman ve mekanlardan üstün kılınmıştır. Mâlikü’l-Mülk olan Allah’ın irâde ve dilemesiyle rahmet ve kudsiyet bolluk kazanır. İlahi Emir ve Mesaj, O’nun izniyle dünyaya doğru rahmet olarak akıp gelir. Bu özel günde testiyi doldurma marifeti de bir lütuftur. Bu yüzden Kur’ân’nın indirildiği gece, yâni o zaman diliminde Kadir Gecesi’nin değeri, kadri ve şerefi yücedir. Böyle bir gecede elbette yapılan ibadetlerin değeri ve sevabı da farklı ve fazla olacaktır. Kâinât, ilâhî bir plân hâlinde, Levh-i Mahfuz'da yazılı olduğu tertip üzere halk ve tesviye edilmiş. Ancak, Allah, insanlarla ilgili emir ve hükmünü görevli meleklere bu gecede bildirmiş. Dünya semâsı, bizimle melekler arasında ortaklaşa kullanılan bir varlık alanıdır. Semâ, melekler için bir mesken olduğu kadar, bizim için de bir "tavan ve zinet"tir.8
Kur’ân, kâinâtın bir özeti ve fihristesi hükmündedir. İbn Abbas’ın (ra) beyânıyla, Kur'an ilkin toptan dünya semâsına (insanlığın kavrayabileceği ana kadar “Beytü’l-İzze” de bekletilmek üzere) inmiş, sonra da tedricen Resûlullâh’a (sav) inzâl edilmiştir. "Kur'an, peygamberin diliyle (Arapça olarak) kolaylaştırılmıştır." 9 Neden bir gece, bin aydan hayırlı olabilir? Halbu ki bir hadiste şöyle buyrulmuş, “Ecrin, yaptığın işin miktarına göredir.” 10 Pekiyi, bu gecede ne yapılıyor ki, içinde Kadir Gecesi’nin olmadığı bin aydan daha hayırlı olmaktadır? Bu tamamıyla Allah’ın takdiridir ve bu takdiri bizler ölçecek durumda değiliz. Mesela cemaatle kılınan namazın 27 kat sevâb olması; Beytullah olan Mescîd-i Haram, Mescîd-i Nebevî ve Mescîd-i Aksâ’nın diğer yapı ve mekanlara göre takdis edilmiş olması ve onlarda yapılan ibadetlerin diğer mescitlere göre daha makbul olması Allah’ın takdiridir. Zemzem’in diğer sulardan, Ramazan Ayı’nın diğer aylardan, Cuma gününün diğer günlerden üstün tutulması da böyledir.
Kadir Gecesini İhyâ
Bu geceye mahsus özel bir ibâdet olmadığı gibi, başka mübarek kandil gecelerinde de o gecelerde ibâdetle ilgili özel dînî bir emir yoktur. Ancak Rabb'imiz olan Allah, bizden kendi emri olmadığı halde, nâfile olarak (isteğe bağlı, gönüllü) ibâdet ve duâ etmemizi istiyor. Buna dînî tâbirle tatavvû (isteğe bağlı) ibâdet denir. Ebû Hüreyre (ra)'den gelen rivayete göre; Peygamberimiz (sav), "Her kim iman ederek ve mükâfatını sadece Allah Teâlâ'dan bekleyerek Ramazan orucunu tutarsa, geçmiş günahları mağfiret olunur. Yine her kim de faziletine iman ederek ve mükâfatını sadece Allah Teâlâ'dan bekleyerek Kadir Gecesi’nde kalkar (ibâdet etmek için biraz uyanık durup) geceyi ihyâ ederse; geçmiş günahları mağfiret edilir"11 buyurmuşlardır. Kadir Gecesi'nin gündüzünü de gecesi gibi ihya etmek gerekir. Onun fazileti de, gecesi gibi büyüktür. Enes b. Malik'ten (ra) rivayete göre; Peygamberimiz (sav), "Dört gece vardır ki, geceleri gündüzleri, gündüzleri de geceleri gibi (faziletli) dir. O gün ve gecelerde Allah Teâlâ, çok miktarda ihsanda bulunur. Bunlar; Kadir Gecesi ve sabahı, arefe gecesi ve sabahı, Berat Gecesi ve sabahı, cuma gecesi ve sabahı"12 buyurmuşlardır.
Bu gecelerde, çokca “Estağfirullah" demeli ve tövbe etmeliyiz. Ancak tövbenin şartı, aynı günâha bir daha dönmeme sözünü önce kendimize, sonra da Allah’a vermeliyiz. Tövbenin kabul olmasının alâmeti, bir daha eski günâha dönmeme azmi ve samimiyetiyle pişmanlık duymaktır. Bu gecenin Kur’ân, salavât, zikir, namaz ve duâlarla süslenmesi elzemdir. Rabbimiz olan Allah’ın engin rahmeti, bu gece müminler için sonsuz bir lütuftur. "De ki: Ey kendi nefisleri aleyhine haddi aşan kullanırım! Allah'ın rahmetinden ümit kesmeyin! Çünkü Allah bütün günahları bağışlar. Şüphesiz ki O, çok mağfiret edici, çok merhamet edicidir." 13 Bu müjdeyi asla unutmayalım.
Kadir Gecesi, kadrü kıymet bilenlerin gecesidir. O Ramazan'ın kadrini bilenler için bir rahmet ve mağfiret gecesidir. Allah'ın kadrini idrak edenlere, sonsuz kudret ve rahmetiyle mukabele ettiği gecedir. Allah’ın, peygamberin ve ramazanın kadrini bilenler, bin aylık bir ömrü nûrâni yaşarlar.
DİPNOTLAR:
1 Câmiü's-Sahîh, 3 / 719
2 K.K. Bakara, 216
3 Ebu Dâvud, Salât, 324. (1387)
4 Müslim, Sıyâm, 205 (1165); Muvatta, İtikâf, 14 (1, 321
5 Müslim, Misâfirîn, 179. (762)
6 K.K. 97 / Kadir Sûresi, 1-5
7 K.K. 2 / Bakara, 185
8 K.K. 41 / Fussilet, 12
9 K.K. 44 / Duhan, 58
10 Buhari, Umre, 8
11 Buhârî, Salatu't-Teravih, 2; No: 1910, 2 / 709
12 Kenzu'1-Ummâl, 12 / 322
13 K.K. 37 / Zümer, 53
Bu yazı için kayıtlı yorum bulunmamaktadır.
- yazara ait bütün köşe yazılarını için TIKLAYIN.
Şu an sitemizde 7 aktif ziyaretçi bulunmaktadır. [+] Ayrıntılı istatistikler için tıklayın.