| Konya | Ankara |
| Aksaray | Kayseri |
| Karaman | Antalya |
| Niğde | Kırşehir |
| Afyon | Isparta |
Uluslar arası boyutu olan davalarda işin içine biraz dünya ölçeğindeki siyaset girer. Evrensel hukukun kuralları, gerekleri bile göz ardı edilebilir. 25.09.2008 07:57:32
Konu ile ilgili DHKPC’li Sabancı Suikastı sanığı Fehriye Erdal’a Belçika’nın yaptığı koruma, PKK’lılara Avrupa devletlerinin, evrensel hukuka aykırı koruyucu uygulamaları somut örnekler olarak ortada.
Almanya’daki Deniz Feneri davasında da, toplanan delillere, sanık /suçlu Mehmet Gürhan’ın yaptığı “Ortada olmayan paraların nerelere verildiğine dair çok sayıda klasörler içindeki belgelerin mahkemece değerlendirilmedi, çok kötü tutukluluk şartları içindedeydim, uzlaşmaya ve suçu kabule mecbur oldum “ açıklamaları, bu davanın kararı mevcut Alman hukukuna uygun olsa da özde şaibeli olmasını engellemiyor. Mahkeme başkanının” uzlaşma olmasa idi, Dava sonuçsuz kalırdı açıklaması da, sanıklara baskı yapılarak sonuç mu alındı. Şüphesini akla getirmektedir. Olabilir. Neden olabilir? Bu davanın Türkiye’ye yansımasında ilk önce bu dava nedeni ile Ak Parti Hükümetinin hedef alınması, bu kampanyada Doğan Medya organlarının öncü rol oynaması, bu şüpheyi güçlendirmektedir. Bu ve benzeri dernekler ve cemaatler kanalı ile, Yurt dışında özellikle de Almanya’da Türk toplumunun derli toplu bulunduğu, yaşadıkları ülkelerin kanunlarına göre hakkını ve hukukunu arayan koruyan, güçlenen toplum oldukları akıldan çıkarılmamalıdır.Ülkelerindeki yabancıları artık tehlike olarak gören ülkeler, onları derleyip toparlayan, örgütleyen kurumlardan hoşlanmazlar.Onların yok olmasını isterler. Ben bu davanın bu şekilde amaçlanmış bir dava olduğunu düşünüyorum. Kararla birlikte bu derneklerin mal –mülk ve paralarının Alman Kızıl-Haç örgütüne gittiğini de unutmayalım. Kızıl Haç’a giden sırf nakit para 24 milyon Avro…
Diğer yandan. bir amaçta gözden uzak tutulmamalı. Yaklaşık 18 aydır süren davanın, Ak Parti’yi kapatmama kararından sonra 28 Şubat sürecini de tezgahladığı ortaya çıkan Siyonistlerin, Yahudi ağırlığı bulunan Alman , İngiltere basınında ve Türkiye’deki hükümet karşıtı basında bu davanın ve sanıklarının ne denli revaç bulduğu manşetlerden inmediği görüldü. Sanki… Dillendirilen yolsuzluklarda bizzat Türk Hükümeti ve onun başbakanı vardı. Tabi… Gerçekler ortaya çıkınca böyle bir şey olmadığı, karşıt basının ve Ana muhalefet CHP’nin mahkemede doğruluğu kanıtlanmamış iddialara ilaveler yaparak Türk kamuoyunu yanılttığı görüldü. Ülkem ve demokrasimiz adına çok üzülüyorum. Yazık ki ,yazık.. Bu şekilde yapılan, aka kara mantığı içindeki karalamalı siyaset nereye kadar gidecek… Bu mantığın Türkiye’nin yıllarına ve Milyar dolarlarına mal olduğu biliniyor, Alın size somut bir örnek daha… Türk Telekom’un 1990’lı yıllarda özelleşmesini engelleyen bu siyasi mantık ülkeyi kaç milyar dolar zarara soktuğu devlet kayıtlarındadır. Halkı anlamaz sanan aymazlar şunu bilmeliler halkımız uyandı artık… İş yapanla, laf yapanı, gerçekle yalanı anladı… Hamasi nutuklar işe yaramıyor artık.
Şunu hemen ifade edeyim ki, ben bu dernekleri yönetenlerin bu suçlamaları yaptıklarına inanamıyorum. Davada Firdevsi Ermiş isimli kişinin kullanılan birisi, kararı da, AK Parti’yi ve Müslümanları zor durumda bırakmak için uluslar arası boyutlu tezgahlanan bir oyunun ortaya çıkmış sonucu olarak görüyorum Ancak,her toplulukta çürükler olur gerçeğini düşünerek,zayıf bir ihtimalde olsa eğer Almanya’da fakir, fukara için toplanan yardım paralarından en küçükte olsa menfaat sağlayan, o paraları toplayıp ta yerlerine ulaştırmayanlar varsa. onların Allah cezasını versin… Verecektir zaten. Mazlumun, fakirin hakkı onları ondurmaz. Almanya’daki ile hiç ilgisi olmayan Türkiye’deki Deniz Feneri Derneği yöneticileri bangır bangır bağırıyorlar, gelsin isteyen ilgili her kurum bizi denetlesin diye… Demek ki kendilerine güveniyorlar… Demek ki gocunacakları bir durum yok… Buna rağmen şer odakları yine durmuyor… Sürekli çamur atmaya devam ediyorlar. Amaçları, içinde İslamî öğe, duygu düşünce olan her şeye zarar vermek. Ama, şu bir gerçektir ki, mübarek Ramazan günlerinde, alicenap ve hayırsever halkımızı bu şekilde provokasyonlar yaparak kafasını karıştırıp, onları hayır ve hasenat yapmaktan alıkoyanları da Allah affetmeyecektir. Bu derneklerin yardımları ile geçinen, barınan yoksullara, ramazanı ve arkasından bayramı kara getirdiler. İnşallah onların da günleri kara olsun. Değerli halkım… Ne olur , içte ve dışta amaç birliği etmiş, el ele vermiş bu şer odaklarının propagandasına kanmayalım,her şeye rağmen sizlerin desteği ile bu kurumlar hizmet vermektedir.. Kurumlar yaşatalım… Denetleyelim de.
Bu yazı için kayıtlı yorum bulunmamaktadır.
- yazara ait bütün köşe yazılarını için TIKLAYIN.
Şu an sitemizde 3 aktif ziyaretçi bulunmaktadır. [+] Ayrıntılı istatistikler için tıklayın.