Son Dakika
BAĞLANTILAR
HAVA TAHMİNLERİ
Konya Ankara
Aksaray Kayseri
Karaman Antalya
Niğde Kırşehir
Afyon Isparta

Zamansız çalan ziller

-

Her şeyin yolunu, yöntemini iyi bilmek, zamanı hakkıyla değerlendirmek, yapılacak olan işin önünü-sonunu etraflıca düşünmek, sonunda da adımı ona göre atmak herkes için çok önemli bir insanlık vazifesidir.27.09.2008 13:52:07
Yazıyı KüçültYazıyı Büyüt

Bazı çok basit gibi görünen ve bilinen sosyal konularda dahi büyük yanlışları ile karşı karşıya olduğumuzu kabul etmek zorundayız.

Gecenin ilerleyen bir saatinde ve derin bir uykuya dalmış olduğunuz bir anda cep veya ev telefonunuzun acı acı çalmasıyla sinirleri bozulmayan ondan sonrası için uyku tutmayan adamın halini düşünebiliyor musunuz?

Eften-püften şeyler için uyku saatinde telefona sarılmak, üstelik bir de: “Affedersiniz yanlış oldu” diye özür dileyen kibar huzursuz edenlerin yanında bir de: “Ey Ali, lan yattın mı yoksa” şeklinde kabaca ifade kullanan gece kuşları, başkalarının istirahat ve uyku saatlerini düşünmeleri gerekir.

Telefonlar zaruri işler için kullanılır. Başkalarını rahatsız etmek için değil.

Atalarımız “Vakitsiz öten horozun başı kesilir” demiş. Bu ifade her zaman, her devirde ve her asırda geçerliliğini muhafaza eden önemli bir uyarıdır.

Bu durumda horozun bile bir ötme, insanları uyarma vakti vardır. Bu vakte riayet etmeyen horoza ceza vermek hatta başını almak gerekli görülürken, bizim uykumuzu bozan, istirahatimizi ihlal eden ve sinirlerimizi geren vakitsiz telefon edenlere elimizde hiçbir yaptırım yok mu dersiniz?

İçinde bulunduğumuz şu mübarek Ramazan ayının ilk günlerinde tam iftar vakti, topun atılacağı, ezanın okunacağı bir saatte kapımızın zili arka arkaya birkaç kere çalındı: “Bu saatte hayırdır” diyerek kapının otomatiğine bastım ve kim o dedim. Bir dilenci. “Yahu şu saatte, herkes iftar saati beklerken sizin hiç mi bu işlerle ilginiz yok! Çorunuz-çocuğunuzda mı yok? Şu eşref saatte bari oruçlu Müslümanları rahatsız etmeyin!” diyerek geri çevirdim. Belki söylememem ve geri çevirmemem lazımdı. Fakat bir kere yaptık amma sonunda da ciddi şekilde pişman oldum.

Zamansız öten horoz, vakitsiz olarak çalınan telefon ve kapı zili herkesi olduğundan daha ziyade yaşlıları ve hastaları daha fazla rahatsız eder. Bu bir gerçek.

Her şeyin yerini, vaktini ve zamanını gayet doğru ve en güzel şekilde ayarlamak toplumsal hayatın vazgeçilmezleri arasında en önemli yer alır. Bu gerçeğe riayet etmeyen insanlar, rahatsız ettikleri kimselerden beddua alacaklarını asla akıllarından ve gönüllerinden uzak tutmamalıdırlar.

Sabahın erken ve gecenin geç saatlerinde çalınan bir kapı ile bir telefon zilinin ve sahibi kimseleri ne kadar rahatsız ettiğini her yaştaki insanımız gayet iyi düşünmeli ve adımını ona göre atmalıdır.

Bu yazı toplam 108 kez okunmuş.

Yorumlar

Bu yazı için kayıtlı yorum bulunmamaktadır.

İlk yorumu siz yapın!

Şu an sitemizde 11 aktif ziyaretçi bulunmaktadır. [+] Ayrıntılı istatistikler için tıklayın.

HakimiyetYeni Gazete İletişim ve Yayıncılık Ltd. Şti. | Copyright © 2008, All Rights Reserved. Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. Herhangi bir haber veya içerik; izinsiz ve/veya kaynak gösterilmeden kullanılamaz.