| Konya | Ankara |
| Aksaray | Kayseri |
| Karaman | Antalya |
| Niğde | Kırşehir |
| Afyon | Isparta |
Üniversitelerde yeni öğretim dönemi başladı, ve tartışmalar da başladı şimdiye kadar bu konularda hiç sesi soluğu çıkmayan ilmi faaliyetleriyle gündeme gelen Boğaziçi Üniversitesindeki bu hareketlilik çok düşündürücü.29.09.2008 13:56:20
Hep yazıldı, çizildi ve söylendi bizler de yazdık. Üniversitelerde başörtüsünü yasaklayan ne var diye, cevap hiçbir kanun yok ama kanunlardan üstün emeğe saygısızlığı marifet sayan diktatörler var.
Tabi bu keyfiyete son vermek Meclisin görevi, doğru ya da yanlış, erken ya da geç, meclis bunu şubat ayında gündeme getirdi ve tarihimizde görülmemiş bir çoğunlukta Anayasa değişikliğini yaptı bu anayasa değişikliği ile öğrenciler arasında ayırımcılığa son verdi. Peki sonuç ne oldu? Halkın temsilcileri karşısında atanmışlar devletin memurları ağır bastı ve halkın anayasa değiştiremeyeceğine hükmetti. Memurlar böyle dediyse bize susmak yakışır mantığı toplumda hakim oldu. İşte bu çok ama çok yanlıştı. Atlanan bir konu var bir yere girmeyi yasaklayabilirsin ama insanların buraya girmek için mücadele etmesini yasaklayamazsın. Bu ülkede yaşayan tüm vatandaşlarımızın buraya girme hakkı vardır. Hakkını elinden almaya kalkanlarla. mücadele etme hakları da vardır.
Gençlerimizden bu yasağa itaat etmelerini kimse isteyemez, çünkü bu gençler şimdiye kadar demokrasiyi öğrendiler, özgürlüğü öğrendiler, İnsan haklarının kutsallığını, emeğe saygıyı ve en önemlisi Mustafa Kemal Atatürk’le beraber Zulme karşı direnmeyi öğrendiler şimdi iki şarlatan çıkıp siz bunları yapamazsınız diyecek. Ve benim bu gencimde sana itaat edecek. Olmaz kardeşim bu ülke dilsiz şeytanlar ülkesi değildir. Ve olmayacak da…
Sevgili dostlar kıymetli arkadaşlar lütfen sapla samanı karıştırmayalım. Ülkemizdeki son olaylar bu işlerin bir hukuk meselesi olmadığını açık ve seçik ortaya koymuştur, lütfen emeğe saygısızlık yapanlara pirim vermeyelim. Eğer bizler bu pirimi vermezsek ülkemizdeki okumuş cahillerin, demokrat diktatörlerin, kapitalist solcuların ve üzerlerine ölü toprağı serpilmiş Müslümanlar’ın değişeceğinden hiç şüphem yoktur.
Türkiye’de bunlar olurken İnsanlar Cumhuriyet tarihinin en fazla yozlaşmasıyla , ekonomik sıkıntılarla boğuşurken, ahlaksızlık, rüşveti hayat nizamı olmuş iken , İktidar ve muhalefet ne yapıyor?
Birbirleri hakkında şerefsiz, alçak, aşağılık, yalancı iftiracı sözleriyle suçluyor. Ve meclis çatısı altında orta çağdan kalma düello yapıyorlar. Her düelloda bir kişi ölür ama burada iki kişi de ayakta.
O halde ‘düello’ yu kazanan kim tabiî ki yenilgiyi kimse kabul etmedi ve etmeyecek de. Biri çıkacak evet burada birileri devleti soymuş ancak o tarihte ben orda değildim yada bizim TIR’larımız da eroin çıkmış ‘O TIR’ın şoförü ben değilim’ diyeceksin, yok öyle bir şey. Sonra çıkacaksınız ve ‘ben o şirketten ayrıldıktan sonra paramı aldım ve bankaya aktardım’ oh ne güzel peki o aldığın para nerden geldi diye sormazlar mı insana?
Bu tartışmalar uzar gider sayın başbakandan bir vatandaş olarak beklediğim tek şey ismi bu tür karanlık işlere karışmış insanları önce yaptığınız gibi şimdi de yapın ve yanınızdan uzaklaştırın bu tür karanlık işlere karışmış insanlar AK Parti’nin ikinci adamı olmamalı.
***
Yazımı geçen hafta Milli Görüş Lideri Sayın Necmettin Erbakan’ın iftar programı ile ilgili yazdığım yazıya gelen olumlu ve olumsuz tepkilerden bahsederek bitirmek istiyorum.
Olumlu ve olumsuz tepki gösteren yorum yapanlara teşekkür ediyorum. Olumsuz tepki gösterenler özel ricam, lütfen benim yaptığım gibi adınızı soyadınızı ve email adresinizi dost doğru yazın, sahte isimlerle gizli numaralarla hiçbir yere gidemeyiz.
Saadet Partisi İl Başkanı sayın Veli Tolu Beyefendiye saygım ve sevgim sonsuzdur başarılı olacağına inananlardanım ve duacıyım. Ama toplum tarafından ya da şahsım tarafından görülenleri kendisi göremeyebilir yada gösterilmeyebilir. İstişarede hayat vardır ben eğitimciyim ve köşe yazarıyım onun için bu görülmeyenleri göstermek istedim o kadar. Hiç kimse bunda art niyet aramasın yarın aynı şeyleri görürsem ben yine yazarım çünkü benim görevim bu.
Sayın Başkanın, Saadet Partisiyle ilgili ilk yazdığım yazıdan sonra yaptığı iki basın toplantısı inanın beni çok mutlu etti; çünkü benim ve birçok sessiz çoğunluğun beklediği buydu, son iftar yazımdan sonra gazetelere verdiği teşekkür ilanı ile helallik istemesi de bana verilen en güzel cevaptı. Sayın başkanın bu duyarlılığına da sonsuz teşekkür ederim.
Saygı sevgi ve Muhabbetlerimle…
Bu yazı için kayıtlı yorum bulunmamaktadır.
YÜCEL KEMENDİ - yazara ait bütün köşe yazılarını için TIKLAYIN.
Şu an sitemizde 3 aktif ziyaretçi bulunmaktadır. [+] Ayrıntılı istatistikler için tıklayın.