| Konya | Ankara |
| Aksaray | Kayseri |
| Karaman | Antalya |
| Niğde | Kırşehir |
| Afyon | Isparta |
Evet bir mübarek Ramazan ayını da daha geride bıraktık. 03.10.2008 09:14:38
Oruç tutanlarla-tutmayanlar, ilahi emirlere ve yasaklara inananlarla inanmayanlar, Hak’kın buyruklarına uyanlarla-uymayanlar birleşmiş oldu. Fakat oruç tutanlar, ilahi emirlere ve yasaklara riayet edenler ile Mevla’mızın buyruklarına uyanlar karlı; oruç tutmayanlar, ilahi emirlere ve yasaklara riayet etmeyenler ile Hak’kın buyruklarına tabi olmayanlar ise menen zararlı olmuşlardır.
İnanan Müslümanlar bir aylık Ramazan süresince çok ciddi ve pek önemli bir nefis terbiyesine tabi olmuş, bir imtihandan yüz akıyla çıkmış ve ilahi bir emrin gereğini yerine getirmenin mutluluğu içinde bayramını da yapmıştır.
Herhangi bir şekilde meşru bir mazereti olmadığı halde, hatta Müslümanlarla alay edercesine yiyip-içenler, bir ramazan boyu ceride-i berbadiyelerinde hak ve hakikate saldırı düzenleyenler, inanan insanlara salyalı ve köpüklü ağızlarından hakaret edenler Ramazanın kutsiyetini bilemez elbette.
Sayılı günler çabuk geçermiş. Gerçekten de 29 günlük süre daha da çabuk gelip-geçti. Tuttuğu oruç sayesinde her Müslüman iki ayrı mutluluğu beraber yaşamanın neşesini bir kez daha tatmış oldu. Bu neşe ve mutluluğunun birincisini yaratanımızın emrini yerine getirmede bulduk, ikincisini ise kendimizi ve yaşantımızı belli ölçüde plan ve programa bağlamış olduk.
Başta namaz ve oruç olmak üzere her türlü ibadet insanı planlı, projeyi ve programlı bir hayata alıştırır, vaktin önemini kavratır, günün içinde saat mefhumu hatırlatır. Ayrıca ibadetlerin bizim bilip bilmediğimiz daha çok yönlü faydaları vardır. Biz Müslümanlar bütün maddi ve manevi faydaları bir tarafa bırakarak ibadetlerimizi ilahi bir emir olduğu için yerine getiririz. Ramazan orucu da bu maksatla tutmuş olduğumuz çok önemli bir ibadettir.
Böylece bir mübarek Ramazan ayını da uğurlamış, maziye havale etmiş olduk. Bir daha ki ramazana kimlerin yetişip, kimlerin yetişemeyeceğini Rabbimizden başka hiç kimse bilemez. Değil gelecek yılın ramazanına yarına, hatta bir saat sonrasına çıkabileceğimize dair elimizde bir hüccet, bir belge yoktur. Bugün diriler defterinde olan çok tanıdıklarımız ertesi günü ölüler defterine kaydoluyor.
İşte bütün bu gerçekler daima önünde bulundurularak her ibaret mutlaka ve zamanında yapılmalıdır. Ölümlü bir hayattan, ölümsüz bir hayata yolcu olacağının şuurunda olan her Müslüman; bugünün işini ve ibadetini yarına veya gelecek günlere bırakmak gibi bir yanlışın içine girmemelidir.
Her türlü imkan yerinde olduğu halde oruç gibi kutsal bir ibadeti ifa etmemiş olanların döğünmeleri, pişman ve nadim olmaları nafiledir. Namazı sonra kılarım, orucu gelecekte tutarım gibi ifadeler tek kelimeyle bir namaz özrü olarak karşımıza çıkar. Müslüman bunlarla avunmamalı ve kendini kandırma gayreti içindede olmamalıdır.
Geçen geçti, onu geri getirmek mümkün değildir. Hiç olmazsa herkes aklını başına almalı bugünden tezi yok diyerek ibadetlerine dört elle sarılmalı, yasaklara/haramlara da elveda diyerek kesin olarak onları terk etmelidir. İşte gerçek mutluluk budur.
Bu yazı için kayıtlı yorum bulunmamaktadır.
- yazara ait bütün köşe yazılarını için TIKLAYIN.
Şu an sitemizde 4 aktif ziyaretçi bulunmaktadır. [+] Ayrıntılı istatistikler için tıklayın.