Son Dakika
BAĞLANTILAR
HAVA TAHMİNLERİ
Konya Ankara
Aksaray Kayseri
Karaman Antalya
Niğde Kırşehir
Afyon Isparta

49 kişi yanarak ölmüştü ama, artık kimsenin burnu kanamaz inşallah...

-

Yer: Konya-Adana karayolu, Tarih:24 Ekim 1997 Saat: 23.00 sıraları Trafik Kazası: Ölü sayısı 49... 09.10.2008 00:54:19
Yazıyı KüçültYazıyı Büyüt

 

İşte bu tarih ve yaşanan kaza olayı hatırıma her gelişinde hala tüylerim diken diken olur ve sanki bugün yaşıyormuşum gibi etkilenirim. Dün söz konusu karayolunun bölünmüş yol olarak ulaşıma açıldığı haberini görünce duygularımı arkadaşlarımla paylaşırken, dediler ki, bunları sadece bizimle değil kamuoyu ile de paylaşmalısın. İşte bu duygular içinde bir kaç satır karalamak istedim. Olayın meydana geldiği akşam o gün Öğretmenevi olan o tarihteki Zafer Oteli'nde yemekte idik. Polis telsizlerinden duyduğumuz kaza haberi üzerine kulak kabartınca Karapınar ilçesi yakınlarında meydana gelen büyük bir trafik kazasını duyduğumuzda basın mensupları arka arkaya yemeği terk edip olay yerine ulaşmanın yollarına bakıyorduk.

 

O günlerde Anadolu Ajansı Bölge Müdürlüğü görevindeydim ve yanımda bulunan arkadaşlardan Metin Bilgili ile birlikte özel aracımla hemen olay yerine hareket ettik. Yolda hızımızı ve nasıl gittiğimizi biz de bilmiyorduk çünkü tek hedef bir an önce olay yerine ulaşmaktı. Ki, biz olayın vehametini kaza mahalline varıncaya kadar tam olarak bilmiyorduk bile... Yolda trafik polisinin uyarılarını bile dikkate almadığımızı daha sonra görevlilerin olay yerinde yeniden uyarması sonucu hatırlıyoruz.

 

Olay yerine vardığımızda zifiri karanlığın altında gördüğümüz manzara korkunç ötesi, insanın kanını donduran cinstendi. Metin arkadaşımla birlikte bir yandan kameri ile görüntü ve fotoğraf almaya çalışıyorduk. Diğer taraftan bilgileri toparlamaya uğraşırken bilgileri Ankara'ya nasıl ulaştıracağımızı düşünmeye başladık. Telefonlar çekmiyor. Gece yarısını geçmiş Karapınar’a gitsek bu saatte kimi buluruz derken gözüm Sayın Vali'nin makam aracına ilişti ve araç telefonu aklıma geldi. Ne yazık ki onun da sinyal seviyesi dibe vurmuştu ve konuşmak imkânsızdı. Makam şoförü dostumun da yardımıyla araç birazcık yer değiştirince sinyal gelmeye başladı ve ilk işin Ankara'yı arayarak ön haberi yazdırmak oldu. Nöbetçi müdür olay yerinde olduğuma inanamıyor "Biz Vali'ye ulaşamıyoruz ki, sen nasıl onun telefonundan bizi ararsın" diyordu. Ama benim kaybedecek zamanım yoktu acele bilgileri aktardım. Sonra da Emniyet Müdürü ve C. Savcısı ile raporun tamamlanmasının ardından makam aracına yönelen zamanın Valisi Sayın Namık Günel'i yakaladım. Olayın şoku ile kimseye cevap vermeyen Sayın Günel, kişisel dostluk ve kurumumun da önemini dikkate alarak kısaca olayı özetlerken belirlenen isim listesi ile de yardımcı oldu. İşte bu görüntüyü alarak biz de olayı kurtarmıştık. Çünkü olay anından mesleki açıdan güzel ancak iç parçalayan ve dayanılmaz acılara boğan görüntülere yetişememiştik.

 

Günlerce, aylarca, hatta yıllarca ölüm yolu olarak adlandırılan ve kaza mahalline o zaman kaybedilenlerin anısına anıtlar dikilen bu yolun bölünmüş yol olarak açıldığını öğrenmenin mutluğunu satırlara sığdırmam mümkün değil. Böyle bir yolun 11 yıl sonra gerçekleşmiş olması elbette üzücü ama tamamlanmış olması da ayrıca sevindiricidir. Olayın detaylarını anlatmaya kalkışırsak sayfalara sığmaz. Bu olayı izleyen arkadaşların anılarını toplasak kitap değil belki de kitaplar yazılır. Bütün bunlara rağmen ölüm yolunun bölünmüş yol olması bu acıları bir nebze de olsa hafifletmeye küllenmesine katkıda bulunmuştur. Bu yüzden emeği geçen herkese teşekkür ediyor, darısı diğer yollarımıza diyorum.

 

Bu yazı toplam 80 kez okunmuş.

Yorumlar

Bu yazı için kayıtlı yorum bulunmamaktadır.

İlk yorumu siz yapın!

Şu an sitemizde 2 aktif ziyaretçi bulunmaktadır. [+] Ayrıntılı istatistikler için tıklayın.

HakimiyetYeni Gazete İletişim ve Yayıncılık Ltd. Şti. | Copyright © 2008, All Rights Reserved. Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. Herhangi bir haber veya içerik; izinsiz ve/veya kaynak gösterilmeden kullanılamaz.