Son Dakika
BAĞLANTILAR
HAVA TAHMİNLERİ
Konya Ankara
Aksaray Kayseri
Karaman Antalya
Niğde Kırşehir
Afyon Isparta

MHP nereye koşuyor?

YÜCEL KEMENDİ - ykemendi@mynet.com

Daha önceki yazılarımı dikkatle takip edenler bilirler, önce ‘Sayın başbakan nereye koşuyor’ diye yazdım ve cevap aradım. Son günlerdeki olaylardan sonra aynı soruyu tekrar soruyorum ancak bu kez MHP lideri Sayın Bahçeli’ye soruyorum Türkiye’nin en köklü ve temel taşı MHP nereye koşuyor?16.10.2008 10:07:49
Yazıyı KüçültYazıyı Büyüt

Son 6 aydır her konuşmada ya da programda insanlar Türkiye’nin geleceği için yorum yaparken, bu kadar tahriklere rağmen Türkiye’de iç savaş yaşanmıyorsa bunda Türk toplumunun sağduyusu ve MHP genel başkanının rolünün olduğu söyleniyor ve bende böyle düşünüyorum.

 

1980 öncesi olayları yaşayan birisi olarak o günlerden çok ders alınmış olduğunu da görüyorum. Bu ülkenin güzel insanlarının o günleri bir daha yaşamaması için dua ediyorum, MHP bu konuda en radikal politikaları savunmasına rağmen ülkenin bir iç çatışmaya girmemesi için tabanını sürekli uyardığını, özellikle ülkücü gençliği kontrol altında tuttuğunu da biliyorum.

 

TBMM’nin çatısı altında Sayın Devlet Bahçeli’nin DTP’li milletvekillerinin elini sıkması ve bazı jestler yapmasını çok yadırgamayanlardanım belki bunlara bazıları gibi alkış tutmadım, ama onları olması gerekenler olarak gördüm. Hatta o günlerde bazı DTP’li milletvekilleri bile “Bahçeli Türkiye’nin Şansıdır” diyerek bu sıcak olaylara cevap vermişlerdi.

 

Son günlerde Sayın Devlet Bahçeliyi televizyon ekranlarında dinlerken o günlerdeki olumlu düşüncelerimin yerine sıkıntılar basıyor, dinlediklerimi burada yazınca bunları televizyonlarda dinlemeyen birçok insanımız da benim gibi düşüneceklerdir.

 

AKP, PKK ve Barzani aynı çizgide, asırlık Sevr zihniyeti ile bir kez daha buluşmuş ve maalesef bunun için yüce meclis kürsüsü alet edilmiştir. Ve bize göre böylesi bir kirli zihniyet, en az PKK kadar bölücü, alçak ve ahlaksızlıktır.

 

Bunlar MHP lideri Sayın Devlet Bahçeli’nin parti gurup toplantısındaki söyledikleridir.

 

Sayın Bahçeli’nin bu çıkışını iyi değerlendirmek gerekir, ilk bakışta ya Türkiye’de o günden bugüne çok şey değişmişti ya da değiştirilmek istenmektedir diye düşünülebilir. Ben ayrıca MHP liderinin bu sözlerinin, iktidar CHP tartışmalarıyla karşılaştırma bile yapılamayacağını düşünüyorum.

 

MHP liderinin terör konusunda hep sert olduğunu da bilmeyen yok, ancak gurup toplantısında söyledikleri yenir yutulur sözler de değil. Öncelikle bu sözleri sayın genel başkan hangi olay üzerine söyledi diye düşündüm. 17 askerimizin şehit edildiği gün ya da 5 polisimizin öldüğü gün söyleseydi arada kaynar, acıyla söylenmiş sözler denir geçilirdi.  Bu sözler sadece AKP gurup başkanvekili Nihat Ergün’ün tezkere görüşmelerinde söylediği “Gavurdağı ve Sivas’ın Ötesi” sözü üzerine tahrikle söylenmiş bir söz olduğunu da düşünmek yanlıştır. Bu sözün PKK’nın tırmanışı sonrası bir birikimin patlaması olarak düşünüyorum.

 

Bir de iktidar ve muhalefet arasındaki diyalog eksikliğinin buna sebep olduğu söylenebilir. Çünkü bir tarafta ben şu kadar oy almış bir partiyim ben ne yaparsam doğrudur düşüncesiyle oluşmuş şımarıklılık diğer tarafta bunun ezikliği, yaklaşan yerel seçimlerle birlikte kendilerine siyaset ortamı bulamamanın verdiği sıkıntı.

 

Sayın Devlet Bahçeli’nin ve tüm MHP’lilerin AKP kapatma davasından bir beklentileri vardı. O günleri hatırlarsak MHP’nin parti kapatmanın çağ dışı olduğunu savunduğunu bunun yerine kişilerin cezalandırmanın daha doğru olduğunu söylediğini biliyoruz. MHP ama öyle ama böyle AKP’nin yok olacağına inananlardandı. O tarihlerde sıkça dillendirilmese de sayın Bölükbaşı’nın “AKP’nin yasını tutacak değiliz” dediğini de herkes biliyordu, yani tüm politikalar AKP’nin yok olması üzerine oluşturulmuştu getirilen en önemli tez bile Tayip Erdoğan’a yasak getirilmesi üzerineydi. Hesap tutmayınca sayın genel başkanın çevresiyle birlikte bir boşluk oluştu ve yaklaşan yerel seçimler politika değişikliğinin en önemli sebebi gibi görülüyor.

 

Benim âcizane tavsiyem MHP’nin ya da başka bir partinin öfkeli siyaseti bu ülkeye hiç bir şey kazandırmaz. Yalnız Sayın Devlet Bahçeli her konuda iktidara destek vermek zorunda da değildir. Aklı başında önerilerde bulunsun bu bile büyümesine katkı sağlar. Bu ülke için büyük bir hizmettir.

 

CHP lideri bir yıl önce (10 Kasım 2007) sınır ötesi için “Sadece harekât düşünmek yanlıştır oradaki yönetimle iyi ilişkiler kurulmalı bölgede Kürtçe, Arapça, Türkçe yayınlar yapılmalı burada yatırımlar artırılmalı, sabır ve sevgi ile oraya yaklaşılmalı” önerisinde bulunuyordu bugün bunların hepsini çok çabuk unuttu ve ‘dün öyleydi bugün böyle’ diyebiliyor. Ama Bir MHP bir CHP değildir MHP’nin önerileri çok daha olumlu sonuçlar verir çünkü Sayın Bahçeli’nin söylediklerinin arkasında duracağını düşünenlerdenim.

 

Dünkü gazeteleri okuyunca benim gibi düşünmeyenlerin oldukça çok olduğunu da gördüm. Sayın Devlet Bahçeli’yi benden çok daha iyi tanıdığını düşündüğüm Eski bakanlardan Sayın ENİS ÖKSÜZ suçlamaları yenir yutulur gibi değildi.

 

Bakın Enis hoca neler diyor;

“Sayın genel başkanı Devlet Bahçeli’nin sözlerine inanmam, bugün bir dediğini yarın iki der. Apo’yu asacağım diyerek iktidar oldu, Apo’yu ipten aldı, PKK’ya karşı alınacak tedbirleri engelledi, Şehitler üzerine siyaset yapıyor.”

 

Bu haberi okuduktan sonra tüylerim diken diken oldu “Eyvah Milliyetçilik kimlere kalmış” dedim ve Başbuğ Alpaslan Türkeş’in kemiklerinin sızladığını düşündüm. Bu söylenenler niye söyleniyordu. Bir kuyruk acısından mı, Bir yalnızlık sendromu mu, yoksa MHP’nin yok oluşu mu? Her Türk vatandaşı gibi ben de anlamak ve öğrenmek istiyorum ve soruyorum Sayın Devlet Bahçeli nereye koşuyorsun?

 

Öncelikle herkesin başını iki elinin arasına alıp düşünmesi gerekir.

 

Doğuda bölücü örgütün sebep olduğu olaylarla binlerce vatandaşımız ve güvenlik görevlimiz şehit düştü. Ve bu vatan için bundan sonrada binlerce insanımız hayatını seve seve verecek.

 

“Son olaylardan sonra ölen gençlerimizin kanı yerde kalmayacak” diyen herkes Aktütün ve golf olayını yargıya taşıyanlara destek vermelidir. Bugün bunların konuşulup yazılması televizyon ekranlarında sınırı geçen teröristlerin gösterilmesinin büyük bir gelişme olduğunu düşünüyor, tüm şehitlerimize ruhunuz şad olsun diyorum.  Lütfen şehitlerimiz için bir Fatiha.

Bu yazı toplam 375 kez okunmuş.

Yorumlar

  • MHP'nin ülkenin bölünmez bütünlüğüne koşuyor...

    Hocam öncelikle yazınız genel itibariyle çok güzel ama Enis Öksüz gibi bir adamın yazısına itibar edip Devlet Bey'i eleştirmeniz biraz tuhafıma gitti. Çünkü bu adam bunları ilk defa söylemiyor bu adam ne zaman MHP terörle alakalı açıklama yapsa günyüzüne çıkıp birileri tarafından konuşturuluyor. Devlet Bey sözünün arkasında ve neden apo'nun asılamadığını defalarca ve defalarca bizlere anlattı ama ne hikmetse Enis Öksüz gibi insanlar bunu anlamadı. Eğer o kadar çok vatanını seviyor ise bakandı ve imza atmasaydı. o konu bakanlar kurulundan geçmezdi. Yani idam kaldırılmazdı. Diyeceğim şu ki hocam Devlet Bey gayet sağduyulu ve başarılı bir siyaset izleyerek bu ülke gençliğinin çatışma ortamına sürüklenmesini istemiyor ama hak verinki zaman zamanda sert tepki göstermelidir. Bu ülkenin bölünmez bütünlüğünün yegane bekçisi MHP ve Ülkücü gençliktir. Bizler bu ülkede olduğumuz sürece hiçbir şekilde bu ülkeyi böldürmeyeceğiz.

    Mustafa Perinçek 16.10.2008 09:07:38

Sizde bu yazıya yorum ekleyebilirsiniz!

Şu an sitemizde 4 aktif ziyaretçi bulunmaktadır. [+] Ayrıntılı istatistikler için tıklayın.

HakimiyetYeni Gazete İletişim ve Yayıncılık Ltd. Şti. | Copyright © 2008, All Rights Reserved. Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. Herhangi bir haber veya içerik; izinsiz ve/veya kaynak gösterilmeden kullanılamaz.