| Konya | Ankara |
| Aksaray | Kayseri |
| Karaman | Antalya |
| Niğde | Kırşehir |
| Afyon | Isparta |
AK Parti Hükümeti iş başına geldiğinden bu yana önemli başarılara imza attı. En azından geçmişin alışkanlıklarını bir nebze de olsa değiştirdi ya da değiştirmeye çalıştı. Ancak, bana göre yeterince başarılı olamadığı bir konu var ki dertlerin en büyüğü... BÜROKRASİ...16.10.2008 10:08:43
Ülkemin bürokratları işleri iyi bildiklerinden işe gitme zahmetinde bulunmuyorlar herhalde. Hani bir laf vardır ya "işi bilen işe gitmez" diye bizim bürokratlarımız da bunu uygulayamaya çalışıyorlar sanırım. Elbette ki istisnalar kaideyi bozmadığı için istisnaları bu sözlerin dışında tutuyorum. Ama bugüne kadar duyduğumuz ve muhatap olduğumuz şikâyetlerin büyük bölümü bürokrasiden. Hatta ve hatta bırakın sade vatandaşı milletvekillerimiz bile bürokrasiden yakınırlar.
Son günlerde birbirine benzer olaylar Konyamızda da hep gündeme geldiğinden bürokratlarımıza sitem etmek istedim. İşini yapanlar alınmasınlar ama öyle işlemlerle karşılaşıyoruz ki devleti devletle karşı karşıya getirmek için elimizden geleni yapıyoruz.
Kentimizde elektriği kesilen okullar varmışmış da, yok efendim bazı okulların suyu kesilmişmiş de, yok alacaklı oldukları kurumların ağırlığını kamu kuruluşları oluşturuyormuş da falan filan... Peki, kardeşim kimin borcu kime? İkisi de kamu kuruluşu değil mi? Bunlardan biri suçlu değil elbette. Suç her iki tarafta da. Ancak mevcut yönetime sorarsanız benden önce diyerek başlayacaktır söze... Peki, sen geldikten sonra ne yaptın?
Basın yayın organlarına malzeme olmaktan zevk alan bürokratlarımız olduğundan mıdır? Yoksa devletin bir kurumunu bir başka kurumu ile tartışmalı hale getirerek bundan çıkar sağlayabilecekleri bir olay da olmadığına göre neden herkes kendi işini yapmaz? Elbette bazı durumlarda kurumlar birbirlerine yardımcı olmaya çalışabilirler. Kısa süreli idari davranışlar olabilir. Ama katmerli cezalı borçlar birikinceye kadar bürokratlarımız nerede?
Makam araçları yakıtsız kalmaz. Lojmanlarının her ihtiyacı görülür. Hiç bir istekleri cevapsız bırakılmaz ama iş kurumların borcuna geldi mi bir türlü bitmez ve yıllar yıllara devreder gider. Ondan sonra da basına malzeme ödenek yok, bütçe şöyle imkân böyle... Bunların böyle olduğunu biliyorsunuz da düzeltmek için neler yapıyorsunuz derseniz de bu borçlar bizim dönemimizden değil derler. Sanki önceki görevde bulunanlar sanki başka ülkemin insanı… Bugün görevde olanlar gidenleri yarın gelenlerde bugün görevde olanları suçlamaya devam eder dururlar.
Hiç hak etmedikleri halde hizmet aracı adı altında makam aracıyla gezdiklerini, hatta ailelerine servis yaptıklarını unutan bürokratlara sözüm. İşini yapanlara ve hak adalet ölçüsünden ayrılmayanlara ise sadece teşekkür borcumuz olur. Başka ne diyebiliriz ki?
Bu yazı için kayıtlı yorum bulunmamaktadır.
Şu an sitemizde 3 aktif ziyaretçi bulunmaktadır. [+] Ayrıntılı istatistikler için tıklayın.