Son Dakika
BAĞLANTILAR
HAVA TAHMİNLERİ
Konya Ankara
Aksaray Kayseri
Karaman Antalya
Niğde Kırşehir
Afyon Isparta

Başımızın belası Haçlı Zihniyeti

YÜCEL KEMENDİ - ykemendi@mynet.com

Kendimi bildim bileli, Terör saldırıları, terörle mücadele ve bunun getirdiği ekonomik, sosyal, ve siyasal sıkıntılar, kemer sıkmalar, enkaz edebiyatları.20.10.2008 07:48:45
Yazıyı KüçültYazıyı Büyüt

1980 Öncesi Türkiye’de PKK yok Ama Terör var. Terörün getirdiği kardeş kavgaları, kurtarılmış bölgeler, o günde var bugünde var. O günkü duvar yazılarını hatırlayalım; Faşistler Giremez, Komünistlere Ölüm, Tek Yol İslam. Biz Devoluz, Biz Ülkücüyüyüz, Biz Akıncıyız vs. vs. Her gurup kendi düşüncesini haklı çıkarabilme mücadelesi verip kendinden başkasına hayat hakkı tanımayınca kaybeden bu güzel ülke, kazanan malum güçler oldu.

 

O günkü gençliğin kullandığı sloganların hepsinde kan barut ölme öldürme. İnsanca, halkça bir düzen diyenlerin elinde silah. Kanımız aksa da zafer İslam’ın diyen ve milliyetçilikle öğünen insanımızın elinde de silah. Birimize solcu dediler öldürttüler, birimize sağcı dediler öldürttüler, birimize İslamcı dediler öldürttüler, ancak bu gençlerimiz ne tam solcu oldular ne tam sağcı oldular nede tam İslamcı oldular. Dava aşkı dediler Aç kaldılar susuz kaldılar elde silah kardeş kovaladılar, ne ana çocuğuna sahip oldu ne baba, nede devlet. Ölen yüzlerce genç  ölenler sadece kardeş kavgasıyla mı öldü tabi ki  hayır. Birde devletin, bir onlardan bir bunlardan  zihniyetiyle suçsuz yere darağacına gidenler var.

 

Ve bunların sonunda vatandaşın haykırışı Akmasın bu kan, ölmesin insanlar, Analar ağlamasın ve Yeter artık sözleri.

 

Şimdi yine aynı senaryo; oyuncular farklı, o gün büyük şehirler, bugün Doğu ve Güneydoğu, o gün çatışmanın adı sağ-sol, Alevi-Sünni idi, bugün Kürt-Türk çatışması haline getirilmek istenen bir çatışma ve karşı taraf PKK ve yine aynı haykırış ‘Durdurun bu kanı.’

 

Bu açıklamadan sonra bugünü anlamak bugünü anlatmak gerekir diye düşünüyorum. Bugün bir ekonomik krizi tartışıyoruz birde terörü Ama bunu bile Doğru dürüst yapamıyoruz tartışmalarda bir arpa boyu yol alamıyoruz.

 

Sahiden Terörle nasıl mücadele edeceğiz? Bu işi siviller mi yapmalı yoksa askerler mi yapmalı. Kısır tartışmalarla bir 30 sene işte böyle geçti binlerce kişi hakkın rahmetine kavuştu. Şimdi bir başka tartışma Terörle Mücadelede zafiyet var mı yok mu bu zafiyetin sorumlusu Antalya da Golf oynayan Paşa’mı Siyasi Otoritemi yoksa  vatandaş mı. şimdide Bu tartışmalar uzayıp gidecek sonuçta kazanan Şer kuvvetler kaybeden bu vatanın güzel insanları olacak.

 

Özellikle Basınımız ve siyasilerimiz olayları saptırmadan dosdoğru bu ülkenin geleceğini düşünerek yapmalı öncelikle diplomatik girişimleri gündeme getirmelidir. Terör örgütü Amerikan silahlarını kullanacak Amerikanın hiç suçu olmayacak. Yada Terör örgütü Fransa, İngiltere, Almanya, silahlarını kullanacak yada maddi destek bulacak bu ülkeler sütten çıkmış ak kaşık muamelesi görecekler. İşte Bunlar Çok garip. Allah Aşkına bunları göremeyecek kadar kör mü olduk yoksa satıldık onlara mı benzedik.

 

Sahiden PKK destekçisi dernekler Arabistan’da mı Faaliyet gösteriyorlar. Roj Tv Yayınlarını İran Topraklarında mı yapıyor dersiniz (geçenlerde sayın Kültür bakanımızın malum Televizyon kanalının muhabirine ne güzel açıklamaları olmuş) Hepimiz Avrupa’nın yada Amerikanın ağzına bakmışız şunu yap bunu yapma dedi mi bunu aynen uygulayan bir makine olmuşuz. Peki bunları ne adına yaparız tabi ki Avrupa uyum yasası, tabi ki Batılılaşma ve çağdaşlaşma onlar kendileri idamı uygularlar bize kaldırtırlar, kendileri hapishanelerde zulmün ve işkencenin şahını yaparlar, bizde yasak ederler.

 

Şimdi tartışılan bir başka konu Irak’ın Kuzey kısmı, ve bu kısmın yönetimi. Niye direk Irak Hükümeti Muhatap değil acaba kuzey Irak a gelenler nerden geliyor dersiniz herhalde gökten gelmiyorlar.

 

Bazıları da başka bir tez savunuyor isterseniz onların dediğini yapalım gelin bir genel af çıkaralım Apo’ya özgürlük tanıyıp malum partiye  genel başkanı yapalım her şey güllük gülistanlık mı olacak dersiniz. Böyle düşünenler ede acırım, ve herkesin şunları bilmesini isterim. Bunlar gerçekleşse bile Frankfurt’ta 61. kitap fuarında yine toprak bütünlüğümüz Sözde Kürdistan toprağı gibi gösterilecektir Kürt vatandaşlarımıza her istediklerini verip dostluklarımızı ilerletsek onlarda biz mutluyuz artık hiçbir şey istemiyoruz deseler Doğu topraklarımız bu kez başkalarına verilmeye çalışılacaktır. 1980 öncesi Ermenilere verilen bu topraklar bugün Kürdistan yapılmaya çalışılıyor yarın kime peşkeş çekilecektir belki Süryanilere, Belki Alevi vatandaşlarımıza, beklide Pers toprağı haline getirilecektir.

 

Bunları anlamak için çok bilmek gerekmez tarihi bilmek yeterlidir. Bu Çatışmalar Ne Sağ-sol çatışmasıdır Ne Alevi-Sünni çatışmasıdır ne Ermeni-Türk çatışmasıdır nede Türk-Kürt çatışmasıdır. Bu çatışma onların gözünde İslam’ın doğuşuyla başlatılan İslam–Hıristiyan çatışmasıdır. Yani yıllar boyunca yapılan mücadelenin aynısıdır,  karşımızdaki güç İstanbul’u alırken Avrupa’da ilerlerken ve kurtuluş savaşını verirken savaştığımız güçtür Adı da Haçlı Zihniyetidir.

 

Bunu anlar ve bu doğrultuda hareket ederek kendimize gelirsek ancak huzur ve rahatlık buluruz.

 

Tarihte bugün

1954 İngiltere de 51 bin liman işçisi greve gitti

1954 Dünya bankası genel sekreteri ülkemize geldi

1969 İstanbul da pazartesi günleri dışında halı kilim silkelemek yasaklandı

1969 Zam alamayan İstanbul’daki sinemalar perdelerini süresiz kapattılar

1982 Kenan Evren hazırlattığı anayasayı eleştirme yasağı getirdi

1985 12 nüfus sayımı yapıldı Türkiye nüfusu 50.664.458 oldu

1992 Gazeteci Namık Tarancı Diyarbakır’da öldürüldü

2000 Bergama cezaevindeki işkence fotoğrafları basına sızdı

 

Bu yazı toplam 144 kez okunmuş.

Yorumlar

Bu yazı için kayıtlı yorum bulunmamaktadır.

İlk yorumu siz yapın!

Şu an sitemizde 1 aktif ziyaretçi bulunmaktadır. [+] Ayrıntılı istatistikler için tıklayın.

HakimiyetYeni Gazete İletişim ve Yayıncılık Ltd. Şti. | Copyright © 2008, All Rights Reserved. Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. Herhangi bir haber veya içerik; izinsiz ve/veya kaynak gösterilmeden kullanılamaz.