| Konya | Ankara |
| Aksaray | Kayseri |
| Karaman | Antalya |
| Niğde | Kırşehir |
| Afyon | Isparta |
Denizi susuz çölü kumsuz düşünmek nasıl muhal ise insanı da dertsiz tasasız düşünmek öyledir.23.10.2008 00:07:16
Niye? Yaratan öyle yaratmışta onun için. Bu gerçek ilk atamız Hz. Âdemden(a.s) beri böyledir. Müslim gayri Müslim, zengin yoksul, kadın erkek, çağdaş gerici, Avrupalı Amerikalı, genç ihtiyar… Tüm insanlar daha doğarken ağlamaya başlarlar. Evet, tüm çocuklar ağlayarak gelir bu dertliler dünyasına. Bu ağlayış sanki dünyada başına gelecekleri bildiğindenmiş gibi gelir bana. Hatta biliyorsunuz doğduktan sonra ağlamayan bebeklerin poposuna ebeler bir şaplak vurarak ağlatırlar.
. İşin garibi fakirler zenginleri, zenginler fakirleri. Kadınlar erkekleri, erkekler kadınları, köylüler şehirlileri şehirlilerde köylüleri daha dertsiz daha tasasız zannederler. Fakir zengin için; “ oh ne ala hayat. Yediğin önünde yemediğin ardında, evler, köşkler, arabalar yatlar. Bu gün Akdeniz yarın Karadeniz… Gez babam gez ye babam ye…” diye hayal eder. Bilmez ki o zengin insanında tıpkı kendisi gibi yüzlerce derdi sıkıntısı vardır. Eşi, çocuğu, çalıştırdığı insanlar, ekonominin gidişi, sahip olduklarını kaybetme korkusu onun uykularını kaçırmakta. Bütün bunlar olmasa, her şey yolunda gitse bile bu seferde ölüm korkusu onu rahat bırakmaz. Zenginler de fakirler için şöyle düşünüyordur belki de; “Oh ne güzel sade bir hayat. Ödeyeceği çeki, batmasından korktuğu fabrikaları yok. Dolar yükselmiş düşmüş, küresel kriz iş yerlerini sıkıntıya sokmuş adamın umurunda değil. Azıcık aşım ağrısız başım oh ne ala bir hayat…” Bu görüşleri destekleyen en yakın ve gözle görünür örnek, Başbakanımız Recep Tayip Erdoğan’dır. Erdoğan’ın bir başbakan olmadan önceki yüz hatlarına, saç rengine, yüzündeki kırışıklara bakın bir de şimdiki haline... Sanki 20 yıl birden yaşlandı Erdoğan. Birçok insanın çıkmak İstediği bu makam demek ki insanı mutlu ve huzurlu yapmıyor.
Dünyanın bir sıkıntılar yurdu olduğu gerçeğinden kaçamayacağımıza göre yapacağımız tek şey var, bu gerçeği kabullenmek ve ona göre hayatımızı, düşüncemizi tasarlamak. Hani bir kelam-ı kibar vardır ; ”bir gün dertsiz yatayım dedim o günde komşunun eşeği öldü” diye. Bu dünya hayatında toplumun her tabakasından insan bir dertten muzdariptir Şu da var tabi dertlerle sıkıntılarla iç içe olmak insan olmanın bir gereği. Bu geçici âlemde en büyük sıkıntılara peygamberler duçar olmuştur. Veliler, sıddîkler, âlimler de manevi rütbelerine göre sıkıntılar yaşamışlardır ve yaşamaya devam etmektedirler. Peygamberimizin ve peygamberlerin hayatına bir bakın hep acı, hep ıstırap... İmam-ı Azam efendimizin hayatına okuyun yine sıkıntılı bir mevsim görecekseniz.
Kısaca dostlar deniz susuz, çöl kumsuz, insan da dertsiz olmaz.
Bu yazı için kayıtlı yorum bulunmamaktadır.
- yazara ait bütün köşe yazılarını için TIKLAYIN.
Şu an sitemizde 1 aktif ziyaretçi bulunmaktadır. [+] Ayrıntılı istatistikler için tıklayın.