| Konya | Ankara |
| Aksaray | Kayseri |
| Karaman | Antalya |
| Niğde | Kırşehir |
| Afyon | Isparta |
Koskoca bir şehir uyuyor. Karanlığa inat geceyi aydınlatıyor sahte ışıklar; şehir ışıl ışıl. Biliyorum, bir yerlerde uyumayan birileri muhakkak var. Sessiz değil sokaklar; bir yerlerde koşuşturan biri var. Ağlayan, penceresi önünde karanfil saksı yol gözleyen biri var. Biri var yerde kan gölü içinde yatan. Biri var gözleri boşlukta eli kolu bağlı, hafızası bomboş…19.12.2008 09:14:50
<!-- /* Style Definitions */ p.MsoNormal, li.MsoNormal, div.MsoNormal {mso-style-parent:""; margin:0cm; margin-bottom:.0001pt; mso-pagination:widow-orphan; font-size:12.0pt; font-family:"Times New Roman"; mso-fareast-font-family:"Times New Roman";} @page Section1 {size:595.3pt 841.9pt; margin:70.85pt 70.85pt 70.85pt 70.85pt; mso-header-margin:35.4pt; mso-footer-margin:35.4pt; mso-paper-source:0;} div.Section1 {page:Section1;} -->
Bir otogar inadına kalabalık; kimi anasına hasret, kimi
memleketinden uzakta okulunda kimi de hekim peşinde can derdine oradan oraya
savrulan bir avuç insan. Dertli, uykulu gözlerde boş nazarlar.
Yağmur yağıyor bir
yerlerde; bir yerde tipi bastırmış. Ne yağmurdan kaçmak çare ne de kar altında
kimsesiz kibrit çöpüyle ısınabilmek çabasıyla sıcacık bir soba arkası hayali.
Oradan oraya savrulmak rüzgârda... Bir pencereyi aralayıp sızlayan bir vücudu
okşamak, sarılmak soğuğun en yosmasına. Gece 03:50 nerde ne yaşanıyor? Koskoca
bir şehir uyuyor ama birileri ayakta, yıldızlar mesela: gecenin bekçileri. Yolcuların
belki de bir tır şoförünün yareni. Deniz kenarında, köprü altında, ipek çarşaf
içinde ama aynı gökyüzü altında nefes alan; yaşayan, uyumayan birileri var.
03:50 dua dua yakaran bir
dudak. Belki bir anne ateşli kuzucuğu başında belki de bir doktor elinde neşter
kan ter alnında. Yollar biter mi hiç? Bitmez elbet. Nice türküler, nice yüce
gönüller kaldı yollarda. Zift karası boşuna rengini almadı. Ağrı dağı eteğinde
bir garip çoban belki de. Belki de bir kadın sarılma hasretinde.
03:50 nerdeyim bilmiyorum.
Ayaktayım ve uyumuyorum. Ne hastam var ne de ateşi 39 derece bir kuzucuğum. Ne
can pazarındayım ne de hafızam boş. 03:50 ne üşüyor ne de saksımdaki karanfilde
yar kokusu arıyorum. Ne yarına mal yetiştirme derdim var ne de yağmurdan,
kardan kaçıyorum. Bekliyor, izliyor, yaşıyor ama uyumuyorum. Yollar bitmek
bilmese de ben yürüyorum. Rüzgâr benim de camımdan içeri girecek. Çok iyi
biliyorum. Benim de tenimi okşayacak. Yalnızlığıma ürkek bir nefes olacak.
Ayaklarımın altından nehirlerim akacak; içinde rengârenk balıkların oynaştığı.
Ay yakamozunu bana vuracak. 03:50 biliyorum ve nefes alıyorum.
03:50 koskoca bir şehir
uyuyor. Sahte ışıklar şavkını saçıyor. Biliyorum, bekleyen uyumayan birileri
muhakkak var. Hissediyorum. 03:50 saat uyuyor. Uyumayan tek şey var; ZAMAN.
Bu yazı için kayıtlı yorum bulunmamaktadır.
BEKİR CEVİZCİ - yazara ait bütün köşe yazılarını için TIKLAYIN.
Şu an sitemizde 5 aktif ziyaretçi bulunmaktadır. [+] Ayrıntılı istatistikler için tıklayın.