1. YAZARLAR

  2. Ümit ÖZEL

  3. Yazılı olmayan antlaşmalar
Ümit ÖZEL

Ümit ÖZEL

Ümit ÖZEL
Yazarın Tüm Yazıları >

Yazılı olmayan antlaşmalar

A+A-

Bugün, günümüzde kimilerinin unuttuğu, kimilerinin unutmaya yüz tuttuğu ancak bir kesimin hala uğruna çiğ tavuk yediği bir kavramın süreç içerisindeki değişimine değinmek istiyorum.

Aslında bu öyle bir şey ki yaşama ve hayatını devam ettirebilme eylemi için, tüm insanlığın doğasında olan bir kavram. Mahallemizdeki bakkal abiden başlayıp, yolda selam verip geçtiğimiz her kim varsa bunlara kadar uzanan bir kavram.

 

Bu kavram hakkında internette yüzlerce makale, kitap ve başlık görebilmek kesinlikle mümkün. Peki bu kadar tanımı yapılan ve günde en az 10 defa kullanılan kelimenin, sözlükteki tanımında ne var?

Hemen bakalım, “Birbirini yakından tanıyan ve birbirine karşı sevgi, dostluk ve anlayış gösterenlerden her biri.” İlk karşımıza çıkan anlamı bu. Daha sonra gelen en popüler tanımı ise, “Bir işte birlikte bulunanlardan her biri.” olarak karşımıza çıkıyor.

**************

Şimdi müsaadenizle sözlük tanımlarından ilkini biraz genişletmek istiyorum. ‘Birbirini yakından tanıyan’ vurgusuyla başlayan kısım. Şuana kadar karşıma en fazla çıkan ve en popüler tanımlardan olan bu yaklaşımda sanki istemsiz bir 90’lı yıllar ve öncesi kokuyor. Çünkü birbirini yakından tanımayı, 2000’li yıllarla birlikte unutmaya başladık. Günümüz şartlarında çevremizle o kadar uzak kaldı ki, teknoloji, maddi kaygıların artması, suç oranlarındaki artış ve çeşitli etkenlerle fiziki olarak bir yakından tanıma durumu günümüzde zorlaştı. Daha evlerine kapalı ve sanal ortamlarda gezinen like, fav, gibi terimlerle anlaşan insanlara evrilmeye başladık.

***********

Manevi olarak yakından tanımak anlamına ulaşmamız gerekiyorsa da, birbirimizi genelde sanal ortamlardan ve cep telefonlarından yazdıklarımızda anlattığımız kadar tanıyoruz. Eğer bunu da yakından tanımak olarak kabul edebilirsek, kabul yakınen tanıyoruz çevremizi. Ancak, mesajlar, mailler, ses kayıtları ve birçok sanal iletişim yöntemi ile öyle hale geldik ki artık çok iyi tanıdığımızı zannettiğimiz insanların, konuşurken yüzünde oluşan mimiklerden haberimiz bile yok. Emoji dediğimiz ifade sembollerinden birisini mesaja eksik koyduğumuz zaman, sen bana kızdın mı? Bir tanesini fazla koyduğumuz zaman; benimle dalga mı geçiyorsun gibi tepkiler almamız bu yüzden gayet normaldir ve doğaldır.

*************

Tanımın ikinci adımına gelelim dediğimizde karşımıza, “Birbirine karşı saygı-sevgi, dostluk ve anlayış gösterenlerden her biri” ibaresi çıkıyor. Bu ibare aslında kelime kelime irdelenip günümüz şartlarında sorgulanması gereken ifadeleri içinde barındırıyor. Bu şekilde konuşup analiz yapmaya sayfa sayfa yazılar yazılıp, çeşitli konular üzerinden tartışmalara girilebilir ancak ben bunlardan sadece bir tanesini ele almak istiyorum. ‘Saygı’

***************

Şimdi hep birlikte 1 dakika ayırıp çocukluğumuzdaki şartları, ikili ilişkileri, muhabbetlerin yapıldığı ortamları ve büyük küçük arasındaki ilişkileri düşünmenizi istiyorum. Yazımı değer verip okuyan birçok insan eminim benimle aynı çocukluğu yaşadı. Bizim dönemimizde büyük deyince küçükler ağzından çıkana, eliyle yaptıklarına ve daha birçok konuya özen gösterir, saygı gösterirdi. Mahallenin gençleri okuldan arta kalan zamanları genelde birarada geçirir oyunlar oynardı. Bu da haliyle daha samimi daha sıkı bağları olan bireyleri getirirdi. Mahalle maçları, mahalle kavgaları, mahalle şenlikle vs vs. bunlar böyle uzar gider. Ama en önemli detaylardan biri de, o dönemler birisine söz verdiğiniz zaman, o sözden dönmek ya da iptal etmek için bile yeniden o kişiyle görüşmeniz, maramınızı anlatmanız gerekirdi. Umarım anlatmak istediğimi, doğru şekilde aktarabilmişimdir…

 *********************

Yazımın buraya kadar olan kısmında henüz hiç kullanmadığım ancak tanımını yaptığım şeyi az çok hepiniz anladınız. Yine de açıklık getireyim, bugün anlamını kaybetmemiş haline hasret çektiğimiz kavram ‘ARKADAŞLIK’. Örnek verdiğim iki popüler tanımda denilen şekliyle “Birbirini yakından tanıyan ve birbirine karşı sevgi, dostluk ve anlayış gösterenlerden her BİRİ.” ve “Bir işte birlikte bulunanlardan her BİRİ.”.

Aslında o birileri hayatınızda bugün bir yerlerde olmanıza, yarın da bir yerlere varmanızda önemli rol oynayan kişiler demek. Bugüne kadar başardığımız başaramadığımız ne varsa, önce ailemiz sonra onlarla birlikte oldu. Bugün bir şeyleri sorgulamaya özlemeye başladıysak, bu yazılı olmayan sözleşme, yani Arkadaşlık bağının hakkını veremediğimizdendir.

****************

Arkadaşlarımız arasında ya saygımızı kaybettik, ya sevgimizi, ya da yakınlığımızı. Uğruna çiğ tavuk yiyenlerden bugüne bizi getiren ne varsa hepsinin canı cehenneme. Ünlü futbolcu Arda Turan, günümüzde insanların korkup kaçtığı ve bazı ortamlarda geri bir düşünce olarak görülen sokak ve mahalle arkadaşlıkları için çok güzel bir tespitte bulunmuştu. Arda Turan bir programda konuşurken eski arkadaşlıklar ve saygı duyulması gereken değerlerle ilgili, “Biz çocukken küfür etmeyi, evet, sokakta öğrendik. Ama ana ve bacıya küfür edilmeyeceğini de sokakta öğrendik. Çok ince bir çizgidir sokak. Artık sokaklarda top oynayan çocuklar azaldı, hepsi bilgisayar başında.” demişti. Ne de güzel söylemiş, dışarda arkadaşlarınızla olmaktan ve çocuk olmaktan korkmayın.

**************

 “Hakiki arkadaşlık sağlıktan farksızdır; kıymeti, ancak elden gittikten sonra anlaşılır.” Sözünü her zaman hatırlayarak, dostlarınızın değerini kaybetmeden anlamanız dileğiyle.
 

Bu yazı toplam 942 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.