1. YAZARLAR

  2. Dursun Seyis

  3. Yeni Anayasa Arayışı
Dursun Seyis

Dursun Seyis

Dursun Seyis
Yazarın Tüm Yazıları >

Yeni Anayasa Arayışı

A+A-
Selçuklunun Sultan’ın himayesinde bir anayasası vardı.
Osmanlı’da kuruluşta Anayasa Padişahtı.
Padişahın himayesinde bir kurul, adil bir yönetim, Şeyhül İslam’ın adaleti ile sıkıntı yoktu.
Nereye kadar?
Osmanlı ve Türkiye’de Anayasa tartışmaları 1876 yılından bugüne kadar sürdü geldi. 1908 düzenlemesi ve daha sonrakiler…
Hepsi bir süre sonra demode oldu.
1982 Anayasası “yamalı bohça” gibi. 
Her gelen iktidar, her gelen Cumhurbaşkanı ister kızın, ister gücenin ama, her gelen bi şekilde anayasayı kendi isteğine uydurmak için yeni anayasa istedi.
Bakınız Dünya’da İngilizlerin bir anayasası var. Beğenirsiniz, beğenmezsiniz ama, bu anayasa hala eklentileri ile birlikte yürürlükte.
Nedir bu anayasa?
Magna Carta (Latince: "Büyük Ferman") veya Magna Carta Libertatum (Latince: "Büyük Özgürlük Fermanı"), 1215 yılında imzalanmış bir İngiliz belgesidir. Bu belge ile kral ilk kez yetkilerini kısıtlamış ve halka bazı hak ve özgürlükler tanımıştır. Günümüzdeki anayasal düzene ulaşana kadar yaşanılan tarihi sürecin en önemli basamaklarından birisidir. Aslen, Papa III. Innocent, Kral John ve baronları arasında, kralın yetkileri hususunu karara bağlamak amacıyla imzalanmıştır. Kralın bazı yetkilerinden feragat etmesini, kanunlara uygun davranmasını ve hukukun kralın arzu ve isteklerinden daha üstün olduğunu kabul etmesini zorunlu kılıyordu.
Vatandaşların özgürlüklerini belirlemekten çok, toplum güçleri arasında bir denge kuran Magna Carta, kralın sonsuz olan yetkilerini din adamları ve halk adına sınırlamıştır. Magna Carta’nın 39. maddesi, fermandaki en önemli ifadelerden biridir. Bu madde sayesinde günümüz hukuk sisteminin temelleri atılmıştır:
 “Özgür hiç kimse kendi benzerleri tarafından ülke kanunlarına göre yasal bir şekilde muhakeme edilip hüküm giymeden tutuklanmayacak, hapsedilmeyecek, mal ve mülkünden yoksun bırakılmayacak, kanun dışı ilan edilmeyecek, sürgün edilmeyecek veya hangi şekilde olursa olsun zarara uğratılmayacaktır.”
Bugün Türkiye’de bitip, tükenmeyen anayasa tartışmaları yine başladı. Bu yeni anayasa Türkiye’nin sözde kimlik belgesi olacaktır.
1961 anayasası darbe anayasasıydı.
1982 anayasası da darbe anayasası oldu. Her ne kadar referandum ile belirlenmiş ise de bugün bu anayasa Türkiye’ye cevap veremiyor. Yeni yapılacak anayasa ile  darbe hukuku anayasasının izleri silinecektir. Tabi ki silinirse…
Yeni anayasada AK parti  başkanlık sistemi istiyor..Cumhurbaşkanı R. Tayyip Erdoğan bunu istiyor. Başbakan Ahmet Davutoğlu  bunu anlatmak ve destek bulmak için partileri ziyaret ediyor. CHP ile ilk adım atıldı. Daha sonra MHP ile görüşülecek.
Yeni anayasada kuvvetler ayrılığı açık- net biçimde yazılı olmalıdır. Kuvvetler ayrımında ise CHP parlamenter sistemi savunuyor. AK Parti ise Başkanlık sistemi diyor.
Tabi ki, Türkiye’nin yeni bir anayasaya ihtiyacı var. Buna kimse “hayır” demiyor ama,  teferruatta fikirler ayrılıyor. Bugün  Davutoğlu MHP lideri Devlet Bahçeli ile buluşacak.
Benim şahsi görüşüm ise önemli olan başkanlık sistemi, ya da parlamenter sistemi tartışmasından çok. Yapılacak yeni anayasada ana kolonların iyi oturtulmasıdır. 
Bu yazı toplam 93 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.