1. YAZARLAR

  2. Lütfi AYHAN

  3. Yeni Bir mezhebimiz var: Adı Bana Göre
Lütfi AYHAN

Lütfi AYHAN

Yazarın Tüm Yazıları >

Yeni Bir mezhebimiz var: Adı Bana Göre

A+A-
Dünya ve islam tarihine kısa bir göz gezdirdiğimizde görürüz ki ilk insandan bu yana kavgalar, cidaller, münakaşlar, savaşlar hep olmuştur. Bu kavgaların nedenleri bazen siyaset olmuş, bazen makam, bazen şan, bazen çekememezlik, bazen kıskançlık, bazen para, bazen mal, bazen şöhret. Bu nedenlere dayanan mücadelelerin manevi bir değeri yoktur. Allah katında, Allah için, insanları bu dünya da ve ahirette saadete erdirmek maksadı ile yapılan savaşlar, mücadeleler, kavgalar değerlidir ancak.
Ümmet, Hilafetin ilgasından bu güne kadar başı kesilmiş tavuk gibi şuursuzca, akıldan mahrum bir halde, yalnız acı içinde kendini sağa sola vurup durmakta. Ümmet, asırlardır islami eğitimden, islami yaşantıdan uzak bir hayat sürmenin eksikliğini acısını, ızdırabını en acı bir şekilde yaşamakta. İmamesi kopmuş gibi tespih misali darmadağınık hale gelen islam ülkeleri ve müslümanlar biribirini anlamayan, birbirini tanımayan, birbirine düşman unsurlar haline gelmişlerdir. İşte bu ahval ve şerait içinde yaşayan bizler kurtuluş için neler yapmalıyız? dediğimizde de bu cüdalığın bir sonucu olarak her kafadan bir ses çıkıyor. Her bölgede, her coğrafyada değişik mezhepler, değişik unsurlar farklı laflar ediyorlar, birbirinden uzak biribirine zıt hükümler biribirini kovalıyor. Karmaşıklık, kaos, anarşi, belirsizlik, amaçsızlık...Ümmeti Muhammedin kaderi haline gelmiş durumda. O zaman çare ne?
Çare; hepimizin kabul ettiği tartışmasız ortak değerlerimizi ön plana çıkarmak. Bilmediğimiz konularda susmak. İşin ehline danışmak.Hiç olmazsa kesin hükümler, emredilen açık ve net Ahlaki davranışlarda birlik olmak. Mezhep, meşrep, siyaset, devlet, bölge farklılıklarını şimdilik unutarak asgari müştereklerde birleşmek. Ümmet, bu durumlarla yeni karşılaşmıyor, bu ned3enle bu giibi hallerde yapılacak en önemli eylem Haddini sınırını eksikliğini bilerek susmak. Yalnız maşallah yukarıda saydığımız nedenelrden dolayı dinin en girift konularında bile herkesin bir görüşü! söyleyecek bir sözü var.


Ülkemizdeki insanların çoğu ( hakkında konuşulması çok zor, çok karmaşık olmasına rağmen) bir kaç mevzuuda pek alimler pek mütehassıslar. Bunlar başta din olmak üzere tıp ve siyaset. bir yerinimiz ağrıdı, bir hastalığa mı tutuldunuz kolunuz mun kırıldı... Eş dost akraba tanıdık anıda hemen teşhisi koyup tedavi yollarını da anında gösterirler. Din ve siyaset mevzuu da böyle. Beş dakikada hükümetler yıkılır hükümetler kurulur. Kim hırsız kim arsız saniyede belirlenir ve mahküm edilri. Ülkeyi kurtaracak parti ve liderde zaten zihninde hazırdır. Mevzuu ile ilgili bildiği beş cümle ile de tezini ispatlar.
Hele de din konusu: Maşallah bu mevzuuda alim (RASİH) olmayanamız yok gibi. Yıllarca ilim öğrenmek için çaba sarfeden, hafızlık yapan, okullarda medreselerde dirsek çürütüten 7-8 ilimde mütahassıs olmak için yıllarca çalışan insanların bile hakkında söz söylemeye, görüş bildirmeye çekindiği konularda, " Bence" kalkanını ele alan "alim!" kardeşlerimiz saniyesinde birer imamı azam, birer şafii, birer maliki, birer Ebusssud kesiliveriyorlar/kesiliveriyoruz. Bunun en tabi sonucu şu: Yarım doktor candan, yarım hoca dinden...
Susmak En Büyük Silah
Bu sonuç hemen oluşmuş bir hal değildir. yılların biiriktirdiği sosyal ve kültürel bir olgudur bu nedenlede tedavisi kısa sürede tamamlanamaz. Yapılacak en acil iş ise BİLMEDİĞİMİZ KONUDA SUSMAK. Rabbımızn ayetinde buyurduğu emrini dinlemek: ""Bilmediğin şeyin ardına düşme; doğrusu kulak, göz ve kalp, bunların hepsi o şeyden sorumlu olur." (İsra 36).
Ülkemizin sayılı ve saygın Hocaalrından Nureddin Yıldız Hocanın bir konu ile ilgili söylediği dile getirdiği ve katılmadığını bildirdiği bir konuda söylediği bir sözle ilgili , içeriğini bilmeden,mahiyetini anlamadan görüş bildiren sağlık bakanımız bir yanlışa imza atıyor. Gerçi sonradan bu yanlışını düzeltmek için bir açıklama yapıyor. Açıklamada yine hatalı davranıyor. Yine bilmediği bir konu ile ilgili hüküm veriyor. Bulunduğu makam icabı, edindiği meslek gereği (çünkü o bir doktor ve doktorluk alanında konuşabilmek için ne kadar büyük çalışmaların ne kadar büyük gayretlerin olacağını biliyor) tecrübeli biri. Ülkemizde maalesef Din ve alimlerle ilgili herkes her şeyi söyleyebiliyor. Nureddin Yıldız Hoca belkide bu genel ve yanlış anlayışı yıkmak, bu cahil cesaretine bir ket vurmak için sert bir çıkış yaptı. Basın açıklmasında işin mahiyetini açıkladı sonra bazı sohbetlerine ara verdiğini bildirdi. Kamuoyundan ve işin uzamanlarından da destek gördü. Hocanın bu çıkışı İnşallah ilme ve dine karşı yapılan saygısızlıklara bir set olur. Yalnız sayın bakanı da anlamak lazım. Çünkü o da tartışılan konunun bir tarafının uzmanı. Şu anda bilhassa Afrika da ki Müslümanlar arasında çocuk evlilikleri büyük bir istismara sebep oluyor. Kim bilir belki de bakan, Afrikada maalesef çocuk yaşta evlendirildikleri için hem bedenen hem ruhen mahvolmuş ümmet kızlarının halini düşünerek bu tepkiyi vermiştir. İşin tıbbi yönü ile konuşmak en başta onun hakkıdır.
Bu tartışmanın en büüyük yanlışı başta da belirttiğim üzere ihtisasa saygı göstermemektir. Çare bilmediğimiz konuda susmaktır
 
Bu yazı toplam 94 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.