1. YAZARLAR

  2. Dursun Seyis

  3. Yeni Eğitim Ve Öğretim Yılı
Dursun Seyis

Dursun Seyis

Dursun Seyis
Yazarın Tüm Yazıları >

Yeni Eğitim Ve Öğretim Yılı

A+A-
Konya Hakimiyet Gazetesi, Yazı İşleri Müdürü Dursun Seyis’in isteği üzerine, yeni eğitim ve öğretim yılı nedeniyle Milli Eğitim Bakanı olarak tüm Türkiye ve Konyalı Milli Eğitim camiasına ve velilere, öğrencilere başarı dileklerimle bu yazımı yazıyorum. Selam ve sevgiler…

2016-2017 Eğitim-Öğretim yılında yeni bir döneme yeni bir başlangıç yapıyor olmanın heyecanını taşıyor, eğitim öğretim dönemimizin tüm öğrenci, öğretmen, veli ve büyük bir aile olan eğitim camiamıza hayırlı olmasını diliyorum. Başlangıçlar önemlidir hele ki güçlü başlangıçlar daha da önemlidir. Yeni eğitim-öğretim dönemimize başlarken; güçlü bir motivasyon, sağlam bir inanç, kalıcı hedeflerimiz ve emin adımlarımızla yola çıkıyoruz.

Ülkelerin gücü iyi eğitim almış nitelikli insan gücünden gelir. Eğitime yönlendirilen kaynakların ülkemize yapılacak en iyi yatırım olduğu bilinciyle önceliğimiz eğitim, eğitim, eğitimdir.
Geleceğimizin teminatı olan evlatlarımızı, üreten, paylaşan, doğru bilgilerle beslenen, özgür düşünceli, fikirlerini hoşgörü ortamında tartışabilen ve en önemlisi de bilim ve teknolojide geleceğe yön veren, sosyal ve ekonomik problemlere çözüm üretebilen, yaratıcı ve entelektüel bireyler olarak yetiştirmeyi hedefliyoruz.
Eğitimle amacımız temel demokratik değerlerle donanmış, bireysel farklılıkları ne olursa olsun araştırma, sorgulama, eleştirel düşünme, problem çözme ve karar verme becerileri gelişmiş, yaşam boyu öğrenmeyi benimseyen ve insan haklarına saygılı bireyler yetiştirmektir.

Millî Eğitim Bakanlığı olarak tarihimizin bize atfettiği yüce değerlerimiz ve ilkelerimiz doğrultusunda ilerleyecek, 2016-2017 Eğitim-Öğretim yılında da, Millî Eğitim Bakanlığı olarak taşıdığımız meşaleyi; tarihimizden, millî ve manevi değerlerimizden aldığımız güçle gelecek kuşaklarımıza aktaracağız.
Bilindiği üzere eğitim insanı değerli kılan, toplumu yücelten ve insanlığa yön veren önemli bir süreçtir. 15 Temmuz gecesinde meydanlarda iyi bir nesil yetiştirmiş olmakla ancak iftihar edip gurur duyabileceğimiz pırıl pırıl kalpleri vatan sevgisiyle atan binlerce öğrencimiz, gencimiz vardı. İstiklal Harbini, Çanakkale’yi, Çanakkale’de yaşanan kahramanlıkları o ana kadar sadece tarihten öğrenen evlatlarımız o gece şanlı bir tarih yazdılar.
Millet olarak gençlerimizle ne kadar gurur duysak, ne kadar iftihar etsek de az. Bunun kelimelerle de tarifi mümkün değil. Bu şanlı duruşu tarih, altın harflerle hafızalara yazdı. Tek bir çağrıyla meydanlarda yerini alan, bir asker edasıyla safları tutan gençlerimiz “Çanakkale Geçilmez” şuurunu, Millî Mücadeledeki “vatan bölünmez” şiarını tüm dünyaya hatırlatmıştır. Üstelik bir daha unutturmamak üzere.

“Asım’ın nesli diyordum ya nesilmiş gerçek/ İşte çiğnetmedi namusunu çiğnetmeyecek” diyen Mehmet Akif’in idealindeki neslin uyanışına tüm dünya şahit olmuştur. Vatan savunmasını namusuyla, onuruyla, şerefiyle bir tutan, vatan söz konusu olduğunda bir an olsun gaflete düşmeyen gençlerimiz; günlerce, gecelerce vatan nöbetini tutmak için meydanlardan ayrılmadılar.
Biz o gece meydanlarda Asım’ları gördük, iman ve inanç dolu yüreğinden aldığı güçle Seyid Onbaşı’ları gördük. Demokrasisine, namusuna, mabedine uzanan namahreme karşı dik duran kahraman evlatlarımızı gördük. Darbecilere karşı bilfiil direnişi gerçekleştiren cesur yürekler gördük. Esarete, zillete, zulme ve ihanete karşı gelen şerefli evlatlar gördük. Biz gençlerimize güveniyoruz, biz bu gençliğe güveniyoruz. Biz yarınlarımızı emanet edeceğimiz nesillerimize inanıyoruz. Manevi değerlerine; kültürüne, bayrağına, devletine ve milletine sahip çıkan bir gençlik yetiştirdiğimizi görmek ve bu anlamda yaşadığımız mutluluğu ifade etmekten de ayrıca gurur duyuyoruz.

Binlerce yıl önce vatan kıldığımız, yurt bildiğimiz, aziz bildiğimiz bu toprakların canından, kanından, suyundan, bereketinden beslenen bu yurdun öz evlatları cesur yürekleri ve sağlam karakterleriyle ecdadına atalarına olan sadakatini göstermiştir. Mayasını ilk vatanı Orta Asya’dan, harcını bin yıllık ortak vatanı Anadolu’dan alan bu gençlik, vatanına göğsünü siper etmekte bir an bile tereddüte düşmemiştir. Gerektiğinde canını seve seve vermeyi şeref bilmiş, onur bilmiştir.
Gençlerimiz, 15 Temmuz gecesi yaşadığımız menfur saldırıya karşı gösterdikleri direnişle değerlerine sıkı sıkıya bağlı olduklarını açıkça göstermişlerdir. Bu küstah saldırının en güçlü direnişçileri, en büyük kahramanları şüphesiz Türk gençliğidir.

Nitekim 15 Temmuz ihanetinin yaşandığı gece meydanlarda kahramanca direnerek can veren 16 yaşındaki Abdullah Tayyip, tek bir emirle canını hiçe sayarak şehit olan Ömer Halisdemir, gençliğimizin vatan bilincine eriştiğinin sembolü olmuşlardır. Gençliğimiz bu azmi ve bu feyzi yüzyıllar önceki atalarından, tarihimizden ve Çanakkale ruhundan almışlardır.
Özümüzde, hamurumuzda var olan birlik ve dayanışma ruhumuz, öteden beri mücadeleyle tanışıklığı olan milletimizi daima muzaffer kılmıştır. Millî kimliğini korumayı her zaman başarmış milletimiz verdiği mücadelelerle daha da güçlenmiş, göğsünde yanan bağımsızlık ateşini asla söndürmemiştir.
Milletimiz daima hür yaşamış, vatanını hiçbir alçağa terk etmemiş ve bu uğurda ölümüne yürümeyi şeref bilmiş, bayrağını sonsuza dek göklerde dalgalandırmaya and içmiştir. İşte bu kararlılık, bu güç ve bu bilinç öteden beri sahip olduğumuz kutsal değerlerimiz sayesinde gelişmiştir. Tarih sahnesinde çok uzun süre yaşayan milletlerin geçmişine bakıldığında bu milletlerin kendi değerleriyle beslenen ve bu değerlerle yoğrulan medeniyetler olduğunu görüyoruz. Manevi değerlerini nesilden nesile aktaran ve bu vesileyle değerlerini yaşatan milletler ayakta kalmayı başarabilmişlerdir.
Şeyh Edebali, Osman Gazi’ye bir nasihatinde der ki, “ Oğul geçmişini iyi bil ki, geleceğe sağlam basasın. Nereden geldiğini unutma ki, nereye gideceğini unutmayasın.”
Tarihimiz, gelenek-göreneklerimiz, bizi biz yapan millî ve manevi değerlerimiz bizim binlerce yıllık birikimimizdir, emeğimizdir, kültürümüzdür. Millî kültürümüzü yaşatmanın en temel yolu da eğitimdir. Biz öğrencilerimize okullarımızda, velilerimiz de evlerinde bu değerleri aşıladığımızda hem bu değerlerimizi muhafaza etmiş olacağız hem de en asilinden milletçe varlığımızı sürdürmüş olacağız. Evrensel değerlere açık, yerel değerlerle donatılmış bir nesille Türkiye’yi daha güçlü kılabilir ve daha güçlü yarınlara taşıyabiliriz.
Güçlü ve istikrarlı, hür ve demokratik bir toplum düzeninin gerçekleşmesi ve devamı için gençlerimizin demokrasiyi iyi algılamaları önemlidir. Nitekim 15 Temmuz’da yaşadığımız karanlık gece, gençlerimizin sahip olduğu bilinçle yerini duru bir aydınlığa bırakmıştır.

15 Temmuz’da milletimizin verdiği üstün mücadelenin ve 15 Temmuz kahramanlarının gelecek nesillerimiz tarafından daha iyi anlaşılması, öğrenilmesi ve onların mücadelesinin nesilden nesile aktarılması gerekmektedir. Bu milletimizi ebediyen hür yaşatacak iradedir. Bu iradenin gelecek nesillere aktarılması görevini de öncelikle eğitim kurumlarımız yapacaktır. Böylelikle de aziz milletimiz ve yüce devletimizin bekası için bu vatanın her öz evladı ve her kurumu üzerine düşeni yapmaktan büyük bir kıvanç duyacaktır.
Bu duygu ve düşüncelerle 2016-2017 Eğitim Öğretim yılının başarılı geçmesini bir kez daha diliyor; öğrencilerimize, öğretmenlerimize ve tüm Millî Eğitim camiasına hayırlı olmasını temenni ediyorum.

Dr. İsmet YILMAZ
Milli Eğitim Bakanı

 
Bu yazı toplam 117 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.