1. YAZARLAR

  2. Dursun Seyis

  3. YENİ EKONOMİK MODEL
Dursun Seyis

Dursun Seyis

Dursun Seyis
Yazarın Tüm Yazıları >

YENİ EKONOMİK MODEL

A+A-

Türkiye’de sağır sultan bile duydu ve yorum yapmaya başladı.

Ekonomide büyük sıkıntı var.

Dün sabah kalkıp  masamıza oturduğumuzda, tezgahımızda yer alan kimseler, fabrikasına giden iş adamları tüccar, esnaf ve benim büyük canım sıkıldı.

Nedeni belli.

Döviz ve altın görülmedik şekilde yükselmiş.

Canımız nasıl sıkılmasın ?
Bu geminin içinde yaşamaktayız. Batarsa hep birlikte boğulacağız.

İktidar yanlısı olalım,

Muhalefet taraftarı olalım. Bu durum çok vahim.

Bazı göbek atanların ise  aklına turp suyu sıkayım. Başka ne diyebilirim ki…

Önemli olan gerçekleri ve gelecekleri görebilmek, tahmin edebilmektir.

Maliye ve Ekonomi Bakanı Berat Albayrak dün yeni ekonomi modeli ve yapılacak işleri uzun uzadıya anlattı. İnşallah sözde kalmaz. Bu yeni model ve anlatım Türkiye’ye ne getirecek ne götürecek birlik izleyeceğiz.

Dolar fiyatları, uluslararası piyasalarda 5.7466 TL seviyesini görürken, TL seviyesinde hareket ediyor. Euro ise 6.7273 TL seviyesinde bulunuyor.

Dün öğle saatlerinden sonra açıklama yapan Cumhurbaşkanı R. Tayyip Erdoğan Bayburt’ta yaptığı açıklamada :
Ekonomik savaşı kaybetmeyeceğiz”dedi.

İnşallah öyle olur.

Şimdi Atatürk’ü ve İzmir İktisat kongresini hatırlamamız lazım. Hem Atatürk’ü ve hemde bu kongrenin ne anlama geldiğini daha iyi anlamış oluruz. Kafamızı kuma sokmaya gerek yok.

İzmir İktisat Kongresi, 17 Şubat-4 Mart 1923 tarihinde toplanmıştır7. Bu tarihte Lozan Konferansı kesintiye uğramış, tabii “Cumhuriyet” henüz ilan edilmemiştir.

 

 

 

 Türkiye Cumhuriyeti Devletinin “köklerini “ bilmede, dünü anlamada, bugünü kavramada ve yarına bakmakta hala çok önemli ekonomik, toplumsal, siyasi ve hukuki bir belge olma niteliğini taşımaktadır.Ancak hala anlamış değiliz.

Atatürk bu kongrede :
Cephe savaşını kazandık. Ancak asıl savaş  Ekonomide olmaz, cehphe savaşının taçlandırmazsak, cephe savaşının anlamı kalmaz demişti. Bugünkü gelinen noktada bu sözün ne kadar önemli olduğunu daha iyi anlıyorum.

İzmir İktisat Kongresi, burada, bir iktisat sistemi veya doktrini, bir mevzuat taslağı, bir tarih tezi, vs., olarak değil, ama sadece “memleketin hayat ve halas-ı hakikisini temine medar olacak düsturlar” bütünü olarak ele alınacak6 ve dolayısıyla zorlu bir Kurtuluş Savaşı içinde ve sonrasında “kan ve irfanla” biçimlenen “Türkiye Cumhuriyeti Devletinin” toplumsal, ekonomik, siyasi ve hukuki temel düzenlerinin niteliklerinin neden ibaret olduğu saptanmaya çalışılmalıdır.İzmir İktisat Kongresinin, dünya kamuoyuna, bugün de geçerli, tek bir duyurusu olmuştur.

Uygar başka uluslar kadar uygarız.

“ Milletimiz mazisinden değil, artık istikbalinden mesuldür”


 

Bu demektir ki, İzmir-İktisat Kongresi, kararlarında, oluşacak kurulmuş iktidarın, yani barış antlaşmasından sonra kurulacak Devletin temel biçimini kesin olarak belirlemiş olmaktadır.

Görüldüğü üzere, devletin unsurundan biri olan egemenliğin kaynağının beşeri irade olması, yani millete ait bulunması, açıkçası laik devlet düzeni, bu düşüncede, sadece barış antlaşmasından sonra kurulacak “kurulmuş iktidarın” zorunlu bir şartı değildir, aynı zamanda Türk Toplumunun ulaşılması gereken bir “uygarlık düzeyi”, edinmesi zorunlu bir “insanlık” göstergesidir.

Bu yazı toplam 408 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.