1. YAZARLAR

  2. Güngör Gökdağ

  3. Yeni Kanun Tasarısı Üniversiteleri Böldü
Güngör Gökdağ

Güngör Gökdağ

Yazarın Tüm Yazıları >

Yeni Kanun Tasarısı Üniversiteleri Böldü

A+A-

Teknolojideki baş döndürücü hızlı gelişmeler, bütün millet ve devletleri bilgi yoğun bir yaşama doğru sürüklüyor. Bu bakımdan aydın, entellektüel ve bilim adamlarının da dahil olduğu toplumun bütün kesimleri içinde bulunduğumuz 21. yüzyılın bilgi çağı olduğu noktasında ittifakla birleşirler.

Günümüzde gelişmiş toplumlarla az gelişmiş yahut geri kalmış toplumlar arasındaki en önemli farkın, toplumların ve eğitimle ilgili tüm kuruluşların eğitime verdikleri ehemmiyetle olduğu bilinmelidir. Çünkü gelişen tüm ülkelerin gelişmişlik düzeyleri, eğitim, araştırma ve geliştirmeye verdikleri önem ve gayrı safi milli hasıladan yani bütçeden ayırdıkları pay ile gerçekleştiği hiç unutulmamalıdır.

Bu durum dünya üzerindeki birçok devletin, eğitim sistemini çağın gerekliliklerine uygun ve kaliteyi artırma yolunda yapılması gereken faaliyetleri süratle yerine getirmeye sevketmektedir. Eğitim ihtiyacı noktasında bireyleri iyi eğitip, eğitim fırsatları sunmaya, küresel dünya ile rekabet edebilecek bilginin üretimi, aktarımı ve paylaşımında da en iyi olmaya yöneltmektedir. Çünkü bilişim çağında dünya, teknoloji alanında çok hızlı gelişmekte, bilgiyle de toplumsal, kültürel ve siyasal alanlarda büyük değişiklikler meydana gelmektedir.

Öte yandan modern dünyanın değişimine ayak uydurabilmek, gelişmiş ülkelerle iktisadi ve teknolojik alanlarda rekabet edebilmek ise bilgiyle beraber yeterli ve donanımlı, teknik anlamda tekamülünü tamamlanmış eğitim kurumlarıyla daha mümkün görünmektedir.

Bunu sağlayacak olan toplum gereksinimlerine yanıt vermek zorunda olan eğitim kurumları üniversitelerdir. Çünkü üniversiteler araştırma ve geliştirme sisteminin en önemli bileşenleridir.

İşte bu bakımdan üniversitelere gereken önem ve değerin sadece devlet tarafından verilmesi beklenemez.

En başta iş dünyası, üniversitelerle ortak projeler ve çalışmalar yürüterek kurumlarının bilimsel ihtiyaçlarını karşılamak, küreselleşen dünya ekonomisinde gereken rekabet şartlarını sağlayabilmek bakımından üniversitelerle işbirliğine giderek her türlü desteği vermelidir.

Bilindiği üzere üniversiteleri sadece yaptıkları öğretimle sınırlandırmakta doğru olmaz.

Üniversiteler eğitimin dışında kişi başına düşen milli gelirden toplumda verimliliğin ve refah seviyesinin artmasına, ekonominin gelişiminden, nitelikli insan yetiştirilmesine kadar geniş bir yelpazede birçok hizmet sunar, birey ve toplumlar için büyük önem taşırlar.

Ülke olarak üniversitelerden büyük faydalar sağlanması vizyon, misyon ve akademik kadrosuna bağlı olduğu kadar hiç şüphesiz üniversitenin türüne de bağlıdır.

Yani yeni açılacak bir üniversitenin eğitim kalitesinden yahut ülkeye sağlayacağı katkılardan bir beklenti yoksa ve sırf öğretim sağlaması bekleniyorsa, o üniversite de kalitenin yakalanması da mümkün değildir?

Üniversiteyi açmadan evvel, mezunlarından neler beklenildiği ve hangi hedeflerin amaçlandığı sorusu sorulmadığı takdirde, birbirinin aynı olan öğrenciler mezun edilerek iş hayatına gönderilmiş olunacağından hiç kimsenin kuşkusu olmasın.

 

İşte burada Teknik Üniversitelerin farkı ortaya çıkmaktadır.

Türkiye'de teknik üniversitelerin sayısı ne yazık ki olması gereken sayının çok altındadır. Teknik üniversiteler eğitim ve bilgi sağlayan kurumlar olarak önem taşısalar da teknoloji üretimi ve geliştirme, ekonomiye direkt katkı sağlama, iş dünyasının beklentilerini karşılama ve araştırma yapma yönüyle de önem arzetmektedir.

Ayrıca yenilikçi, girişimci, gelişime açık, çözüm odaklı, tüm yönleriyle nitelik ve kaliteye önem veren, ürettiği bilgi ve sunduğu hizmetlerle adını duyurabilen, bilimin toplumun tüm kesimlerine yayılmasına katkı sağlayan, bulundukları bölgenin yapısal değişimine katkı sunan stratejik tarafları olan güçlü kurumlardır üniversiteler.

Türkiye'nin, gelişiminin yeterince sağlanamadığı ve kalkınmasında eksik kalındığı düşünülen alanlarda yüksek öğretim bağlamında geleceğinin, ihtiyaçlarını dikkate alır kararlar alması ve stratejik hamleler de bulunarak teknik üniversitelerin sayısını artırma yoluna gitmesi ülke olarak menfaatine olacaktır.

Bu bağlamda yeni Kanun Tasarısı ile birçok yeni üniversite kurulmasına karar verildi ve değişikliğe gidildi.

Bunların arasından, Türkiye'nin en büyük üniversitelerinden olan Selçuk Üniversitesi'nin, Mühendislik, Doğa Bilimleri ve Mimarlık Fakülteleri de yeni kurulan Konya Üniversitesi'ne bağlandı.

Fakat yeni kurulan Konya Üniversitesi'nin, ülkenin ihtiyacı açısından açılması her ne kadar hayırlı olduysa da "Teknik Üniversite" yapılması hiç şüphesiz daha hayırlı olacaktır.

Konya gibi sanayisi her yönüyle gelişmiş büyük bir şehrin atılım yapmasına, üniversitenin iş çevresiyle bütünleşerek birlikte büyümesine, üniversite-sanayi işbirliğinin gelişmesine katkı sağlayacaktır.

Üniversite ve sanayi birlikteliğinin öğrenciler açısından önemi ise; laboratuvar ortamında devamlı deneysel çalışmaların yapıldığı, sadece hedef odaklı spesifik çalışıldığı, tecrübe ve deneyimin azami ölçüde olduğu ve ülkemizi geleceğe taşıyacak bireylerin yetişeceği bir ortamda eğitim almalarını sağlayacaktır.

Sanayi ve iş çevresi açısından ise teknik bir üniversiteyle işbirliği; pazarı ve teknolojiyi tamamen değiştirecek, sanayiciyi üst segment bir gruba çıkartacak, rekabet gücünü artıracak, iç piyasaya olan bağlılıktan ihracata sevk edecek, bilgiyi çok ucuza ve en güvenilir kurumdan elde etmeyi sağlayacak, profesyonellerle çalışarak daha fazla kazanmanın ve sağlıklı büyümenin yolunu aralayacaktır.

Sonuçta herkes kazanacak, gelişmişlik düzeyi ülkece artacak, yaşam kalitesi yükselecektir.

Diğer yandan Konya'yı, Türkiye'yi çeken bir lokomotif şehir haline dönüştürebilecektir.

Günümüzün bilgi temelli ekonomisinde teknik üniversitelerin sahip olduğu misyon, geçmişe nazaran artık daha fazla bir yere ve etkiye sahiptir. Bu bakımdan teknik üniversiteler, müstakbel açısından bize hem bir yol haritası sunmakta, hem de geleceğin büyük Türkiye'sinin gelişmişlik yönünden nasıl şekilleneceğinin ipuçlarını vermektedir.

Bu yazı toplam 876 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar