1. HABERLER

  2. SAĞLIK

  3. Yeni koronavirüs salgını ne kadar tehlikeli?
Yeni koronavirüs salgını ne kadar tehlikeli?

Yeni koronavirüs salgını ne kadar tehlikeli?

Necmettin Erbakan Üniversitesi Meram Tıp Fakültesi Tıbbi Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Üyesi Prof. Dr. Mehmet Özdemir ile Dr. Gökçe Kader Arslan, koronavirüs ile ilgili vatandaşlara önemli uyarılarda bulundu.

A+A-

Necmettin Erbakan Üniversitesi Meram Tıp Fakültesi Tıbbi Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Üyesi Prof. Dr. Mehmet Özdemir ve Dr. Gökçe Kader Arslan koronavirüs ile ilgili açıklama yaptı. Yeni koronavirüs salgının tehlike boyutuna değinen Prof. Dr. Özdemir ile Dr. Arslan koronaya karşı dikkat edilmesi gerektiğine de özellikle vurgu yaptı. 

Koronavirüs ile ilgili önemli açıklamalarda bulunan Necmettin Erbakan Üniversitesi Meram Tıp Fakültesi Tıbbi Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Üyesi Prof. Dr. Mehmet Özdemir'in konuşmasından satır başları: 

"İlk defa 1937 yılında keşfedildi ve kuşlarda salgın yaptı. Daha sonra Yarasa, domuz, kedi, köpek ve kemirgenlerde de enfeksiyon yaptığı fark edildi. Bazen hayvanlar arasında gözlenen Koronavirüsler genetik olarak değişim gösterebilir ve insanlarda enfeksiyon oluşturma özelliği kazanabilirler. Buna benzer bir olay insanlarda 1960 yılında rastlandı. 2002 yılına kadar sadece iki Koronavirüs tipi (229E, OC43) insanlarda solunum yolu enfeksiyonuna neden olurken, 2002 yılı sonunda Çin’in Guangdong şehrinde diğer tiplerden daha ağır enfeksiyona neden olan yeni bir Koronavirus tipi SARS-CoV (Ağır Akut Solunumsal sendrom)a neden oldu. 

Yine 2012 yılının ortalarında, Suudi Arabistan’da bu kez başka bir Koronavirus tipi- MERS-CoV (Ortadoğu Solunumsal Sendrom) tanımlandı. SARS-CoV misk kedilerinden, MERS-CoV ise develerden insanlara bulaşması sonucu salgınlara neden oldu. Hayvanlardan köken alan ve değişim (mutasyon) geçirerek insandan insana bulaşma özelliği kazanan bu virüsler ağır zatürre tablosuyla ölümlere yol açtı. 

2019 yılının Aralık ayının son haftasında ise, Çin'in merkezindeki 11 milyon kişinin yaşadığı büyük bir şehir olan Wuhan'da 4 hastada aynı zamanlarda  Akciğer enfeksiyonu kliniği gelişti. Deniz ürünleri ve canlı hayvanların satıldığı pazar ile teması olan bu dört hastadan sonra 31 Aralık 2019’da, 44 kişide akciğer semptomlarının gelişmesiyle ilgili olarak yeni bir solunum virüsünden şüphelenildi. Çin’deki ulusal yetkililer tarafından 3 Ocak 2020’de yeni bir virüsle salgın olasılığı Dünya Sağlık Örgütüne bildirildi. Hastalardan alınan solunum yolu örneklerinin incelenmesiyle virüsün daha önceki SARS-CoV ile %80 oranında benzer olduğu anlaşıldı ve 7 Ocak 2020’de Çin’de yeni bir Koronavirus bulunduğu açıklandı. Bu yeni virüse, Yeni Koronavirus  adı verildi. 

Bulaşma:

Wuhan'daki salgında Güney Çin Deniz Ürünleri Şehir Pazarı (farklı hayvan türleri satan bir toptan balık ve canlı hayvan pazarı) çalışanlarında kümelenme olduğu belirtildi. Doğrulanmış hastaların sadece %15’inin salgının başladığı yer olarak tahmin edilen canlı hayvan pazarı ile temasları olduğu bildirildi. Diğer olgulardaki bulaşların insandan-insana olduğu düşünülmektedir. Bu tarihten sonra vaka sayılarında artış bildirilmekte olup, sağlık çalışanlarında hastalığın ortaya çıkması, insandan insana bulaş olduğunu gösterdi. Hasta kişilerin öksürmesi, hapşırması veya konuşması ile çevreye yayılan solunum salgılarının solunması yoluyla ya da yüzeylere bulaşmış olan virüsün eller aracılığı ile alınıp  burun veya ağza temas edilmesiyle bulaştığı düşünülüyor. Mide asidine nispeten dayanıklı olması nedeniyle ağız-dışkı teması ile de bulaşabileceği öngörülmektedir . 

Klinik Özellikler:

Hastalarda ani bir başlangıç görülmektedir. Temas sonrası  14 gün içinde semptomlar başlayabilir. Enfeksiyonun yaygın belirtileri solunum semptomları, ateş, öksürük, nefes darlığıdır.  Kas ağrısı, bilinç bulanıklığı, baş ağrısı, boğaz ağrısı, burun akıntısı, göğüs ağrısı, ishal, bulantı ve kusma daha nadir görülen bulgulardır. Daha ciddi vakalarda, zatürre, ağır akut solunum yolu enfeksiyonu, böbrek yetmezliği ve hatta ölüm gelişebilir. Özellikle bağışıklığı baskılanmış hastalarda, gebelerde, 65 yaş üstü yaşlı hastalarda, Kronik obstruktrif akciğer hastalığı bulunanlarda, kanser hastalarında, kronik kalp, böbrek, akciğer hastalarında  ve şeker hastalarında ağır seyredebilir.  Ancak belirtisiz olgular olabileceği unutulmamalıdır. Son verilere bakılarak SARS-CoV ve MERS-CoV enfeksiyonlarına göre ölüm hızı düşüktür denilebilir"

Dr. Gökçe Kader Arslan'ın konuşmasından satır başları:

Tanı:
Dr. Gökçe Kader Arslan,Yeni Koronavirus tanısı için gerekli moleküler testler ülkemizde mevcuttur. Solunum yolu örnekleri (Burun ve Boğaz) ile tanı testi sadece Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü Ulusal Viroloji Referans Laboratuvarında yapılmaktadır. Şimdiye kadar ülkemizde Yeni Koronavirus hastalığı saptanmamıştır. Dünyada aşı geliştirme çalışmalarına başlanılmıştır amam henüz geliştirilmiş bir aşısı bulunmamaktadır.

Tedavi:

Dr. Gökçe Kader Arslan, Hastalığa özel bilinen bir tedavisi yoktur, hastanın genel durumuna göre gerekli destek tedavisi uygulanmaktadır. Antibiyotikler ise virüslere etki etmez, sadece bakterilere etkilidir. Yeni Koronavirus (2019-nCoV) bir virüs olduğundan enfeksiyonu önlemek veya tedavi etmek amacıyla antibiyotikler kullanılmamalıdır. Bazı antiviral ilaçlar tedavide olumlu sonuçlar vermiştir. Spesifik bir tedavisi henüz kesin olarak uygulanamadığından korunma önem kazanmaktadır.

Korunma:

Dr. Gökçe Kader Arslan,El hijyenine dikkat edilmelidir. Eller en az 20 saniye boyunca sabun ve suyla yıkanmalı, sabun ve suyun olmadığı durumlarda alkol bazlı el dezenfektanı kullanılmalıdır. Antiseptik içeren sabun kullanmaya gerek yoktur, normal sabun yeterlidir.

Eller yıkanmadan ağız, burun ve gözlerle temas edilmemelidir.

Hasta insanlarla temastan kaçınmalıdır (mümkün ise en az 1 metre uzakta bulunulmalı).

Hastalarla tokalaşmaktan  kaçınılmalıdır.

Kapalı ortamlar sık sık havalandırılmalıdır. 

Özellikle hasta insanlarla veya çevreleriyle doğrudan temas ettikten sonra eller sık sık yıkanmalıdır.

Hastaların yoğun olarak bulunması nedeniyle mümkün ise sağlık merkezlerine gidilmemeli, sağlık kuruluşuna gidilmesi gereken durumlarda diğer hastalarla temas en aza indirilmelidir.

Öksürme veya hapşırma sırasında burun ve ağzın tek kullanımlık kağıt mendil ile örtülmeli, solunum hijyen önerilerine dikkat edilmeli, mendil kullanıldıysa hemen çöpe atılmalıdır, mümkünse kalabalık yerlere girilmemesi, eğer girmek zorunda kalınıyorsa ağız ve yüzün kapatılması, mümkünse tıbbi maske kullanması önerilmektedir.

Çiğ veya az pişmiş hayvan ürünleri yemekten kaçınılmalıdır. İyi pişmiş yiyecekler tercih edilmelidir.

Ülkemizde,  son günlerde Çin’e seyahat etmiş olan veya seyahat etmiş biriyle yakın teması olan kişiler; ateş, öksürük, solunum sıkıntısı gibi belirtileri olursa mutlaka en yakın sağlık kuruluşuna başvurmalıdırlar.

Seyahat sonrası herhangi bir solunum yolu belirtiniz olursa doktorunuza seyahat öykünüz hakkında bilgi veriniz."

Etiketler : , ,

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.