1. YAZARLAR

  2. Serdar USMAN

  3. Yeni Türkiye yolunda yeni bir adım
Serdar USMAN

Serdar USMAN

Serdar USMAN
Yazarın Tüm Yazıları >

Yeni Türkiye yolunda yeni bir adım

A+A-
Önceki gün cumhurbaşkanlığı seçimi gerçekleşti. Sonuç önceden az çok belliydi. Milletimizin Recep Tayyip Erdoğan’a olan ilgisi ve sevgisi bambaşkaydı. Beklenen oldu ve Sayın Erdoğan ülkemizin halk tarafından seçilen ilk cumhurbaşkanı olma şerefine ulaştı. Halkımızın kendisine yönelik yoğun sevgisinin bir semeresi olara ülkesine hizmete Çankaya köşkünden devam edecek.
Geçtiğimiz hafta seçim çalışmaları kapsamında adaylar arasında husule gelen sürtüşmeler unutulacak ve yepyeni bir Türkiye olmak ve iyice kaynaşmış halkların yaşadığı bir ülke olmak için çaba sarf edeceğiz. Fakat geçtiğimiz senenin son yarısından itibaren ülkemiz idaresinde cerahat haline gelmiş olan sülükler temizlenecek. Bu iltihabın temizlenmesinde Cumhurbaşkanımız Sayın Erdoğan’ın ciddi gayret göstereceği aşikardır. Hatta ben şöyle bir teklif arz edeyim. Devlet kademelerinde çöreklenmiş kabuk bağlamış asalakların temizlenmesi için devletin mülayim tavır içinde bulunmasından açıkçası hoşlanmıyorum. Bir devletin kendisine karşı işlenen suçlarda daha sert tavır içerinse girmesi ve affı asla önerilemeyecek müebbet hapis cezalarının hatta idam cezasının gündeme alınması gerekmektedir. Şunda iyi bir anlaşmamız lazım. Avrupa Birliği milletimizin zihninde bayatlamış bir realitedir. Bu konuyla alakalı milletimizi referanduma götürmemiz gerektiğine inancımı ifade etmek istiyorum. Cumhurbaşkanlığı makamının geçtiğimiz 7 yıla ilaveten yapılan seçimle bir 5 yıl daha dirayetli ellerde olmasının verdiği özgüvenle bu referandum yapılmalı ve statükocu zihniyet ve temsilcilerinin ellerinde kalan körelmek üzere olan birkaç damar daha burulmalıdır.
Malumu aliniz Avrupa Birliği sadece kendi menfaatleri söz konusu olduğu zamanlarda ortaya koyduğu özverili Kopenhag Kriterlerinin bizim ve diğer sistem dışı ülkelerin geleceği ve reformist yapısının tadili söz konusu olduğunda işlevini yerine getirmediği ve bununda bilinçli olarak yapıldığını çok iyi bilmekteyiz. Bu kendilerine geçerli diğerlerine masal uygulamalarının gereği Avrupa Birliği kriterleri kapsamında AK Parti döneminde uygulanmakta olan maddelerin yerine getirilmesi konusu aslında içimizde ki statükocu zihniyetin önüne set çekilmesinden başka bir anlam ifade etmemekteydi. Sayın Erdoğan başbakanlığı döneminde bu gerçeği sonuna kadar biliyordu. Avrupa Birliği’ne asla kabul edilmeyeceğimizi bile bile sanki kapılarında bekleyen boynu bükük duruşun gerçek anlamı ezilmek değil, Sayın Erdoğan’ın Avrupa Birliği ülkelerini kullanması anlamı taşıyordu.
Gezi olaylarında, 17-25 Aralık darbe girişimlerinde ve halen devam ede gelen Pensilvanya açılımlı ülke geleceğini şerre ipotek edecek girişimlerin kökeninde yatmakta olan aslında Avrupa Birliği ve Amerika’nın beklentilerinin bir türlü gerçekleşememesi işte bahsi geçen birliğin ters köşeye yatırılmasından ileri gelmektedir.
Hani geçtiğimiz yılın yaz ayları başında tutuşturulan gezi alevinin devam etmesi ve hükümeti yiyinceye kadar sürmesi için AB ülkelerinin makatlarını yırttığını milletimiz çok iyi anlamıştır. Uluslararası konjöktürde kendimiz dışında herkesin karşımızda olduğu anlayışını kestirme yollardan edinmedik. Yılların verdiği birikim ve yaşanan acılar bu milleti yeterince olgunluk seviyesine ulaştırmıştır. Kimseye pabuç bırakmayacak kadar farkındalık içinde olup, son oynanan oyunların tümünün temelinde Türkiye’nin istikrarlı gidişatı ve büyümesinin önünün kesilmesi yatmaktadır. Üzücüdür ki bu gerçeği bu ülke sınırları içerisinde siyaset yapmakta olan siyasi partilerin hala kavrayamamış olduğunu ve halktan çok daha gerilerden eskinin bulanık siyasetinin idamesi yönünde çaba sarf ettiklerini görüyoruz. Örneğin CHP ve MHP cumhurbaşkanlığı seçiminde kurdukları koalisyona rağmen halkımızdan şamar yemekten kendilerini kurtaramamışlardır. Şimdi yine aynı kafayla nerede hata yaptıklarına dair orada burada yapacakları toplantılarla köhnemiş zihniyetlerinin devam etmesi için farklı arayışlar içerisine gireceklerdir. Benim beklentilerim arasında Kemal Kılıçdaroğlu, Muharrem İnce, Gürsel tekin gibi sivri dilli isimlerin cami kapılarında nöbet tutacakları tahminim var. Hatta Gürsel Tekin çok yakında gür bir sakal bırakabilir. Demedi demeyin! BBP ve SP gibi dibi görünen oluşumlar ise ucuz siyasi beklentilere dayalı aldıkları kararlarla bir kez daha komik duruma düşmüşlerdir.
Neyse konumuza dönecek olursak, işte anlatmış olduğum gibi başta Almanya olmak üzere tüm Avrupa Birliği’nin ve Amerika Birleşik Devletleri’nin gezi olaylarında tüm medya kuruluşlarını Taksim’e yığarak Türkiye’de polisin kendi halkına orantısız şiddet uyguladığı masalıyla tüm dünyayı avutmaya yeltenmesi ve bunun sonucunda da ülkemizi dünyada yalnızlığa itme girişimlerinin fısss diye söndüğüne şahit olmadık mı? Dahası aynı Avrupa ve ABD son bir aydır yaşanmış ve yaşanmakta olan acımasız ve tamamen orantısız uygulanmakta olduğu İsrail’in Gazze zulmü karşısında bu kadar tepki vermemesine de haydi bir şey demeyelim de, dedelerinin çatır çutur fırınlarda bitiresiye yaktığı Yahudilerin yanında olduğunu açıklayacak kadar vicdanı körelmiş adı gibi melek olmayan Angela Merkel Hanım’ın şeytani yüzüne ne demek lazım?
Cumhurbaşkanımızı Erdoğan’ın seçilmeden önce bağıra bağıra ifade ettiği “Yeni Türkiye” ifadesinin altında yatan gerçek budur. AK Parti oynanan oyunların tamamen farkındadır. Mülayim Abdullah Bey’i halkımız her zaman sevmiştir. Ama makamının gereği ağırbaşlı açıklamaları ve sakin duruşunun yerine gerektiğinde yumruğunu masaya vurabilen ve rest çekebilen bir reis beklentisinde olan halkımız Sayın Erdoğan’ı o makama taşımıştır. Daha da ilginci onu taşıyanlar sadece AK Partililer değil, başta CHP ve MHP olmak üzere tüm diğer siyasi gönül vermiş feraset sahibi seçmenlerin olduğu gerçeğidir.
Vatana, millete hayırlı olsun…
 
Bu yazı toplam 39 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum