1. YAZARLAR

  2. Yaman ADAM

  3. Yeni üniversitemiz ya da “it ürüdü kervan yürüdü”
Yaman ADAM

Yaman ADAM

Yazarın Tüm Yazıları >

Yeni üniversitemiz ya da “it ürüdü kervan yürüdü”

A+A-
Bu hafta Atasoy Müftüoğlu’nun satır araları serisine ara verip üç haftadır bekleyen Necmettin Erbakan Üniversitesi’nin “Basın Buluşması”yla ilgili “İt ürüdü kervan yürüdü” başlıklı mülahazalarımı yayınlıyorum. Bu arada “görünmez kaza” cinsinden, şüphesiz Rabbimin bir imtihanı; beklenmedik bir kaza geçirerek hepimizi üzüntüye boğan ve Meram Tıp Fakültesi Beyin Cerrahisi servisinde tedavi gördükten sonra evinde tedavisi devam eden TYB Konya Şubesi Başkanımız Mehmet Ali Köseoğlu’na hayırlı, acil şifalar diliyorum ve onun adına dualarınızı bekliyorum. Üzüntülü ailesine de geçmiş olsun dileklerimle sabır ve dua tavsiye ediyorum...
Konya Necmettin Erbakan Üniversitesi’nin kuruluş ve isim aşamalarında dillerinin şişini indirenlerin konuştukları ve yazdıkları yapılan “Basın Buluşması”yla birlikte cevaplarını bulmuş oldu.
Yeni üniversitemiz, şöyle ya da böyle bu ülkeye hizmet etmiş bir bilim ve siyaset adamının ismine tahammül edemeyen yazar çizer takımının gereksiz salvolarına maruz kalsa da it ürüdü kervan yürüdü mukabilinden dimdik ayakta ve yoluna devam ediyor. O, isminden bir şey kaybetmedi ama dili çözüklerin ve ucuz kalemşörlerin birçoğu kemmiyyetle keyfiyyet arasında med-cezir yaşadılar ve başlarını önlerine eğmek zorunda kaldılar. Dolayısıyla da yazıp çizdikleri, kendilerine yakışan eleştiriler artık tarihin çöp tenekesine atılmış durumdadır.
Elbette meyveli ağaç taşlanır ve taşlanmıştır da. Zihniyet taassubuyla hareket edenler geçmişte olduğu gibi gelecekte de öküz altında buzağı aramaya devam edeceklerdir. Oysa değerli rektör, Basın Buluşması’nda yapıcı ve yönlendirici eleştirilere her zaman açık olduklarını ifade ettiler. Ayrıca geçmişte yapılan seviyesiz eleştirilere ve toplantıda yöneltilen sorulara da makul, mantıklı ve anlaşılır bir ifadeyle yanıt verdiler.
Asistanlığından bu yana tanıdığımız; geçmişiyle, çalışmalarıyla, gayretiyle, başarılarıyla, dürüstlüğüyle, örnekliğiyle kurucu rektör olarak atanmasının akabinde yoğun ve hummalı bir çalışma ile kervanı yoluna koyan Prof. Dr. Muzaffer Şeker hocamıza ve ekibine bu yeni ve zorlu yolculuğunda başarılar diliyoruz; hayırlı hizmetlerinde destekçi ve yanlarında olduğumuzu da tarihe kayıt düşüyoruz.
Konya Necmettin Erbakan Üniversitesi’nin, bilginin üretiminde insana ve çevreye faydayı düstur edinen; bilimsel etik ve evrensel değerleri yerel çerçevede ele alan; disiplinler arası çalışmaları ön planda tutan; ulusal ve uluslararası kurum, kuruluşlarla üst düzey işbirliğini amaçlayan; toplumun tüm kesimleriyle güçlü ilişkiler kuran; eleştirel düşünme yeteneği kazanmış, insanlığın ihtiyacı olan barışçıl, paylaşımcı, üretken ve yenilikçi “güzel insanlar” yetiştirmek misyonuyla ve farklılıklara saygılı, özgürlükçü bir kurum kültürü içinde tüm paydaşlarının ihtiyaçlarına duyarlı olma prensibini benimseyen; katılımcı, araştırıcı ve eğitim alanlarında yenilikçi, yol gösterici tarzı ile özgün bilginin ortaya çıkarılmasını ve yayılmasını sağlayan, uluslararası bir bilim merkezi olmayı hedefleyen vizyonuyla; Eğitim Bilimleri, Sağlık Bilimleri, Sosyal Bilimler ve Fen Bilimleri alanlarında birikimlerini yerel değerler ile küresel dinamikleri buluşturmak; uluslararası alanda söz sahibi olmak; lisansüstü eğitime ve araştırmaya ağırlık vermek; nitelikli ve uluslar arası deneyimli akademik bir kadroya sahip olmak; rekabete açık, özgüven sahibi mezunlar yetiştirmek; özgür düşünce ve tartışmaların merkezi olmak; nitelikli insanlar yetiştirerek topluma katma değer sağlamak; diye belirlediği stratejik amaçlarıyla ülkemizi aydınlık ufuklara taşıyacağından hiç şüphemiz yoktur.
Şehrimizdeki diğer üniversiteler ile koordineli ve tatlı bir rekabet içerisinde sürdüreceği bu kutlu bilim ve irfan yolculuğunda bütün bilim dallarında olduğu gibi özellikle de Fen Bilimleri alanındaki Havacılık ve Uzay Bilimleri Fakültesinin çalışmaları, ismini aldığı şahsın ruhaniyetleri ve bizim nazarlarımızdan hiçbir zaman uzak olmayacaktır.
Kuruluşundan bugüne bu kısa zaman diliminde uluslararası ilişkilerde, toplum ve iş dünyası ile ilişkilerde, Sivil Toplum Kuruluşlarıyla ortaklaşa düzenlenen etkinliklerde, şehir konferansları adı altında yapılan etkinliklerde ve diğer konularda düzenlenen onlarca etkinlikte gösterdiği ciddiyet, özveri, kararlılık ve başarı, bundan sonraki yapacağı çalışmaların ve etkinliklerin de teminatı olmuştur.
Sevgili rektörümüzden ilk etapta çözüm bekleyen bir sorun olarak; geçmişten günümüze Meram Tıp Fakültesi’nin sürekli yamalı bohça gibi ek binalar yapılarak 12 farklı binada hizmet verme keşmekeşliği yaşar hâle gelmesi ve hantal bir labirente dönüşmesi artık dikkatlerden kaçmıyor. Ayrıca eski Göğüs Hastanesi’nden miras kalan A blok ana binanın 70 yılı devirmesi ve dolayısıyla da ömrünü bitirmiş olması gerçeği göz ardı edilemez. Yine farklı bloklarda hizmet verilmesi sebebiyle hastalar yaz-kış demeden dört mevsim, açıkta, sedyelerle taşınmak durumunda kalmakta; bu nakiller esnasında zaman zaman kazalar da yaşanmaktadır. Bu durumlar haliyle hem personel giderleri açısından, hem de güvenlik, temizlik, ısınma, hasta sağlığı ve hayatiyeti açılarından farklı boyutlar doğurmaktadır. Bu itibarla Tıp Fakültesi, kontrolü zor bir sorunlar yumağına dönüşmeden, Hocacihan-Akyokuş hattındaki bir araziye (askeriyenin olduğu alan Selçuklu Belediyesi tarafından alınarak üniversiteye tasis edilebilir) mono-blok şeklinde yeniden inşâ edilebilir. Bu da nereden baksan malî açıdan en az %20 tasarruf demektir. Diğer birçok kolaylık ve avantajlar da cabası… Eski binalardan sağlam olmayanlar yıkılır, sağlam olanlar da derslik olarak kullanılır, diye düşünüyorum.
Varsın ürüyen ürüsün; ama bu kutlu kervan durmasın…



Bu yazı toplam 429 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.