Dursun Seyis

Dursun Seyis

Dursun Seyis
Yazarın Tüm Yazıları >

Yeni Yıl

A+A-
Evet,
Bir koca yıl daha acısıyla, tatlısıyla, sevinciyle son buldu.
Koskoca yıl.
Tam 365 gün…
Sanat güneşimiz, merhum Zeki Müren’in bir şarkısı aklıma geldi:
“Nasıl geçti habersiz o güzelim yıllar” diye.
Aslında 2016 yılı pek güzel geçmedi.
Bunları yeniden yazıp, yeni yılın ilk günlerinde içinizi karartmak istemiyorum.
İstiyorum ki, yeni yıl herkesi mutlu etsin.
Fazla söze hacet yok…
Bir yılı daha geride bırakırken hepimizin kafasında ne çabuk geçti sözleri yankılanıyor. Evet, zaman çok hızlı geçiyor, her sene olduğu gibi yılbaşında koyduğumuz hedeflerimizde ne kadar başarılı olduğumuzun cevabı kendimizde saklı.
Yıl boyunca bir sürü olay yaşıyoruz her günümüz, her anımız farklı. Aynı mevzular bile olsa halimiz, tavrımız farklı. Her yeni yıla yeni bir kararla gireriz, “Kilo verme, hayatı dolu dolu yaşamak, canımızı sıkan şeylerden uzaklaşmak, daha az üzülmeK, daha düzenli bir hayat, öğrenciler için derslere daha sıkı çalışma, esnaf- tüccar için borçlarını rahat ödemek, rahat yaşamak için para kazanmak…” gibi. Kararlarımızı alıyoruz almasına ama Ocak ayı bitince rutine dönüyoruz. Yeni bir yıla girmiş olmanın heyecanı bitiyor ve yine her şey normal haline dönüyor.
Bu sene farklı olsun muhasebemizi yapalım açık veren taraflarımızın farkına varıp önlemini alalım.
Kararlarımız bize ait olsun ama yanlış olmasın. Aldığımız her karar hayatımıza atılan güçlü bir adım olsun.
Tecrübelerimizden ders alalım. Bazen bir tartışma, bazen de bir olay yaşadığımız mevzu ne olursa fark etmez sadece bizi ilerletmek için olduğunu unutmayalım.Doğruları bulmaya çalışalım.
Beklentilere girmeyelim, Ancak beklentisizde kalmayın.
İyilikler yapalım. İyilik yaptım demek insana yakışmaz. Dilimize gelen fayda ne bize ne de başkasına yarar.Kimseyi kırmak istemezken, kendimizi farkında olmadan kırıyoruz. Kırar mıyım acaba diye düşündüğümde kırıyoruz zaten, ne kadar düz olursak ne kendimizi ne de karşımızdakini üzeriz.
Alışkanlıklarımız kendimize attığımız bir düğümdür. Onları tespit edelim, çözümüne bakalım.
Olumsuz düşündükçe bu olumsuzlukları ve karamsarlığı çoğaltıyoruz, çözüme geçmediğimiz her dakika kendimize zarar veriyoruz.Sorun varsa, mutlaka çözümde vardır. Bunu kabul etmemiz gerekir.
Kendimizi aşağı görüp sürekli birilerini yüceltiyoruz, önemli olanın biz olduğuna ve karşı da bulunan vasıfların hepsinin bizde olduğuna inanmıyoruz. Yaptığımızla, bulduğumuzla yetinelim, daha iyileri için çalışıp- çabalayalım.Başarısızlıklarımız karamsarlığa itmemelidir. Bizi daha da ilerletmeli, geri adım atmak değil devam etmek kurtarır.
Önemli olan kendimiziz. Bakalım hayatımıza… Bizi üzen anlayışımız ve düşüncemizden başka bir şey değil. Şimdi sürekli kendime tekrar ettiğim Kişilik ve Şahsiyet Eğitimcisi Erol Erbaş’ın bir sözünü paylaşmak istiyorum,
“Kaliteli adam; sever sevgi beklemez, yardım eder yardım beklemez, anlayış gösterir anlayış beklemez, ikram eder ikram beklemez.”
Önce kendimizi tanıyalım ve hayatımızın her anını büyük bir ciddiyetle yaşayalım.
Gerisi faso- fiso…
Dileyelim yeni yıl bizi üzmesin. Buna fırsat vermeyelim.

 
Bu yazı toplam 130 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.