1. YAZARLAR

  2. Prof. Dr. Mustafa UZUNPOSTALCI

  3. Yeni Yılı Karşıladık
Prof. Dr. Mustafa UZUNPOSTALCI

Prof. Dr. Mustafa UZUNPOSTALCI

Mustafa Uzunpostalcı
Yazarın Tüm Yazıları >

Yeni Yılı Karşıladık

A+A-
İki gün önce yeni yılı karşıladık. Yeni yılı karşılamak demenin, onun şerefine sınırsız olarak eğlenmek demek olduğunu bir defa daha görerek öğrendik.
Bilindiği gibi, kullandığımız güneş takvimine göre günün başlangıcı doğal bir olayın vuku bulmasına göre değil, itibari olarak belirlenmiş bulunmaktadır. O da gecenin yarısı olarak kabul edilen saatlerin tam olarak on ikiyi gösterdiği andır. Bu dakikaya erişildiğinde bir önceki gün biter ve yeni gün başlar. Bu böyle kabul edildiği için de yeni yılın ilk gününün başlangıcı olarak kabul edilen ve takvimlerde Ocak ayının ilk günü olan bu gün aynı zamanda yeni yılın da ilk günü olmaktadır.
Yeni yılın gelmesi yaklaşınca günler ve hatta aylar öncesinden düşünülerek bu gecenin nerede ve nasıl karşılanması daha iyi olur, düşüncesi insanlarımızı sarar.
Aslında bu düşünce iki ayrı dürtüden kaynaklanmaktadır. Bunlardan birisi o geceyi nasıl ve nerede olursam daha canlı ve heyecanlı geçirmiş olabilirim düşüncesini taşıyan ve bizzat onu yaşamak isteyen kimselerin içine doğan dürtüdür. Bu tamamen bireyseldir.
Ancak bazen birlikte düşünülerek geliştirildiği de olur. Hatta böylesi daha tercihe şayandır. Çünkü insan tek başına bir mutluluk yaşayacaksa bunun için ayrıca düşünüp bir takım plânlar yapması kendisi için pek makul gelmez. O elindeki ile de mutlu olabilir. Bunun da yolu kendisini tanımaktan geçer. Yani kendisini tanımış olması kişinin mutlu olması için yeterlidir.
Fakat böyle günleri fırsata çevirmek isteyen insanlarımız da az değildir. Bundan dolayı da bu tür insanlarımız o gece için günler ve hatta aylar öncesinden bir takım plânlamalar yaparlar. Böyle olanların tek düşüncesi neyi nasıl yaparsam daha çok insanı yanıma çekerek onlardan maddi yönden faydalanabilirimdir. Bunların düşüncesi o geceden kendilerini memnun edecek bir kazanç elde edebilmekten ibarettir.
Bundan dolayı böyle bir gecenin yaklaşmakta olduğu önceden duyurularak insanlarımız o gecede yapılacak kutlama programlarına katılmaya çağırılmakta ve psikolojik olarak o geceyi kutlamaya hazırlanmaktadır.
Kendisini neyi niçin yaptığını düşünmeden böyle bir gecenin içinde bulan bir kimse çoğu zaman, o günü idrak ettikten sonra, yani yılın ilk gündüzünde uykudan uyanınca geceyi nasıl karşıladığı sorulsa onu bile hatırlayamayacak durumdadır.
İşte böyle bir duruma düşecek noktaya getiren kendinden geçmişlik epey bir zamandan beri toplumumuzda yılbaşı kutlamaları olarak değerlendirilmektedir.
Haydi bunları anladık, diyelim. Çünkü her insanın bir eğlence anlayışı olabilir. Fakat gece yarısı oldu, saatler on ikiyi gösteriyor, diyerek o saatte uyuyan insanların var olabileceğini bile düşünmeden eğlencesine bir de silâh seslerine benzer ses çıkaran maytap atmalarına ne demeli?
Bence bunun adı eğlence falan değildir. Hatta hukuk açısından bakıldığında aynı zamanda bir hak ihlâlidir.
Hazreti Peygamber a.s. Efendimiz “Müslüman, elinden ve dilinden başkalarının zarar görmediği kimsedir” buyurmuştur. Bu sebeple de bir kimse bir iş yapmadan, onu yaptığı takdirde, bir başkasının zarar görüp görmeyeceğine bakmak ve bunu düşünmek durumundadır.

 
Bu yazı toplam 124 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.