1. YAZARLAR

  2. Lütfi AYHAN

  3. Yerel Seçim mi Genel Seçim mi?
Lütfi AYHAN

Lütfi AYHAN

Yazarın Tüm Yazıları >

Yerel Seçim mi Genel Seçim mi?

A+A-
Bir hay huy , bir gulgule içinde bir seçime daha gidiyoruz. Fakat ilginçtir bu seçim yerel olmasına rağmen hava tam tersini gösteriyor. Televizyonlara bakınca, gazeteleri okuyunca, sokaktaki konuşmalara kulak verince durum çok net bir şekilde ortaya çıkıyor. En çok kimleri görüyor en çok kimleri konuşuyoruz: Erdoğan, Kılıçdaroğlu, Bahçeli, Gülen… Sanki bu seçim Erdoğan, Kılıçdaroğlu, Bahçeli, Gülen (“paralel yapı”) arasında bir seçimmiş gibi bir hava oluştu ülkede. İlimizdeki, ilçemizdeki adaylardan bile haberimiz yok. Mesela Meram’da yaşayan bizlerin, yani sıradan vatandaşların büyük bir çoğunluğu bırakın adayların özelliklerini adlarından bile bi haberiz. Dün işim icabı Meram Sanayine gitim. Esnaf kardeşlerimizde de aynı durumu gözlemledim. Sırası gelmişken değerli adayların adlarını buraya yazalımda vazifemizi yapmış olalım: Ak Parti: Fatma Toru, MHP: Hakkı Altuntaş, Saadet: Mehmet Demirel, BBP: Abdullah Nacak, BTP: Şemsettin Günördü…Demokrasi, hem zor, hem de veballi bir yönetim. Niye? Çünkü oy verecek herkesin, her vatandaşın ayrı ayrı sorumluluğu var yönetimde. Krallık olsaydı, biz normal vatandaşların nerdeyse hiçbir sorumluluğumuz olmayacaktı yönetimde. Kral ölene kadar “yaşasın kral”, ölünce “kral öldü yaşasın kral” deyip kendi işimize bakacaktık. Demokraside öylemi ya? Dağdaki çobanında- siyaset profesörününde, milyarderinde - meteliksizinde, okumuşunda- cahilinde, Kadınında-erkeğinde…Oyu eşit olduğundan yönetimdeki sorumlulukları da, seçilenlerle ilgili veballeri de aynı oranda olacak. Bu nedenle adaylarlailgili konuşurken veya oy atarken büyük bir sorumluluğun omuzumuza bindiğini unutmayacağız. Hangimiz bu sorumluluğun farkında! Adayları tanımamız mümkün mü? Hayır. Bir insanı tanımak öyle kolay bir şey mi? Hz ömerin deyimi ile,” alış veriş etmediğimiz, emanet verip almadığımız, yolculuk yapmadığımız “ bir kişiyi nasıl tanıyacağız? Geriye ne kalıyor? Partilerin başkanlarının durumu, partilerin ileri gelenlerinin halleri… ( ki onları tanımamızda pekmümkün değil. Allahtan basın varda onlardan bir şeyler öğreniyoruz. Gerçi onlarda çoğu zaman insanları yanıltıyorlar ya)
Mahallede, sokakta, sohbetlerin konusu yerellikten ziyade Ankara, hükumet, AKP, CHP, MHP, “Paralel Yapı”, “dinleme iddiaları”, “yolsuzluk söylentileri” oluyor. Buna rağmen ben bu yazımda yaşadığım ilçenin seçimi hakkında yazmak istiyorum: Meram bu seçimde ilginç bir yarışmaya sahne olacak. Bunun nedeni iktidar partisinin adayında gizli. Konya tarihinde bir ilk yaşanıyor. Bir bayan, hem de örtülü bir Hanım Efendi kazanma şansı olan bir yerden aday oluyor. Meramın seçmen profili göz önüne alınca rakip partililerden bazı seçmenler, bu durumun lehlerine olduğunu dillendirmeye başladılar. Mahallemizden MHP’li ve SP’li bazı arkadaşlar bana ;”hocam siyaseten ve dinen bir hanımın başkan olmasını nasıl karşılıyorsunuz? Diye sorular sormaya başladılar. Benim şahsi düşüncelerimi ve siyasi duruşumu bildiklerinden soruyu direk sormuyorlar, halk deyimi ile “zarf atıyorlar” Ben de onlara dedim ki; “Valla dini durumunu müftüye sorun. Siyasi duruma gelince; Partilerinde hanım vekil, veya bayan yetkili olmayan parti mensupları bu soruyu sormakta haklılar. Yalnız benim bildiğim kadarı ile, Saadet bir zamanlar Nazlı Ilıcak, Merve Kavakçı gibi hanımları vekil yaptı ve bu gün Oya Akgönenç hanımefendi halen parti yönetiminde. MHP de ise 4-5 tane bayan millet vekili var. Benim de çok takdir ettiğim cesur bir bayan olan Meral Akşener Hanım Efendi, halen MHP'den Meclis başkan vekili…”
Fatma Hanım Büyük Bir Sorumluluğun Altına Girdi
Yukarıda da belirtiğim gibi bizlerin adayları tanıması çok zor. Allah, kim kazanırsa ona yardım etsin. Çünkü yönetici olmak çok büyük bir sorumluğu yüklenmek demektir. Bu nedenle İslami devletlerde genellikle ( Hz Yusuf örneğinde olduğu gibi tersi durumlarda var ama az.) yönetici olmak isteyenlere yöneticilik verilmez, kaçanlara bu vazife yüklenmeye çalışılırdı. Eğer seçilirse Fatma Toru Hanım Efendi’nin omuzuna yüklenecek ekstra yük şu olacak: Şimdiye kadar genelde Türkiye’de özelde Konya'da hanımların çoğunluğunu teşkil eden örtülü hanımlar sadece oy veriyor, sadece seçme haklarını kullanıyorlardı. Fatma Hanım Efendi gibi aday olan tesettürlü adaylar bu durumu sona erdirecek bir hal/avantaj ile karşı karşıyalar. Yani artık örtülü hanımlar edilgenlikten çıkıp etken bir hale, mefullükten çıkıp fail bir konuma yüksel/diler/ecekler. Seçilir mi seçilmez mi, başarılı olur mu olmaz mı, onu bilmem. Fakat Fatma Hanım Efendi’nin aday olması ile birlikte özelde Meram’da/Konya'da, genelde Türkiye’ de yeni bir dönem başlamış oldu. (Bu arada gerek Ak Partinin gerekse CHP nin başka yerlerde örtülü adayları da varmış) Nereden nereye değil mi? Daha 4-5 sene önce başörtülü öğrenciler okullarına, baş örtülü memure hanımlar devlet dairelerine giremezken şimdi başörtülü bir hanım Başkan seçilmek üzere aday oluyor. (TBMM de sonradan örtülen hanımlar örtülü olarak meclise girmemişlerdi.Yani halk onların açılacağını hesap ederek oy vermişlerdi)
Fatma Hanım Efendi’nin adaylıkla başlayan sorumluluğu seçilirse daha da artacak. Eğer başarılı olursa, Türkiye’de bazı kafalarda yıllardır oluşan bir düşünce kalıbı yıkılacak. Normalde bu ülkenin hanımları arasında büyük çoğunluğu oluşturan örtülü hanımlar, dizilerde, filmlerde, romanlarda hikayelerde hep 2.3. sınıf rollerde gösteriliyorlardı. Fatma Hanım Efendi gibi bayanların seçilmesi ve hele de başarılı olmaları durumunda bu kalıpların yıkılmasına büyük katkı sağlayacakları kesin. Tabi aksi durumda da veballeri, açık bir bayandan ve bir erkek başkandan daha fazla olacak.
Tüm adaylara hayırlı çalışmalar, büyük bir sorumluluğu yüklendikleri için de hepsine şimdiden teşekkürler.
 
Bu yazı toplam 82 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.