Prof. Dr. Ahmet KAĞAN KARABULUT

Prof. Dr. Ahmet KAĞAN KARABULUT

Prof. dr. ahmet kağan karabulut
Yazarın Tüm Yazıları >

Yeter Artık!...

A+A-
Geçtiğimiz Pazar günü Aziz İstanbul’un göbeğinde, Taksim’de bir alay; cinsel tercihi düzen tutmamış, fıtrat bozgunlu, arsız, edepsiz, hayasız, namussuz, densiz ve izansızın sözde “onur” (!) gösterilerine şahit olundu. Kutsal Ramazan ayımıza dahi fütursuzca ve pervasızca hakaret edilerek, bizimle, Müslümanlarla, inançlarımızla, hatta tüm insanlıkla ve insani değerlerle alay ederek, tahfif ederek, dalga geçilerek üstelik. Bir alay tercihi ve kanı bozuk edepsizce yarı çıplak tepindiler o muhterem ve muhteşem ecdadımızın, şehitlerimizin, Eyyüp el-Ensari’nin kemiklerinin üzerinde, onları sızlatırcasına değil, adeta yeniden kırarcasına, yaralarını yeniden kanatırcasına, paramparça tarumar edercesine…

İki milyon kişinin katılımıyla kutladığımız “İstanbul’un Fethinin Yıldönümü” törenleri aklıma geliverdi birden. O günkü ruh, neden dünkü rezaletlere engel olamıyor diye hayıflandım ister istemez. Sadece Taksim’de yapılan gösteriler değil, o gösterilere katılanların beklenen ve tahmin edilenden çok daha fazla olmasıdır asıl esef ve utançla izlenmesi, irdelenmesi gereken. Bu toplumun çocukları ne zaman bu hale geldiler, neden bu hale geldiler sorusunu sormak için çok geç kalmışız sanki. Bazı anne-babaların gözlerinin sevinci, aydınlığı, umudu olacak yavruları ne zaman bu fuhuş ve ahlaksızlık bataklığına yuvarlanmışlar da, toplum olarak sadece bakıp, yanından geçmişiz hadisenin vehametinin farkına varmadan ya da daha kötüsü çok da umursamadan…

Diğer taraftan benzer görüntülere ülkemizin en gözde üniversitelerinden birinin Orta Doğu Teknik Üniversitesi’nin, bir ilim yuvasının mezuniyet törenlerinde şahit olunca “Bu gidiş nereye?...” diye bir kez daha sorduk. Bu milletin en seçkin beyinlerinin nasıl iğfal edildiğini, nasıl ele geçirildiğini, ruhlarının nasıl tarumar edilip örselendiğini, hayvanlaştırıldığını, kendinden, fıtratından, özünden ve mahremlerinden nasıl da uzaklaştırılıp soyundurulduğunu içimiz kan ağlayarak izledik.

Mübarek bir ayda, insanlarımızın kahir ekseriyetinin Rabbine kulluk etmeye, O’na yaklaşmaya çalıştığı bir ayda, “Müslüman mahallesinde salyangozlar bu kadar rahat satılmamalı, satılamamalıydı”. İstanbul Valiliği’nin bu rezaleti engellemesi ve de soruşturması gerekmiyor muydu? YÖK'ün, ODTÜ Rektörlüğü'ne bu rezaletlere göz yumulmasının hesabını sorması gerekmiyor mu? Allah aşkına bu memleket kimin memleketi? Neden taşlar bu kadar bağlı ve neden köpekler bu kadar serbest?...

Bu kadar ahlaksızlık, densizlik, hadsizlik, fütursuzluk olamaz. Bunun ve buna göz yumulmasının bir bedeli olmalı. Şehitlerimizin kanları ile sulanmış ve bize emanet edilmiş bu topraklarda hiç kimsenin bu aziz vatana “sahipsiz müstemleke memleketi” muamelesi yapmasına müsamaha gösterilemez.

Mesuliyet mevkiindeki zevatı bir an önce görevlerini yapmaya, milletin çoğunluğunu ve kutsallarımızı, milletin değerlerine kasteden hadsiz ve arsız bu azınlık güruhtan ve benzeri güruhlardan korumaya davet ediyorum.
 
Bu yazı toplam 113 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.